glow ne demek?
glow, Türkçede ışıldamak, hafifçe parlamak (alev çıkarmadan) demek. İsim olarak ışıltı, sıcak ışık; yüzdeki canlılık anlamına da gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Fiil
ışıldamak, hafifçe parlamak (alev çıkarmadan)
to give out a soft, steady light
The fire was still glowing when we went to bed.
Yatmaya gittiğimizde ateş hâlâ kor hâlinde parlıyordu.
The watch glows in the dark.
Saat karanlıkta parlıyor.
The windows of the village glowed in the evening.
Akşam köyün pencereleri ışıl ışıldı.
Kalıplar
- glow in the dark
- glow softly
- glow red / orange
- glow with pride / happiness
Eş anlamlıları: shine, gleam
İsim
ışıltı, sıcak ışık; yüzdeki canlılık
a soft, warm light or a healthy colour in the face
We sat in the warm glow of the lamp.
Lambanın sıcak ışığında oturduk.
After the run, her cheeks had a healthy glow.
Koşudan sonra yanaklarında sağlıklı bir canlılık vardı.
Kalıplar
- a warm glow
- the glow of the fire
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
We sat in the warm of the lamp.
Lambanın sıcak ışığında oturduk.