Düzensiz fiiller geçmişte -ed eki almaz. Her birinin ayrı bir geçmiş hâli (V2) vardır: go → went, buy → bought, put → put. Bu hâl bütün özneler için aynıdır: I went, she went, they went. Past Simple'ın ne zaman kullanıldığını Past Simple dersinde gördün; bu derste en sık düzensiz fiilleri, nasıl değiştiklerine göre gruplar hâlinde öğreneceksin. Aynı gruptaki fiiller benzer biçimde değişir: buy → bought'u bilen think → thought'u da kolay hatırlar.
Kalıp 1-3: aynı kalanlar, ünlüsü değişenler, -ought / -aught
İlk grupta fiil hiç değişmez. İkinci grupta yalnız ortadaki ünlü değişir (i → a: drink → drank, u → a: run → ran, o → a: come → came). Üçüncü grupta fiilin sonu -ought ya da -aught olur.
| Kalıp | Fiil | Geçmiş hâl | Anlam |
|---|---|---|---|
| Aynı kalır | put | put | koymak |
| Aynı kalır | cut | cut | kesmek |
| Aynı kalır | hit | hit | vurmak, çarpmak |
| Aynı kalır | let | let | izin vermek |
| Aynı kalır | cost | cost | (fiyatı) tutmak |
| Aynı kalır | read | read (/red/ okunur) | okumak |
| Aynı kalır | shut | shut | kapatmak |
| Aynı kalır | hurt | hurt | incitmek, acıtmak |
| Ünlü değişir | drink | drank | içmek |
| Ünlü değişir | swim | swam | yüzmek |
| Ünlü değişir | begin | began | başlamak |
| Ünlü değişir | sit | sat | oturmak |
| Ünlü değişir | run | ran | koşmak |
| Ünlü değişir | give | gave | vermek |
| Ünlü değişir | come | came | gelmek |
| Ünlü değişir | sing | sang | şarkı söylemek |
| Ünlü değişir | ring | rang | (zil, telefon) çalmak |
| Ünlü değişir | win | won | kazanmak |
| Ünlü değişir | forget | forgot | unutmak |
| Ünlü değişir | get | got | almak; varmak |
| -ought / -aught | buy | bought | satın almak |
| -ought / -aught | bring | brought | getirmek |
| -ought / -aught | think | thought | düşünmek |
| -ought / -aught | teach | taught | öğretmek |
| -ought / -aught | catch | caught | yakalamak |
Kalıp
Aynı kalır
Fiil
put
Geçmiş hâl
put
Anlam
koymak
Kalıp
Aynı kalır
Fiil
cut
Geçmiş hâl
cut
Anlam
kesmek
Kalıp
Aynı kalır
Fiil
hit
Geçmiş hâl
hit
Anlam
vurmak, çarpmak
Kalıp
Aynı kalır
Fiil
let
Geçmiş hâl
let
Anlam
izin vermek
Kalıp
Aynı kalır
Fiil
cost
Geçmiş hâl
cost
Anlam
(fiyatı) tutmak
Kalıp
Aynı kalır
Fiil
read
Geçmiş hâl
read (/red/ okunur)
Anlam
okumak
Kalıp
Aynı kalır
Fiil
shut
Geçmiş hâl
shut
Anlam
kapatmak
Kalıp
Aynı kalır
Fiil
hurt
Geçmiş hâl
hurt
Anlam
incitmek, acıtmak
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
drink
Geçmiş hâl
drank
Anlam
içmek
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
swim
Geçmiş hâl
swam
Anlam
yüzmek
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
begin
Geçmiş hâl
began
Anlam
başlamak
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
sit
Geçmiş hâl
sat
Anlam
oturmak
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
run
Geçmiş hâl
ran
Anlam
koşmak
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
give
Geçmiş hâl
gave
Anlam
vermek
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
come
Geçmiş hâl
came
Anlam
gelmek
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
sing
Geçmiş hâl
sang
Anlam
şarkı söylemek
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
ring
Geçmiş hâl
rang
Anlam
(zil, telefon) çalmak
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
win
Geçmiş hâl
won
Anlam
kazanmak
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
forget
Geçmiş hâl
forgot
Anlam
unutmak
Kalıp
Ünlü değişir
Fiil
get
Geçmiş hâl
got
Anlam
almak; varmak
Kalıp
-ought / -aught
Fiil
buy
Geçmiş hâl
bought
Anlam
satın almak
Kalıp
-ought / -aught
Fiil
bring
Geçmiş hâl
brought
Anlam
getirmek
Kalıp
-ought / -aught
Fiil
think
Geçmiş hâl
thought
Anlam
düşünmek
Kalıp
-ought / -aught
Fiil
teach
Geçmiş hâl
taught
Anlam
öğretmek
Kalıp
-ought / -aught
Fiil
catch
Geçmiş hâl
caught
Anlam
yakalamak
Kalıp 4-6: -d → -t, -ew, o sesi
Dördüncü grupta sondaki -d, -t olur. Beşinci grupta fiil -ew ile biter. Altıncı grupta ortaya o sesi gelir.
