confront ne demek?
confront, Türkçede yüzleşmek, (birinin) karşısına dikilip hesap sormak demek. Ayrıca (sorun, zorluk) ile karşı karşıya kalmak, ele almak anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Fiil
yüzleşmek, (birinin) karşısına dikilip hesap sormak
to face someone and talk to them about something they did wrong
She confronted her roommate about the missing money.
Kayıp para konusunda oda arkadaşıyla yüzleşti.
I didn't want to confront him in front of everyone.
Herkesin önünde onunla yüzleşmek istemedim.
He was confronted with the evidence and finally admitted it.
Kanıtlarla yüzleştirilince sonunda kabul etti.
Kalıplar
- confront someone about something
- confront someone with something
- be confronted with
- confront the problem
- confront your fears
Eş anlamlıları: face, challenge, stand up to
Zıt anlamlısı: avoid
Fiil
(sorun, zorluk) ile karşı karşıya kalmak, ele almak
to deal with a difficult problem or situation
The city must confront its traffic problem.
Şehir trafik sorunuyla yüzleşmek zorunda.
Every new teacher confronts the same challenges.
Her yeni öğretmen aynı zorluklarla karşılaşır.
Kalıplar
- confront a problem
- confront a challenge
Eş anlamlıları: tackle, deal with
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
I didn't want to him in front of everyone.
Herkesin önünde onunla yüzleşmek istemedim.