rough ne demek?
rough, Türkçede pürüzlü, kaba (yüzey) demek. Ayrıca yaklaşık, kabaca anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Sıfat
pürüzlü, kaba (yüzey)
not smooth; having an uneven surface
His hands were rough from working in the garden.
Bahçede çalışmaktan elleri sertleşmişti.
Sand the rough edges of the wood before painting it.
Boyamadan önce tahtanın pürüzlü kenarlarını zımparala.
The paper feels rough.
Kâğıdın dokusu pürüzlü.
Kalıplar
- rough surface
- rough skin
- rough edges
- rough road
- feel rough
Zıt anlamlısı: smooth
Sıfat
yaklaşık, kabaca
not exact or detailed
Can you give me a rough idea of the price?
Fiyat hakkında bana kabaca bir fikir verebilir misin?
This is just a rough plan.
Bu yalnızca taslak bir plan.
Kalıplar
- rough idea
- rough estimate
- rough draft
- rough guess
Eş anlamlısı: approximate
Sıfat
zor, kötü (dönem); dalgalı (deniz)
difficult or unpleasant; with strong wind and waves
She's had a rough week at work.
İşte zor bir hafta geçirdi.
The sea was too rough for the ferry.
Deniz feribot için fazla dalgalıydı.
Kalıplar
- a rough day / week
- rough sea
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
His hands were from working in the garden.
Bahçede çalışmaktan elleri sertleşmişti.