| Kalıp | Fiil | Geçmiş hâl | Anlam |
|---|---|---|---|
| -d → -t | send | sent | göndermek |
| -d → -t | spend | spent | harcamak, geçirmek |
| -d → -t | build | built | inşa etmek |
| -d → -t | lend | lent | ödünç vermek |
| -ew | know | knew | bilmek, tanımak |
| -ew | grow | grew | büyümek, yetiştirmek |
| -ew | fly | flew | uçmak |
| -ew | draw | drew | çizmek |
| -ew | throw | threw | atmak, fırlatmak |
| o sesi | write | wrote | yazmak |
| o sesi | drive | drove | araba sürmek |
| o sesi | ride | rode | (bisiklet, at) sürmek |
| o sesi | break | broke | kırmak |
| o sesi | speak | spoke | konuşmak |
| o sesi | choose | chose | seçmek |
| o sesi | sell | sold | satmak |
| o sesi | tell | told | anlatmak, söylemek |
| o sesi | wake | woke | uyanmak |
Kalıp
-d → -t
Fiil
send
Geçmiş hâl
sent
Anlam
göndermek
Kalıp
-d → -t
Fiil
spend
Geçmiş hâl
spent
Anlam
harcamak, geçirmek
Kalıp
-d → -t
Fiil
build
Geçmiş hâl
built
Anlam
inşa etmek
Kalıp
-d → -t
Fiil
lend
Geçmiş hâl
lent
Anlam
ödünç vermek
Kalıp
-ew
Fiil
know
Geçmiş hâl
knew
Anlam
bilmek, tanımak
Kalıp
-ew
Fiil
grow
Geçmiş hâl
grew
Anlam
büyümek, yetiştirmek
Kalıp
-ew
Fiil
fly
Geçmiş hâl
flew
Anlam
uçmak
Kalıp
-ew
Fiil
draw
Geçmiş hâl
drew
Anlam
çizmek
Kalıp
-ew
Fiil
throw
Geçmiş hâl
threw
Anlam
atmak, fırlatmak
Kalıp
o sesi
Fiil
write
Geçmiş hâl
wrote
Anlam
yazmak
Kalıp
o sesi
Fiil
drive
Geçmiş hâl
drove
Anlam
araba sürmek
Kalıp
o sesi
Fiil
ride
Geçmiş hâl
rode
Anlam
(bisiklet, at) sürmek
Kalıp
o sesi
Fiil
break
Geçmiş hâl
broke
Anlam
kırmak
Kalıp
o sesi
Fiil
speak
Geçmiş hâl
spoke
Anlam
konuşmak
Kalıp
o sesi
Fiil
choose
Geçmiş hâl
chose
Anlam
seçmek
Kalıp
o sesi
Fiil
sell
Geçmiş hâl
sold
Anlam
satmak
Kalıp
o sesi
Fiil
tell
Geçmiş hâl
told
Anlam
anlatmak, söylemek
Kalıp
o sesi
Fiil
wake
Geçmiş hâl
woke
Anlam
uyanmak
Kalıp 7-8: -t ile bitenler ve kendine özgü olanlar
Yedinci grupta uzun okunan ünlü kısalır ve fiil -t ile biter: sleep → slept, feel → felt. Son gruptaki fiillerin ortak bir kalıbı yok; bunları tek tek öğren. Hepsi günlük konuşmada çok sık geçer.
