İngilizcede tek bir 'doğru' anlatım yoktur. 'We're gonna push the meeting back', 'We're going to postpone the meeting' ve 'The meeting has been postponed until further notice' aynı olayı anlatır; üçü de dilbilgisel olarak kusursuzdur. Aralarındaki fark register: metnin bağlamına göre seçilen dil kademesi. Arkadaşına attığın mesajda üçüncüsünü yazarsan tuhaf durursun; müşterine yazdığın e-postada birincisini yazarsan ciddiye alınmazsın. Register'ın iki yüzü var ve ikisi eşit ağırlıkta değil. Birincisi kademeyi neyin belirlediği: kim kime, hangi ortamda yazıyor. İkincisi ve pratikte daha önemlisi, kademeyi değiştirmek için elindeki araçlar. Bunların en güçlüsü sözcük seçimidir, özellikle günlük/phrasal fiili tek sözcüklü Latince kökenli karşılığına çevirmek: get → obtain, help → assist, put off → postpone.
Tek soru: bu metni kim, kime, nerede yazıyor?
Register bir kalite ölçüsü değildir. 'Resmî' daha iyi İngilizce demek değil; sadece başka bir bağlamın İngilizcesi. Karar vermek için üç şeye bak:
Kim kime yazıyor? Kurumdan bireye (banka mektubu, tebligat) → resmî. Meslektaşa (iş e-postası) → nötr. Arkadaşa → samimi. Ortam ne? Akademik makale, hukuki metin, resmî başvuru → resmî. Rapor, iş yazışması, sunum → nötr. Mesaj, sohbet, sosyal medya → samimi. Ne kadar mesafe var? Register aslında mesafenin dilidir: kısaltmayı silmek, kişiyi silmek, sözcüğü uzatmak; hepsi araya mesafe koyar.
Üç kademeyle çalışmak yeterli: samimi (informal), nötr (neutral) ve resmî (formal). Nötr, ikisinin de yerine geçebilen güvenli orta kademedir. Bir metnin hangi kademede olduğundan emin değilsen nötr yaz. Bunların üstünde bir de donmuş (frozen) kademe vardır: 'the undersigned', 'hereby', 'aforementioned'. Bu kademe hukuki kalıplara aittir; o kalıpların dışında kullanıldığında komik durur.
Aynı içerik, üç kademe
Her satırda aynı bilgi var. Değişen tek şey kime söylendiği. Fiillere bak: 'Samimi' sütununda günlük ve phrasal fiiller duruyor (push back, give a hand, find out, say no), 'Resmî' sütununda onların tek sözcüklü Latince kökenli karşılıkları (postpone, assist, ascertain, decline). Kademe atlarken ilk değişen şey fiildir. 'Sonra yazarım' satırındaki 'shall' da bir işarettir: birinci şahısta 'shall' İngiliz resmî yazışmasına aittir, konuşmada yerini 'will / I'll' alır.
| İçerik | Samimi | Nötr | Resmî |
|---|---|---|---|
| Toplantı ertelendi | We've pushed the meeting back, sorry. | We have postponed the meeting. | The meeting has been postponed until further notice. |
| Yardım istiyorum | Can you give me a hand with this? | Could you help me with this? | I would be grateful if you could assist me with this matter. |
| Sebebini öğrendik | We found out what went wrong. | We discovered the cause of the problem. | The cause of the failure has been ascertained. |
| Teklifi reddettiler | They said no to the offer. | They turned down the offer. | The offer was declined. |
| Sonra yazarım | I'll text you later. | I'll write to you later this week. | I shall write to you in due course. |
| Bence yanlış | That's just wrong. | I think that figure is incorrect. | It would appear that this figure is inaccurate. |
İçerik
Toplantı ertelendi
Samimi
We've pushed the meeting back, sorry.
Nötr
We have postponed the meeting.
Resmî
The meeting has been postponed until further notice.
İçerik
Yardım istiyorum
Samimi
Can you give me a hand with this?
Nötr
Could you help me with this?
Resmî
I would be grateful if you could assist me with this matter.
İçerik
Sebebini öğrendik
Samimi
We found out what went wrong.
Nötr
We discovered the cause of the problem.
Resmî
The cause of the failure has been ascertained.
İçerik
Teklifi reddettiler
Samimi
They said no to the offer.
