trunk ne demek?
trunk, Türkçede ağaç gövdesi demek. Ayrıca (arabada) bagaj (Amerikan İngilizcesi) anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
İsim
ağaç gövdesi
the thick main stem of a tree
The old oak has a very thick trunk.
Yaşlı meşenin çok kalın bir gövdesi var.
We sat on a fallen tree trunk to rest.
Dinlenmek için devrilmiş bir ağaç gövdesine oturduk.
Someone carved their name into the trunk.
Biri adını ağacın gövdesine kazımış.
Kalıplar
- tree trunk
- a thick trunk
- a fallen trunk
- hollow trunk
İsim
(arabada) bagaj (Amerikan İngilizcesi)
the space at the back of a car for luggage
Put the bags in the trunk, please.
Çantaları bagaja koy lütfen.
The trunk is too small for the big suitcase.
Bagaj büyük bavul için çok küçük.
Kalıplar
- open / close the trunk
- in the trunk
- car trunk
Amerikan İngilizcesinde 'trunk', İngiliz İngilizcesinde 'boot' denir. İkisi aynı şeydir; tek metinde karıştırma.
İsim
fil hortumu
the long nose of an elephant
The elephant lifted the water with its trunk.
Fil suyu hortumuyla kaldırdı.
Baby elephants can't control their trunks well.
Yavru filler hortumlarını iyi kontrol edemez.
Bahçe hortumu ise 'hose'dur; 'trunk' yalnız filin hortumu için kullanılır.
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
The old oak has a very thick .
Yaşlı meşenin çok kalın bir gövdesi var.