| Kalıp | Fiil | Geçmiş hâl | Anlam |
|---|---|---|---|
| -t ile biter | sleep | slept | uyumak |
| -t ile biter | keep | kept | tutmak, saklamak |
| -t ile biter | feel | felt | hissetmek |
| -t ile biter | meet | met | buluşmak, tanışmak |
| -t ile biter | leave | left | ayrılmak, bırakmak |
| -t ile biter | lose | lost | kaybetmek |
| Kendine özgü | go | went | gitmek |
| Kendine özgü | do | did | yapmak |
| Kendine özgü | have | had | sahip olmak; (yemek) yemek |
| Kendine özgü | make | made | yapmak, hazırlamak |
| Kendine özgü | say | said (/sed/ okunur) | söylemek |
| Kendine özgü | see | saw | görmek |
| Kendine özgü | take | took | almak, götürmek |
| Kendine özgü | eat | ate | yemek |
| Kendine özgü | find | found | bulmak |
| Kendine özgü | hear | heard | duymak |
| Kendine özgü | pay | paid | ödemek |
| Kendine özgü | fall | fell | düşmek |
| Kendine özgü | wear | wore | giymek |
| Kendine özgü | hold | held | tutmak |
| Kendine özgü | stand | stood | ayakta durmak |
| Kendine özgü | understand | understood | anlamak |
| Kendine özgü | become | became | olmak |
| Kendine özgü | feed | fed | beslemek |
| Kendine özgü | hide | hid | saklamak, saklanmak |
| Kendine özgü | shake | shook | sallamak |
Kalıp
-t ile biter
Fiil
sleep
Geçmiş hâl
slept
Anlam
uyumak
Kalıp
-t ile biter
Fiil
keep
Geçmiş hâl
kept
Anlam
tutmak, saklamak
Kalıp
-t ile biter
Fiil
feel
Geçmiş hâl
felt
Anlam
hissetmek
Kalıp
-t ile biter
Fiil
meet
Geçmiş hâl
met
Anlam
buluşmak, tanışmak
Kalıp
-t ile biter
Fiil
leave
Geçmiş hâl
left
Anlam
ayrılmak, bırakmak
Kalıp
-t ile biter
Fiil
lose
Geçmiş hâl
lost
Anlam
kaybetmek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
go
Geçmiş hâl
went
Anlam
gitmek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
do
Geçmiş hâl
did
Anlam
yapmak
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
have
Geçmiş hâl
had
Anlam
sahip olmak; (yemek) yemek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
make
Geçmiş hâl
made
Anlam
yapmak, hazırlamak
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
say
Geçmiş hâl
said (/sed/ okunur)
Anlam
söylemek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
see
Geçmiş hâl
saw
Anlam
görmek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
take
Geçmiş hâl
took
Anlam
almak, götürmek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
eat
Geçmiş hâl
ate
Anlam
yemek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
find
Geçmiş hâl
found
Anlam
bulmak
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
hear
Geçmiş hâl
heard
Anlam
duymak
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
pay
Geçmiş hâl
paid
Anlam
ödemek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
fall
Geçmiş hâl
fell
Anlam
düşmek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
wear
Geçmiş hâl
wore
Anlam
giymek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
hold
Geçmiş hâl
held
Anlam
tutmak
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
stand
Geçmiş hâl
stood
Anlam
ayakta durmak
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
understand
Geçmiş hâl
understood
Anlam
anlamak
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
become
Geçmiş hâl
became
Anlam
olmak
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
feed
Geçmiş hâl
fed
Anlam
beslemek
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
hide
Geçmiş hâl
hid
Anlam
saklamak, saklanmak
Kalıp
Kendine özgü
Fiil
shake
Geçmiş hâl
shook
Anlam
sallamak
Kalıplar cümlede
I sent the photos to my cousin in an envelopezarf.
Fotoğrafları kuzenime bir zarfın içinde gönderdim.
send → sent: sondaki -d, -t olur.
The children flew a kiteuçurtma on the beach.
Çocuklar sahilde uçurtma uçurdu.
fly → flew: -ew kalıbı.
Tom caught the ball and threw it over the fenceçit.
Tom topu yakaladı ve çitin üzerinden attı.
catch → caught, throw → threw.