Nötr
They turned down the offer.
Resmî
The offer was declined.
İçerik
Sonra yazarım
Samimi
I'll text you later.
Nötr
I'll write to you later this week.
Resmî
I shall write to you in due course.
İçerik
Bence yanlış
Samimi
That's just wrong.
Nötr
I think that figure is incorrect.
Resmî
It would appear that this figure is inaccurate.
Kademeyi altı işaret taşır
Bir metnin resmîliği tek bir şeyden gelmez; birbirini destekleyen birkaç işaretin toplamıdır. Yükseltirken de indirirken de bu altı işareti kullanırsın. Hepsini aynı anda çevirmek zorunda değilsin, ama karışık bırakırsan metin tutarsız görünür: resmî bir cümlenin ortasındaki tek 'kinda' bütün tonu bozar.
Sözcük kökeni en görünür olanıdır. İngilizcenin gündelik çekirdeği Cermen kökenlidir (get, help, ask, put off); resmî katmanı Norman Fransızcası ve Latinceden gelir (obtain, assist, request, postpone). Bu yüzden 'resmî sözcük' çoğu zaman daha uzun ve tek parçadır: iki sözcüklü phrasal fiil, tek sözcüklü Latince fiile dönüşür.
Register işaretleyicileri
İlk altı satır o altı işareti sırayla veriyor. Yedinci satır (bağlantı sözcükleri) aynı mantığın bağlaç tarafındaki karşılığıdır: 'but' konuşmaya, 'however' yazıya aittir.
| İşaret | Samimi | Resmî | Ne yapar |
|---|---|---|---|
| Kısaltma | don't, it's, we've, can't | do not, it is, we have, cannot | Kısaltmasız yazım anında mesafe koyar |
| Zamir | you can see that… | one can see that… / it can be seen that… | Okuru ve yazarı metinden siler; 'one' çok yüksek kademedir, iş e-postasında ağır kaçar — orada pasif ya da genel özne (applicants, customers) tercih edilir |
| Çatı (voice) | We tested the samples. | The samples were tested. | Faili gizler, işlemi öne alır |
| Adlaştırma (nominalization) | They decided to stop the trial. | The decision to terminate the trial was taken. | Eylemi soyut isme çevirir |
| Yumuşatma (hedging) | This is wrong. | It would appear that this is inaccurate. | İddiayı yumuşatır, sorumluluğu paylaştırır |
| Sözcük kökeni | get, help, find out, put off | obtain, assist, ascertain, postpone | Latince kök = yüksek kademe |
| Bağlantı sözcüğü | but, so, also, plus | however, therefore, in addition, furthermore | Konuşma bağlacı yerine cümle bağlayıcısı |
İşaret
Kısaltma
Samimi
don't, it's, we've, can't
Resmî
do not, it is, we have, cannot
Ne yapar
Kısaltmasız yazım anında mesafe koyar
İşaret
Zamir
Samimi
you can see that…
Resmî
one can see that… / it can be seen that…
Ne yapar
Okuru ve yazarı metinden siler; 'one' çok yüksek kademedir, iş e-postasında ağır kaçar — orada pasif ya da genel özne (applicants, customers) tercih edilir
İşaret
Çatı (voice)
Samimi
We tested the samples.
Resmî
The samples were tested.
Ne yapar
Faili gizler, işlemi öne alır
İşaret
Adlaştırma (nominalization)
Samimi
They decided to stop the trial.
Resmî
The decision to terminate the trial was taken.
Ne yapar
Eylemi soyut isme çevirir
İşaret
Yumuşatma (hedging)
Samimi
This is wrong.
Resmî
It would appear that this is inaccurate.
Ne yapar
İddiayı yumuşatır, sorumluluğu paylaştırır
İşaret
Sözcük kökeni
Samimi
get, help, find out, put off
Resmî
obtain, assist, ascertain, postpone
Ne yapar
Latince kök = yüksek kademe
İşaret
Bağlantı sözcüğü
Samimi
but, so, also, plus
Resmî
however, therefore, in addition, furthermore
Ne yapar
Konuşma bağlacı yerine cümle bağlayıcısı
Register'ı yükseltmenin beş kolu
phrasal fiil → Latince fiil · kısaltma → açık yazım · fiil → isim · ben/sen → pasif ya da 'one' · doğrudan istek → dolaylı istek
- Sözcük
- put off → postpone · find out → ascertain · get → obtain
- Yazım
- we've → we have · won't → will not · isn't → is not
- Yapı
- We decided → The decision was taken · They failed → The failure of…
- Kişi
- You must sign → Applicants must sign / The form must be signed
- Dolaylılık
- Send me the file → Can you send it? → Could you send it? → I would be grateful if you could send it.
