boil ne demek?
boil, Türkçede kaynatmak (bir şeyi kaynar hale getirmek) demek. Ayrıca kaynamak (suyun kaynaması) anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Fiil
kaynatmak (bir şeyi kaynar hale getirmek)
to heat a liquid until it reaches boiling point; to cook something in boiling water
Boil the water before adding the pasta.
Makarnayı eklemeden önce suyu kaynat.
She boiled the eggs for eight minutes.
Yumurtaları sekiz dakika haşladı.
Boil the potatoes until they are soft.
Patatesleri yumuşayana kadar haşla.
Kalıplar
- boil water
- boil eggs
- boil potatoes
- bring to a boil
- boil for X minutes
- boil on high/low heat
Fiil
kaynamak (suyun kaynaması)
to reach the temperature at which water turns into steam
The water is boiling, you can add the vegetables now.
Su kaynıyor, artık sebzeleri ekleyebilirsin.
Milk boils faster than water.
Süt, sudan daha çabuk kaynar.
Kalıplar
- the water is boiling
- boil over (taşmak)
Geçişsiz (intransitive) kullanım: özne su/sıvıdır, nesne yoktur. 'Boil over' = taşmak (kaynayan su veya süt taştığında). Çok işlevli bir uyarı: 'Watch out, the milk might boil over!'