My aunt sold her old carpethalı at the market.
Teyzem eski halısını pazarda sattı.
sell → sold: o sesi gelir.
We slept at a small hotel and left early with our suitcasesbavul.
Küçük bir otelde uyuduk ve bavullarımızla erkenden ayrıldık.
sleep → slept, leave → left: ikisi de -t ile biter.
Şimdi sen dene: kalıplar
1 / 3
Yesterday I ___ my grandfather a long letter. (write)
Değişmeyen fiillerde zamanı bağlam söyler
put, cut, hit, let, cost ve read geçmişte aynı yazılır. 'I cut the bread' hem bugünkü rutin hem geçmiş olabilir; farkı zaman ifadesi gösterir. he, she, it ile ipucu daha net: Present Simple'da fiil -s alır (puts), geçmişte -s yoktur (put).
Present Simple
Rutin: her gün, her sabah.
Mert puts his helmetkask on the shelf every evening.
Mert her akşam kaskını rafa koyar.
Üçüncü tekil -s: puts.
I cut the bread every morning.
Her sabah ekmeği keserim.
every morning rutini gösteriyor.
Past Simple
Geçmişte bir kez olmuş ve bitmiş.
Mert put his helmet on the shelf last night.
Mert dün akşam kaskını rafa koydu.
-s yok ve last night var: geçmiş.
I cut the bread an hour ago.
Ekmeği bir saat önce kestim.
Fiil aynı; geçmişi an hour ago söylüyor.
Olumsuz ve soru: did + yalın fiil
She didn't go to the gym last night.
Dün akşam spor salonuna gitmedi.
Geçmişi didn't taşır; go yalın kalır, went yazılmaz.
Did you do your homework?
Ödevini yaptın mı?
Did yardımcı fiil, do ana fiil. İkisi aynı cümlede olabilir.
I didn't have breakfast this morning.
Bu sabah kahvaltı yapmadım.
have burada ana fiil; didn't'tan sonra yalın kalır, had yazılmaz.
Şimdi sen dene: bağlam ve did
1 / 3
We didn't ___ to the park on Sunday.
Okunuş tuzakları
- saidsay /seɪ/ okunur ama said /sed/ okunur, /seɪd/ değil: He said hello.
- readYazımı değişmez, okunuşu değişir: read /riːd/ → read /red/. Yazıda zamanı bağlam söyler.
- -ought / -aughtbought, brought, thought, taught, caught: gh okunmaz, hepsi /ɔːt/ sesiyle biter.
Sık yapılan hatalar
Değişmeyen fiillere -ed eklemek
Yanlış kullanım: He putted his keys on the table last night.
Doğru kullanım: He put his keys on the table last night.
put, cut, hit, let, cost geçmişte değişmez; -ed almaz. 'put' ve 'cut' için 'putted', 'cutted' diye geçmiş biçimi yoktur: He put, she cut.
-ought / -aught grubuna -ed eklemek
Yanlış kullanım: Mr Brown teached us a new song last week.
Doğru kullanım: Mr Brown taught us a new song last week.
teach → taught. Aynı grupta buy → bought, think → thought, catch → caught da var: 'buyed', 'thinked', 'catched' yanlıştır.
did'den sonra V2 kullanmak
Yanlış kullanım: She didn't went home after the lesson.
Doğru kullanım: She didn't go home after the lesson.
did ya da didn't geçmişi zaten taşır, ana fiil yalın kalır. Soruda da aynı kural geçerli: 'Did you saw?' değil, 'Did you see?'.
Özet
- Düzensiz fiiller -ed almaz; geçmiş hâlleri (V2) ayrı öğrenilir ve bütün öznelerde aynıdır.
- Fiilleri kalıp gruplarıyla öğren: put → put, drink → drank, buy → bought, send → sent, know → knew, write → wrote, sleep → slept.
- put, cut, hit, let, cost, read geçmişte aynı yazılır; zamanı bağlam ve he/she/it'teki -s'nin yokluğu söyler.
- Olumsuz ve soruda did gelir, ana fiil yalın kalır: didn't go, didn't have; Did you see? Did you do? Who sorunun öznesiyse did gelmez, fiil V2 olur: Who broke the window?
- said /sed/, read /red/ okunur.