Ana içeriğe geç

experience ne demek?

experience, Türkçede deneyim, tecrübe (sayılamaz, genel birikim) demek. Ayrıca bir deneyim, yaşanmış tecrübe (sayılabilir, belirli bir olay) anlamına gelir.

/ɪkˈspɪriəns/isimA2

Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.

Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.

Bu kelimeyi bir hafta sonra da hatırlayacak mısın?vodid kelimeleri tam unutmak üzereyken yeniden sorar. Neyi ne zaman tekrar edeceğini o planlar.vodid nasıl çalışır?

Anlamları

İsim

deneyim, tecrübe (sayılamaz, genel birikim)

knowledge or skill you gain over time by doing something

  • She has five years of experience in marketing.

    Pazarlama alanında beş yıllık deneyimi var.

  • Do you have any work experience?

    İş deneyimin var mı?

  • Experience is more important than qualifications for this role.

    Bu pozisyon için deneyim, niteliklerden daha önemli.

Kalıplar

  • work experience
  • years of experience
  • have/gain/get experience
  • lack of experience
  • experience in something
  • relevant experience

İsim

bir deneyim, yaşanmış tecrübe (sayılabilir, belirli bir olay)

a specific event or situation that you go through

  • Working abroad was an amazing experience.

    Yurt dışında çalışmak inanılmaz bir deneyimdi.

  • It was a difficult experience for everyone on the team.

    Takımdaki herkes için zorlu bir deneyimdi.

Kalıplar

  • an amazing/unforgettable experience
  • a positive/negative experience
  • a learning experience
  • share an experience

Bu anlamda SAYILIR: 'an experience / experiences'. 'It was a great experience' ✓ (belirli bir olay). İki anlam arasındaki fark bağlamdan anlaşılır: 'Do you have experience?' = Deneyimin var mı? (s1, sayılamaz). 'It was an experience!' = Bir deneyimdi! (s2, sayılabilir, spesifik olay).

Fiil

deneyimlemek, yaşamak

to go through or have a particular situation

  • Many new employees experience stress in their first month.

    Pek çok yeni çalışan ilk aylarında stres yaşar.

  • The company experienced rapid growth last year.

    Şirket geçen yıl hızlı bir büyüme yaşadı.

Kalıplar

  • experience difficulty/stress
  • experience growth/change
  • experience a problem

Kendini dene

Boşluğa hangisi gelir?

She has five years of   in marketing.

Pazarlama alanında beş yıllık deneyimi var.

İlgili kelimeler

Bu kelimenin listeleri

Sözlüğü nasıl hazırlıyoruzHata bildir