Beşini birden uygulamak zorunda değilsin. İş e-postası genelde ilk ikisiyle yetinir; akademik makale ilk dördünü de kullanır; beşinci kol yalnız istek cümlelerinde işler; hukuki tebligat üstüne 'hereby' katmanını ekler.
En büyük kaldıraç: phrasal fiil → tek sözcüklü karşılık
C1 seviyesinde register alıştırmalarının çoğu tek bir işlemi ölçer: cümledeki günlük ya da phrasal fiili, aynı anlamı taşıyan resmî karşılığıyla değiştirmek. Bu liste ezberlenecek bir sözcük yığını değil — çiftler hâlinde öğrenilir, çünkü sana lazım olan şey iki yönlü geçiş yapabilmektir.
Aşağıdaki tabloda soldakiler yanlış değildir. 'We put off the meeting' kusursuz bir cümledir ve konuşmada doğru olan da odur. Tablo, aynı şeyi resmî bir metne taşımanın karşılığını verir.
Bazı satırlarda iki resmî karşılık var. Aralarındaki fark anlamdadır, kademede değil. 'get' için: bir belge alıyorsan obtain, sana gönderiliyorsa receive. 'find out' için: bir gerçeği kesinleştiriyorsan ascertain, bir değeri hesaplıyorsan determine. 'deal with' için: bir sorunu ele alıyorsan address, bir işi yürütüyorsan attend to.
Phrasal fiil → resmî karşılık
En sık sorulan 28 çift. Resmî karşılık çoğunlukla tek sözcüklüdür ve neredeyse her zaman Latince kökenlidir; birkaçında edat fiile bağlı kalır (take part in → participate in, get rid of → dispose of, look after → care for).
| Günlük / phrasal | Resmî karşılık | Türkçe |
|---|---|---|
| ask for | request | talep etmek |
| bring about | cause / effect (yalnız 'effect change / a cure' gibi soyut nesnelerle) | yol açmak, gerçekleştirmek |
| call off | cancel | iptal etmek |
| carry out | conduct / perform | yürütmek, gerçekleştirmek |
| come across | encounter | rastlamak, karşılaşmak |
| cut down on | reduce / curtail | azaltmak, kısmak |
| deal with | address / attend to | ele almak, ilgilenmek |
| find out | ascertain / determine | tespit etmek, belirlemek |
| get | obtain / receive | elde etmek / almak |
| get rid of | eliminate / dispose of | ortadan kaldırmak, elden çıkarmak |
| give up | relinquish / abandon | devretmek, bırakmak |
| go on | continue / proceed | sürdürmek, devam etmek |
| go over | review | gözden geçirmek |
| go up | increase / rise | artmak, yükselmek |
| hand in / send in | submit | sunmak, teslim etmek |
| leave out | omit | atlamak, dâhil etmemek |
| look after | care for | bakmak, ilgilenmek |
| look into | investigate | araştırmak, incelemek |
| make up | constitute | oluşturmak, teşkil etmek |
| point out | indicate | belirtmek, işaret etmek |
| put off | postpone / defer | ertelemek |
| put up with | tolerate | katlanmak, tahammül etmek |
| set up | establish | kurmak, oluşturmak |
| take away | remove | kaldırmak, çıkarmak |
