stream ne demek?
stream, Türkçede dere, çay (küçük akarsu) demek. Ayrıca canlı yayın, internetten akış anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
İsim
dere, çay (küçük akarsu)
a small narrow river
We had a picnic next to a small stream.
Küçük bir derenin yanında piknik yaptık.
The water in the mountain stream was very cold.
Dağ deresindeki su çok soğuktu.
The children crossed the stream on big stones.
Çocuklar dereyi büyük taşların üstünden geçti.
Kalıplar
- a mountain stream
- a small stream
- cross a stream
- along the stream
- stream of water
Eş anlamlıları: brook, creek
İsim
canlı yayın, internetten akış
a live video or audio broadcast on the internet
Thousands of people watched the stream last night.
Dün gece binlerce kişi canlı yayını izledi.
The stream stopped because of a bad connection.
Bağlantı kötü olduğu için yayın durdu.
Kalıplar
- live stream
- watch a stream
- start a stream
Fiil
(internetten) yayınlamak; indirmeden izlemek/dinlemek
to play or broadcast video or music over the internet without downloading
We streamed the match on my laptop.
Maçı dizüstü bilgisayarımdan izledik.
Most people stream music on their phones now.
Artık çoğu insan müziği telefonundan dinliyor.
Kalıplar
- stream music
- stream a film
- stream live
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
We had a picnic next to a small .
Küçük bir derenin yanında piknik yaptık.