acquaintance ne demek?
acquaintance, Türkçede tanıdık, tanış demek. Ayrıca bilgi, aşinalık anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
İsim
tanıdık, tanış
a person you know slightly but who is not a close friend
Studies of job searching show that acquaintances often pass on more useful information than close friends.
İş arama çalışmaları, tanıdıkların çoğu zaman yakın arkadaşlardan daha yararlı bilgi aktardığını gösteriyor.
In large cities, people have many acquaintances but fewer close ties.
Büyük şehirlerde insanların pek çok tanıdığı ama daha az yakın bağı olur.
He is not really a friend, just an acquaintance from work.
O aslında bir arkadaş değil, yalnızca işten bir tanıdık.
Kalıplar
- a casual acquaintance
- an old acquaintance
- friends and acquaintances
- a circle of acquaintances
- a mutual acquaintance
Eş anlamlıları: contact, associate
Zıt anlamlıları: close friend, stranger
İsim
bilgi, aşinalık
some knowledge of a subject
The course assumes some acquaintance with basic statistics.
Ders, temel istatistik konusunda bir miktar bilgi olduğunu varsayar.
Her acquaintance with old maps helped the research team.
Eski haritalara aşinalığı araştırma ekibine yardımcı oldu.
Kalıplar
- acquaintance with something
- make someone's acquaintance
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
He is not really a friend, just an from work.
O aslında bir arkadaş değil, yalnızca işten bir tanıdık.