| take part in | participate in | katılmak |
| tell apart | distinguish | ayırt etmek |
| tell off | reprimand | azarlamak, uyarı vermek |
| turn down | decline / reject | reddetmek |
Günlük / phrasal
ask for
Resmî karşılık
request
Türkçe
talep etmek
Günlük / phrasal
bring about
Resmî karşılık
cause / effect (yalnız 'effect change / a cure' gibi soyut nesnelerle)
Türkçe
yol açmak, gerçekleştirmek
Günlük / phrasal
call off
Resmî karşılık
cancel
Türkçe
iptal etmek
Günlük / phrasal
carry out
Resmî karşılık
conduct / perform
Türkçe
yürütmek, gerçekleştirmek
Günlük / phrasal
come across
Resmî karşılık
encounter
Türkçe
rastlamak, karşılaşmak
Günlük / phrasal
cut down on
Resmî karşılık
reduce / curtail
Türkçe
azaltmak, kısmak
Günlük / phrasal
deal with
Resmî karşılık
address / attend to
Türkçe
ele almak, ilgilenmek
Günlük / phrasal
find out
Resmî karşılık
ascertain / determine
Türkçe
tespit etmek, belirlemek
Günlük / phrasal
get
Resmî karşılık
obtain / receive
Türkçe
elde etmek / almak
Günlük / phrasal
get rid of
Resmî karşılık
eliminate / dispose of
Türkçe
ortadan kaldırmak, elden çıkarmak
Günlük / phrasal
give up
Resmî karşılık
relinquish / abandon
Türkçe
devretmek, bırakmak
Günlük / phrasal
go on
Resmî karşılık
continue / proceed
Türkçe
sürdürmek, devam etmek
Günlük / phrasal
go over
Resmî karşılık
review
Türkçe
gözden geçirmek
Günlük / phrasal
go up
Resmî karşılık
increase / rise
Türkçe
artmak, yükselmek
Günlük / phrasal
hand in / send in
Resmî karşılık
submit
Türkçe
sunmak, teslim etmek
Günlük / phrasal
leave out
Resmî karşılık
omit
Türkçe
atlamak, dâhil etmemek
Günlük / phrasal
look after
Resmî karşılık
care for
Türkçe
bakmak, ilgilenmek
Günlük / phrasal
look into
Resmî karşılık
investigate
Türkçe
araştırmak, incelemek
Günlük / phrasal
make up
Resmî karşılık
constitute
Türkçe
oluşturmak, teşkil etmek
Günlük / phrasal
point out
Resmî karşılık
indicate
Türkçe
belirtmek, işaret etmek
Günlük / phrasal
put off
Resmî karşılık
postpone / defer
Türkçe
ertelemek
Günlük / phrasal
put up with
Resmî karşılık
tolerate
Türkçe
katlanmak, tahammül etmek
Günlük / phrasal
set up
Resmî karşılık
establish
Türkçe
kurmak, oluşturmak
Günlük / phrasal
take away
Resmî karşılık
remove
Türkçe
kaldırmak, çıkarmak
Günlük / phrasal
take part in
Resmî karşılık
participate in
Türkçe
katılmak
Günlük / phrasal
tell apart
Resmî karşılık
distinguish
Türkçe
ayırt etmek
Günlük / phrasal
tell off
Resmî karşılık
reprimand
Türkçe
azarlamak, uyarı vermek
Günlük / phrasal
turn down
Resmî karşılık
decline / reject
Türkçe
reddetmek
Günlük fiil → resmî karşılık
Phrasal olmayan ama gündelik olan fiiller. Aynı mantık: kısa ve gündelik olan solda, uzun ve resmî (çoğu Latince kökenli) olan sağda.
