brief ne demek?
brief, Türkçede kısa, kısa süreli; öz demek. Fiil olarak bilgilendirmek, brifing vermek anlamına da gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Sıfat
kısa, kısa süreli; öz
lasting only a short time or using few words
We had a brief meeting before lunch.
Öğle yemeğinden önce kısa bir toplantı yaptık.
Please keep your answers brief.
Lütfen cevaplarınızı kısa tutun.
Here is a brief summary of the story.
İşte hikâyenin kısa bir özeti.
Kalıplar
- a brief meeting
- a brief summary
- keep it brief
- a brief visit
- a brief moment
- in brief
Eş anlamlıları: short, quick, concise
Zıt anlamlıları: long, lengthy
Fiil
bilgilendirmek, brifing vermek
to give someone the information they need for a task
The manager briefed the team on the new project.
Müdür ekibi yeni proje hakkında bilgilendirdi.
Volunteers are briefed before the event starts.
Gönüllüler etkinlik başlamadan önce bilgilendirilir.
Kalıplar
- brief someone on / about something
- be briefed
- fully briefed
Kalıp 'brief sb ON sth'. Türkçedeki 'brifing' kelimesi buradan gelir ('briefing' = bilgilendirme toplantısı).
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
We had a meeting before lunch.
Öğle yemeğinden önce kısa bir toplantı yaptık.