mediate ne demek?
mediate, Türkçede arabuluculuk etmek, aracılık etmek demek. Ayrıca (bir etkiye) aracılık etmek, biçimlendirmek anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Fiil (resmî)
arabuluculuk etmek, aracılık etmek
to try to help two sides end a disagreement
In many medieval towns, guild officials mediated disputes between masters and apprentices.
Pek çok Orta Çağ kasabasında lonca yetkilileri ustalarla çıraklar arasındaki anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapardı.
A neutral third party was invited to mediate between the landlord and the tenants.
Ev sahibiyle kiracılar arasında arabuluculuk etmesi için tarafsız üçüncü bir kişi davet edildi.
The teacher mediated when the two students started arguing.
İki öğrenci tartışmaya başlayınca öğretmen araya girip arabuluculuk yaptı.
Kalıplar
- mediate a dispute
- mediate between A and B
- mediate a conflict
- mediate an agreement
- help mediate
- offer to mediate
Fiil (resmî)
(bir etkiye) aracılık etmek, biçimlendirmek
to be the link through which one thing affects another, or to shape how something is experienced
The study found that sleep quality partly mediates the effect of stress on school performance.
Çalışma, stresin okul başarısı üzerindeki etkisine kısmen uyku kalitesinin aracılık ettiğini buldu.
Our experience of a city is mediated by the maps and images we have seen.
Bir kenti deneyimleme biçimimiz gördüğümüz haritalar ve görüntülerle biçimlenir.
Kalıplar
- mediate the effect of
- mediated by something
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
A neutral third party was invited to between the landlord and the tenants.
Ev sahibiyle kiracılar arasında arabuluculuk etmesi için tarafsız üçüncü bir kişi davet edildi.