bow ne demek?
bow, Türkçede fiyonk, kurdele düğümü demek. Fiil olarak eğilmek, reverans yapmak (/baʊ/) anlamına da gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
İsim
fiyonk, kurdele düğümü
a knot with two loops, used to tie ribbons or laces
She tied a red bow on the present.
Hediyenin üstüne kırmızı bir fiyonk bağladı.
The little girl had a pink bow in her hair.
Küçük kızın saçında pembe bir fiyonk vardı.
He wore a black bow tie to the wedding.
Düğüne siyah papyon taktı.
Kalıplar
- tie a bow
- bow tie
- a ribbon bow
- a bow in her hair
Fiil
eğilmek, reverans yapmak (/baʊ/)
to bend your head or body forward to show respect or thanks
The actors bowed at the end of the play.
Oyuncular oyunun sonunda eğilip selam verdi.
He bowed his head and said nothing.
Başını eğdi ve hiçbir şey söylemedi.
Kalıplar
- bow to someone
- bow your head
- take a bow
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
She tied a red on the present.
Hediyenin üstüne kırmızı bir fiyonk bağladı.