Ana içeriğe geç

turn ne demek?

turn, Türkçede dönmek, sapmak (yön değiştirmek) demek. Ayrıca çevirmek, döndürmek anlamına gelir.

/tɜːrn/fiilA1

Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.

Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.

Bu kelimeyi bir hafta sonra da hatırlayacak mısın?vodid kelimeleri tam unutmak üzereyken yeniden sorar. Neyi ne zaman tekrar edeceğini o planlar.vodid nasıl çalışır?

Anlamları

Fiil

dönmek, sapmak (yön değiştirmek)

to change direction when you are moving

  • Turn left at the end of this street.

    Bu sokağın sonunda sola dön.

  • The taxi turned into a narrow road.

    Taksi dar bir yola saptı.

  • We turned back because it was getting dark.

    Hava kararmaya başladığı için geri döndük.

Kalıplar

  • turn left/right
  • turn around
  • turn back
  • turn into a street
  • turn the corner

Fiil

çevirmek, döndürmek

to make something move around or face another direction

  • Turn the key slowly to open the door.

    Kapıyı açmak için anahtarı yavaşça çevir.

  • She turned the page and kept reading.

    Sayfayı çevirdi ve okumaya devam etti.

Kalıplar

  • turn the key
  • turn the page
  • turn your head
  • turn something upside down

Fiil

(turn on/off/up/down) açmak, kapatmak, sesini açmak ya da kısmak

(with on, off, up, down) to start, stop or change a machine or light

  • Can you turn on the light? It's dark in here.

    Işığı açar mısın? Burası karanlık.

  • Please turn off your phones before the film starts.

    Lütfen film başlamadan önce telefonlarınızı kapatın.

Kalıplar

  • turn on the light
  • turn off the TV
  • turn up the music
  • turn down the volume

'Işığı/televizyonu açmak' İngilizcede 'open' değil 'turn on': 'turn on the light' ✓, 'open the light' ✗. Kapatmak 'turn off' (ya da 'switch off'); 'close the TV' ✗.

İsim

sıra (bir şeyi yapma sırası)

the time when someone can or must do something, one after another

  • It's your turn to wash the dishes.

    Bulaşıkları yıkama sırası sende.

  • Sit down and wait your turn, please.

    Otur ve sıranı bekle lütfen.

Kalıplar

  • my/your turn
  • wait your turn
  • take turns
  • whose turn

Kuyruğun kendisi 'queue' (AmE 'line'), birinin bir şeyi yapma sırası 'turn': 'It's my turn' ✓, 'It's my queue' ✗. 'Take turns' = sırayla yapmak.

Kendini dene

Boşluğa hangisi gelir?

Can you   on the light? It's dark in here.

Işığı açar mısın? Burası karanlık.

İlgili kelimeler

Bu kelimenin listeleri

Sözlüğü nasıl hazırlıyoruzHata bildir