high ne demek?
high, Türkçede yüksek (yerden uzak, uzun boylu yapı) demek. Ayrıca yüksek (miktar, düzey, fiyat) anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Sıfat
yüksek (yerden uzak, uzun boylu yapı)
far above the ground or measuring a lot from bottom to top
The mountains near Erzurum are very high.
Erzurum yakınlarındaki dağlar çok yüksek.
The shelf is too high for me.
Raf benim için çok yüksek.
How high is that wall?
O duvar ne kadar yüksek?
Kalıplar
- high mountain
- high wall
- high shelf
- two metres high
- how high
Zıt anlamlısı: low
Sıfat
yüksek (miktar, düzey, fiyat)
greater than the usual level or amount
Prices are very high in this area.
Bu bölgede fiyatlar çok yüksek.
She got a high score on the test.
Sınavdan yüksek bir puan aldı.
Kalıplar
- high price
- high temperature
- high score
- high speed
- high quality
'Pahalı' anlamında fiyatla 'high' kullanılır: 'The price is high' (✓). 'The price is expensive' (✗) denmez; 'expensive' ürünü niteler: 'This phone is expensive'.
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
The mountains near Erzurum are very .
Erzurum yakınlarındaki dağlar çok yüksek.