trace ne demek?
trace, Türkçede izini sürmek, kökenini bulmak demek. İsim olarak iz, eser; çok küçük miktar anlamına da gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Fiil
izini sürmek, kökenini bulmak
to find the origin or history of something by studying it
She traced her family history back to the 1800s.
Ailesinin geçmişini 1800'lere kadar izledi.
The police traced the call to a hotel.
Polis aramanın bir otelden yapıldığını tespit etti.
This tradition can be traced back to Ottoman times.
Bu geleneğin kökeni Osmanlı dönemine kadar uzanıyor.
Kalıplar
- trace something back to
- trace the history of
- trace a call
- trace the cause
- be traced to
Eş anlamlıları: track down, follow
İsim
iz, eser; çok küçük miktar
a sign that something was present, or a very small amount
The thieves left no trace.
Hırsızlar hiçbir iz bırakmadı.
There was a trace of sadness in her voice.
Sesinde hafif bir hüzün vardı.
Kalıplar
- without a trace
- no trace of
- a trace of
Fiil
(kâğıt altından) kopyalayarak çizmek
to copy a picture by drawing over its lines through thin paper
The child traced the map onto a sheet of paper.
Çocuk haritayı bir kâğıda kopyalayarak çizdi.
Trace the letters with your finger.
Harflerin üzerinden parmağınla geç.
Kalıplar
- trace a picture
- trace the outline
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
The thieves left no .
Hırsızlar hiçbir iz bırakmadı.