Ana içeriğe geç

dull ne demek?

dull, Türkçede sıkıcı, tekdüze demek. Ayrıca donuk, mat; kör (bıçak); hafif ama süren (ağrı) anlamına gelir.

/dʌl/sıfatB2

Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.

Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.

Bu kelimeyi bir hafta sonra da hatırlayacak mısın?vodid kelimeleri tam unutmak üzereyken yeniden sorar. Neyi ne zaman tekrar edeceğini o planlar.vodid nasıl çalışır?

Anlamları

Sıfat

sıkıcı, tekdüze

not interesting or exciting

  • The film was so dull that I fell asleep.

    Film o kadar sıkıcıydı ki uyuyakaldım.

  • Life in a small town can feel dull in winter.

    Küçük bir kasabada hayat kışın tekdüze gelebilir.

  • He gave a long and dull speech about rules.

    Kurallar hakkında uzun ve sıkıcı bir konuşma yaptı.

Kalıplar

  • a dull day
  • a dull job
  • dull and boring
  • a dull moment
  • never a dull moment

Eş anlamlıları: boring, tedious

Zıt anlamlıları: exciting, interesting

Sıfat

donuk, mat; kör (bıçak); hafif ama süren (ağrı)

not bright or sharp

  • The sky was grey and dull all morning.

    Gökyüzü bütün sabah gri ve kapalıydı.

  • I have a dull pain in my back.

    Sırtımda hafif ama sürekli bir ağrı var.

Kalıplar

  • dull colour
  • dull pain
  • dull knife

Zıt anlamlıları: bright, sharp

'Dull pain' sızı gibi süren ağrıdır; ani ve keskin ağrıya 'sharp pain' denir.

Kendini dene

Boşluğa hangisi gelir?

The film was so   that I fell asleep.

Film o kadar sıkıcıydı ki uyuyakaldım.

İlgili kelimeler

Bu kelimenin listeleri

Sözlüğü nasıl hazırlıyoruzHata bildir