Ana içeriğe geç

reach ne demek?

reach, Türkçede varmak, ulaşmak (bir yere) demek. Ayrıca ulaşmak (hedefe, düzeye, sayıya) anlamına gelir.

/riːtʃ/fiilB1

Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.

Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.

Bu kelimeyi bir hafta sonra da hatırlayacak mısın?vodid kelimeleri tam unutmak üzereyken yeniden sorar. Neyi ne zaman tekrar edeceğini o planlar.vodid nasıl çalışır?

Anlamları

Fiil

varmak, ulaşmak (bir yere)

to arrive at a place, often after a long or difficult trip

  • We reached the top of the hill just before sunset.

    Gün batımından hemen önce tepenin en üstüne vardık.

  • The train reaches Ankara at half past six.

    Tren Ankara'ya altı buçukta varıyor.

  • It took us two hours to reach the village by car.

    Köye arabayla varmamız iki saat sürdü.

Kalıplar

  • reach a place
  • reach the top
  • reach home
  • reach the end of something
  • easy to reach

Eş anlamlıları: arrive at, get to

Fiil

ulaşmak (hedefe, düzeye, sayıya)

to get to a particular level, amount, goal or stage

  • After two years of hard work, she finally reached her goal.

    İki yıllık sıkı çalışmanın ardından sonunda hedefine ulaştı.

  • The temperature reached 40 degrees in July.

    Temmuzda sıcaklık 40 dereceye ulaştı.

Kalıplar

  • reach a goal
  • reach a level
  • reach a decision
  • reach an agreement
  • reach the final

'Reach a goal' hedefe ulaşmayı, 'achieve a goal' emekle başarmayı vurgular; ikisi de doğru. 'Reach a decision' = karara varmak, 'reach an agreement' = anlaşmaya varmak.

Fiil

(eliyle) uzanmak, yetişmek

to stretch out your arm to touch or take something

  • I can't reach the top shelf. Can you help me?

    Elim en üst rafa yetişmiyor. Yardım eder misin?

  • He reached for his phone and turned off the alarm.

    Telefonuna uzanıp alarmı kapattı.

Kalıplar

  • reach for something
  • reach out
  • reach the top shelf
  • out of reach

Fiil

ulaşmak (telefonla, e-postayla), iletişim kurmak

to contact someone, especially by phone

  • I tried to reach you all morning, but your phone was off.

    Bütün sabah sana ulaşmaya çalıştım ama telefonun kapalıydı.

  • You can reach me at this number after six.

    Altıdan sonra bana bu numaradan ulaşabilirsin.

Kalıplar

  • reach someone by phone
  • reach someone at a number
  • hard to reach

Kendini dene

Boşluğa hangisi gelir?

It took us two hours to   the village by car.

Köye arabayla varmamız iki saat sürdü.

İlgili kelimeler

Bu kelimenin listeleri

Sözlüğü nasıl hazırlıyoruzHata bildir