validate ne demek?
validate, Türkçede doğrulamak, geçerliliğini kanıtlamak demek. Ayrıca (birinin duygusunu) haklı bulmak, kabul etmek anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Fiil
doğrulamak, geçerliliğini kanıtlamak
to prove that something is true, correct or works as it should
More studies are needed to validate these findings.
Bu bulguları doğrulamak için daha fazla çalışma gerekiyor.
The system validates your email address before you can log in.
Sistem giriş yapmadan önce e-posta adresini doğruluyor.
The new test was validated on a thousand patients.
Yeni testin geçerliliği bin hasta üzerinde kanıtlandı.
Kalıplar
- validate findings
- validate a method
- validate data
- validate a model
Fiil
(birinin duygusunu) haklı bulmak, kabul etmek
to show that you think someone's feelings or ideas are reasonable
Listening to her worries helped validate her feelings.
Endişelerini dinlemek, duygularının anlaşıldığını ona hissettirdi.
He wanted his parents to validate his choice.
Ailesinin seçimini onaylamasını istedi.
Kalıplar
- validate someone's feelings
- validate someone's choice
- feel validated
Psikoloji dilinden gelir: 'feel validated' = duygularının ciddiye alındığını hissetmek.
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
More studies are needed to these findings.
Bu bulguları doğrulamak için daha fazla çalışma gerekiyor.