for ne demek?
for, Türkçede amaç veya yarar için, birine/bir şeye yönelik demek. Ayrıca süre belirtmek için (ne kadar zamandır/süresince) anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Edat
amaç veya yarar için, birine/bir şeye yönelik
indicating purpose or benefit
This gift is for you.
Bu hediye senin için.
I'm studying for the exam.
Sınav için çalışıyorum.
What is this tool for?
Bu alet ne için?
Kalıplar
- for you / me
- for the exam
- for sale
- for free
- for fun
Amaç anlamındaki 'for' Türkçedeki 'için' edatına karşılık gelir. 'I study for English' ✗ (hedef nesne) → 'I study English' veya 'I study for the exam' ✓ (sınav için hazırlık). 'for + V-ing' amacı anlatır: 'a knife for cutting bread' (ekmek kesmek için bir bıçak).
Edat
süre belirtmek için (ne kadar zamandır/süresince)
indicating a duration of time
I waited for two hours.
İki saat bekledim.
She studied English for three years.
Üç yıl İngilizce çalıştı.
I haven't eaten for five hours.
Beş saattir yemek yemedim.
Kalıplar
- for two hours
- for a week
- for a long time
- for years
BÜYÜK KURAL: FOR + süre ('for 3 hours', 'for two years') vs SINCE + başlangıç noktası ('since Monday', 'since 2020'). 'I've lived here for 5 years' ✓, 'I've lived here since 5 years' ✗. Türk öğrenciler bu ayrımı sürekli karıştırır.
Edat
karşılığında, bedeli için
in exchange for something; at a price
I paid 50 lira for this book.
Bu kitap için 50 lira ödedim.
Can you do it for me?
Benim için yapabilir misin?
I got this jacket for free.
Bu ceketi bedavaya aldım.
Kalıplar
- pay for
- for free
- for sale
- for nothing
- for a good price