Ana içeriğe geç

volatile ne demek?

volatile, Türkçede oynak, dalgalı, hızla değişen demek. Ayrıca uçucu (kolay buharlaşan) anlamına gelir.

/ˈvɑːlətəl/sıfatC1

Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.

Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.

Bu kelimeyi bir hafta sonra da hatırlayacak mısın?vodid kelimeleri tam unutmak üzereyken yeniden sorar. Neyi ne zaman tekrar edeceğini o planlar.vodid nasıl çalışır?

Anlamları

Sıfat

oynak, dalgalı, hızla değişen

likely to change suddenly and unpredictably

  • Grain prices were highly volatile in years when harvests were poor.

    Hasadın kötü olduğu yıllarda tahıl fiyatları çok dalgalıydı.

  • Investors tend to move their money out of volatile markets during uncertain periods.

    Yatırımcılar belirsiz dönemlerde paralarını oynak piyasalardan çekme eğilimindedir.

  • The weather in the mountains can be quite volatile.

    Dağlarda hava epey değişken olabilir.

Kalıplar

  • volatile market
  • volatile prices
  • highly volatile
  • volatile situation
  • become volatile
  • volatile exchange rate

Eş anlamlıları: unstable, unpredictable, changeable

Zıt anlamlıları: stable, steady

Sıfat

uçucu (kolay buharlaşan)

turning easily into a gas at normal temperatures

  • Gasoline is highly volatile, so its vapor can catch fire easily.

    Benzin çok uçucudur, bu yüzden buharı kolayca alev alabilir.

  • Perfumes contain volatile oils that spread quickly through the air.

    Parfümler havada hızla yayılan uçucu yağlar içerir.

  • Store volatile liquids in a cool place with the lid closed.

    Uçucu sıvıları kapağı kapalı olarak serin bir yerde saklayın.

Kalıplar

  • highly volatile
  • volatile compounds
  • volatile liquid
  • volatile oils

Bilimde 'volatile' kolay buharlaşan demektir: 'volatile organic compounds' (uçucu organik bileşikler). Ekonomi ve siyasette ise 'oynak, istikrarsız' anlamındadır: 'a volatile market'. Amerikan okunuşu /ˈvɑːlətəl/; İngiliz okunuşunda son hece /aɪl/.

Sıfat

oynak, istikrarsız, değişken

likely to change suddenly and unpredictably

  • Fuel prices have been very volatile this year.

    Akaryakıt fiyatları bu yıl çok dalgalı seyretti.

  • The situation in the region remains volatile.

    Bölgedeki durum istikrarsızlığını koruyor.

Kendini dene

Boşluğa hangisi gelir?

Grain prices were highly   in years when harvests were poor.

Hasadın kötü olduğu yıllarda tahıl fiyatları çok dalgalıydı.

İlgili kelimeler

Bu kelimenin listeleri

Sözlüğü nasıl hazırlıyoruzHata bildir