| Günlük | Resmî | Türkçe |
|---|---|---|
| help | assist | yardım etmek |
| buy | purchase | satın almak |
| start | commence | başlamak |
| end / stop | terminate | sona erdirmek |
| tell | inform / notify | bildirmek |
| say | state | belirtmek |
| ask (a question) | enquire | sormak, bilgi istemek |
| show | demonstrate | göstermek |
| try | attempt / endeavour | denemek, çaba göstermek |
| check | verify | doğrulamak |
| look at | examine | incelemek |
| keep | retain | muhafaza etmek |
| give | provide | sağlamak |
| need | require | gerektirmek |
| use | utilise / employ | kullanmak |
| leave | depart | ayrılmak |
| live | reside | ikamet etmek |
| understand | comprehend | kavramak |
| explain | elucidate / clarify | açıklamak, netleştirmek |
| make easier | facilitate | kolaylaştırmak |
Günlük
help
Resmî
assist
Türkçe
yardım etmek
Günlük
buy
Resmî
purchase
Türkçe
satın almak
Günlük
start
Resmî
commence
Türkçe
başlamak
Günlük
end / stop
Resmî
terminate
Türkçe
sona erdirmek
Günlük
tell
Resmî
inform / notify
Türkçe
bildirmek
Günlük
say
Resmî
state
Türkçe
belirtmek
Günlük
ask (a question)
Resmî
enquire
Türkçe
sormak, bilgi istemek
Günlük
show
Resmî
demonstrate
Türkçe
göstermek
Günlük
try
Resmî
attempt / endeavour
Türkçe
denemek, çaba göstermek
Günlük
check
Resmî
verify
Türkçe
doğrulamak
Günlük
look at
Resmî
examine
Türkçe
incelemek
Günlük
keep
Resmî
retain
Türkçe
muhafaza etmek
Günlük
give
Resmî
provide
Türkçe
sağlamak
Günlük
need
Resmî
require
Türkçe
gerektirmek
Günlük
use
Resmî
utilise / employ
Türkçe
kullanmak
Günlük
leave
Resmî
depart
Türkçe
ayrılmak
Günlük
live
Resmî
reside
Türkçe
ikamet etmek
Günlük
understand
Resmî
comprehend
Türkçe
kavramak
Günlük
explain
Resmî
elucidate / clarify
Türkçe
açıklamak, netleştirmek
Günlük
make easier
Resmî
facilitate
Türkçe
kolaylaştırmak
Fiil dışı ikameler ve kalıplar
Register yalnız fiillerde değişmez; isim, sıfat, edat, bağlaç ve hazır kalıpların da kademeleri vardır.
| Günlük | Resmî | Türkçe |
|---|---|---|
| home | residence | konut, ikametgâh |
| job | position / post | görev, pozisyon |
| enough | sufficient | yeterli |
| a lot of | a great deal of (sayılamayan) / a large number of (sayılabilir) | hayli, çok sayıda |
| more | additional / further | ilave, ek |
| about (konu) | regarding / concerning | …ile ilgili, …hakkında |
| about (yaklaşık) | approximately | yaklaşık |
| before | prior to | …den önce |
| after | subsequent to / following | …den sonra |
| next to | adjacent to | bitişik, yanında |
| because of | owing to / in view of | …nedeniyle |
| if | in the event that / (devrik) should | …hâlinde, …ise |
| soon | shortly / in due course | kısa süre içinde, zamanı gelince |
| but | however / nevertheless | ancak, yine de |
| so | therefore / consequently | bu nedenle |
| also | in addition / furthermore | ayrıca, üstelik |
| get in touch | contact | iletişime geçmek |
| sorry | I regret / I apologise | üzgünüm, özür dilerim |
| thanks | I am grateful / I appreciate | teşekkür ederim, minnettarım |
Günlük
home
Resmî
residence
Türkçe
konut, ikametgâh
Günlük
job
Resmî
position / post
Türkçe
görev, pozisyon
Günlük
enough
Resmî
sufficient
Türkçe
yeterli
Günlük
a lot of
Resmî
a great deal of (sayılamayan) / a large number of (sayılabilir)
Türkçe
hayli, çok sayıda
Günlük
more
Resmî
additional / further
Türkçe
ilave, ek
Günlük
about (konu)
Resmî
regarding / concerning
Türkçe
…ile ilgili, …hakkında
Günlük
about (yaklaşık)
Resmî
approximately
Türkçe
yaklaşık
Günlük
before
Resmî
prior to
Türkçe
…den önce
Günlük
after
Resmî
subsequent to / following
Türkçe
…den sonra
Günlük
next to
Resmî
adjacent to
Türkçe
bitişik, yanında
Günlük
because of
Resmî
owing to / in view of
Türkçe
…nedeniyle
Günlük
if
Resmî
in the event that / (devrik) should
Türkçe
…hâlinde, …ise
Günlük
soon
Resmî
shortly / in due course
Türkçe
kısa süre içinde, zamanı gelince
Günlük
but
Resmî
however / nevertheless
Türkçe
ancak, yine de
Günlük
so
Resmî
therefore / consequently
Türkçe
bu nedenle
Günlük
also
Resmî
in addition / furthermore
Türkçe
ayrıca, üstelik
Günlük
get in touch
Resmî
contact
Türkçe
iletişime geçmek
Günlük
sorry
Resmî
I regret / I apologise
Türkçe
üzgünüm, özür dilerim
Günlük
thanks
Resmî
I am grateful / I appreciate
Türkçe
teşekkür ederim, minnettarım
Çiftler cümle içinde
The council has postponedertelemek the hearing until 14 March.
