Ana içeriğe geç

organic ne demek?

organic, Türkçede organik (canlıdan gelen) demek. Ayrıca organik (kimyasal ilaçsız üretilmiş) anlamına gelir.

/ɔːrˈɡænɪk/sıfatB2

Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.

Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.

Bu kelimeyi bir hafta sonra da hatırlayacak mısın?vodid kelimeleri tam unutmak üzereyken yeniden sorar. Neyi ne zaman tekrar edeceğini o planlar.vodid nasıl çalışır?

Anlamları

Sıfat

organik (canlıdan gelen)

coming from living plants or animals

  • Organic materials such as wood and leather rarely survive in dry soil.

    Ahşap ve deri gibi organik malzemeler kuru toprakta nadiren günümüze kalır.

  • Archaeologists date the layer by testing organic remains found in it.

    Arkeologlar katmanı, içinde bulunan organik kalıntıları inceleyerek tarihlendirir.

  • Fallen leaves add organic matter to the soil.

    Dökülen yapraklar toprağa organik madde katar.

Kalıplar

  • organic material
  • organic matter
  • organic remains
  • organic waste
  • organic compounds

Zıt anlamlısı: inorganic

Sıfat

organik (kimyasal ilaçsız üretilmiş)

grown or produced without artificial chemicals

  • We buy organic vegetables from a farm near the city.

    Organik sebzeleri kente yakın bir çiftlikten alıyoruz.

  • Organic farming does not use artificial fertilizers.

    Organik tarımda yapay gübre kullanılmaz.

Sıfat (resmî)

doğal, kendiliğinden gelişen

developing naturally and gradually, not planned from outside

  • The old town grew in an organic way, without any central plan.

    Eski kent hiçbir merkezî plan olmadan, kendiliğinden gelişti.

  • The group's rules developed through organic growth over many years.

    Grubun kuralları yıllar içinde doğal bir gelişmeyle oluştu.

  • The website had strong organic growth without any advertising.

    Site hiç reklam yapmadan güçlü bir doğal büyüme gösterdi.

  • The town grew in an organic way over centuries.

    Kasaba yüzyıllar içinde kendiliğinden gelişti.

Sıfat

organik (canlılardan gelen; karbon bileşiklerine ait)

coming from living things, or relating to carbon compounds

  • Organic matter in soil comes from dead plants and animals.

    Topraktaki organik madde ölü bitki ve hayvanlardan gelir.

  • Organic chemistry is the study of carbon compounds.

    Organik kimya, karbon bileşiklerini inceleyen daldır.

  • We buy organic vegetables from a farm near Bursa.

    Organik sebzeleri Bursa yakınındaki bir çiftlikten alıyoruz.

Kalıplar

  • organic matter
  • organic compounds
  • organic chemistry
  • organic material
  • organic waste

Zıt anlamlısı: inorganic

Gündelik dilde 'organic' ilaçsız, doğal tarım ürünü demektir ('organic food'); kimyada ise karbon bileşiklerine ait demektir: plastik de organik bir bileşiktir. Karşıtı 'inorganic' (inorganik, anorganik).

Kendini dene

Boşluğa hangisi gelir?

Archaeologists date the layer by testing   remains found in it.

Arkeologlar katmanı, içinde bulunan organik kalıntıları inceleyerek tarihlendirir.

İlgili kelimeler

Bu kelimenin listeleri

Sözlüğü nasıl hazırlıyoruzHata bildir