surrounding ne demek?
surrounding, Türkçede çevreleyen, çevredeki, etraftaki demek.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Sıfat
çevreleyen, çevredeki, etraftaki
located all around a particular place
The town drew food and labor from the surrounding villages.
Kasaba yiyeceğini ve iş gücünü çevredeki köylerden sağlıyordu.
Archaeologists identified the gate as the oldest part of the surrounding walls.
Arkeologlar kapıyı çevreleyen surların en eski parçası olarak belirledi.
We enjoyed the view of the surrounding hills.
Etraftaki tepelerin manzarasının tadını çıkardık.
Kalıplar
- surrounding area
- surrounding villages / countryside
- surrounding walls
- surrounding hills
- surrounding region
Eş anlamlıları: nearby, neighboring, local
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
The town drew food and labor from the villages.
Kasaba yiyeceğini ve iş gücünü çevredeki köylerden sağlıyordu.