Meclis duruşmayı 14 Mart'a erteledi.
Konuşmada: 'The council has put the hearing off until March.'
Applicants must submitsunmak the completed form prior to the deadlineson tarih.
Başvuru sahipleri doldurulmuş formu son tarihten önce sunmalıdır.
send in → submit, before → prior to. İki ikame aynı cümlede.
The committee was unable to ascertaintespit etmek the origin of the discrepancytutarsızlık.
Komite tutarsızlığın kaynağını tespit edemedi.
find out → ascertain. 'Bir gerçeği kesinleştirmek' anlamında.
Residents are asked to refrain fromkaçınmak parking adjacent tobitişiğinde the main entrance.
Sakinlerden ana girişin bitişiğine park etmekten kaçınmaları rica olunur.
Kurumdan bireye yazılan tipik duyuru dili: pasif + resmî edat.
Three departments will participate inkatılmak the pilot schemepilot uygulama.
Üç birim pilot uygulamaya katılacak.
take part in → participate in. Edat korunuyor: participate IN.
We regretüzülmek to inform you that your application has been declinedreddedilmek.
Başvurunuzun reddedildiğini üzülerek bildiririz.
sorry → regret, tell → inform, turn down → decline. Üç ikame, tek cümle.
Should…ise you require further information, please contact the registry.
Daha fazla bilgiye ihtiyaç duyarsanız lütfen kayıt birimiyle iletişime geçin.
if → should: 'if' düşer, 'should' özneyle yer değiştirir ve fiil yalın kalır (If he requires → Should he require).
Aşağı inmek de bir beceridir
Alıştırmaların çoğu seni yukarı çıkarttığı için tek yönlü bir refleks gelişir: 'daha resmî olan hangisiyse o doğrudur.' Yanlış. Bir arkadaşına 'I would be grateful if you could forward the photograph at your earliest convenience' yazarsan, doğru İngilizce yazmış ama yanlış register seçmiş olursun; karşı taraf ya dalga geçtiğini ya kırıldığını düşünür.
Aşağı inerken tabloları sağdan sola okursun: Latince fiili phrasal karşılığına çevir, kısaltmaları geri getir, pasifi aktife döndür, adlaştırmayı fiile aç.
'The decision to postpone the event was taken by the organisers' → 'The organisers decided to put the event off.' Aşağı inerken de kademeyi karıştırma: metnin kademesini seç ve sonuna kadar orada kal.
Aynı mesaj, iki bağlam
Solda arkadaşına yazdığın mesaj, sağda aynı içeriğin kurumsal hâli. Hiçbiri diğerinden iyi değil; her biri kendi bağlamında doğru, diğerinin bağlamında yanlış.
Arkadaşa mesaj
Kısaltma serbest, phrasal fiil doğal, kişi görünür.
Hey — we've put Friday's session off, sorry!
Selam, cuma günkü oturumu erteledik, kusura bakma!
Can you send me the photo when you get a chance?
Fırsat bulunca fotoğrafı yollayabilir misin?
I'll find out and let you know.
Öğrenip sana haber veririm.
They said no, unfortunately.
Maalesef hayır dediler.
Kuruma e-posta
Kısaltma yok, Latince fiil, kişi geri çekilmiş.
We regret to inform you that Friday's session has been postponed.
Cuma günkü oturumun ertelendiğini üzülerek bildiririz.
I would be grateful if you could forward the photograph at your earliest convenience.
Fotoğrafı en kısa sürede iletebilirseniz minnettar olurum.
The matter will be investigated and you will be notified accordingly.
Konu araştırılacak ve tarafınıza bilgi verilecektir.
Regrettably, the request was declined.
Ne yazık ki talep reddedilmiştir.
Yazışmanın hazır kalıpları
Dear Ayşe, … Kind regardssaygılarımla,
Sayın Ayşe, … Saygılarımla,
Meslektaşa yazılan nötr e-posta: ad + 'Kind regards' / 'Best regards'. 'Yours faithfully' bu kademede fazla resmî kalır.
Dear Sir or Madam, … Yours faithfullysaygılarımla,
Sayın Yetkili, … Saygılarımla,
Adını bilmediğin kişiye yazıyorsan: Dear Sir or Madam + Yours faithfully.
Dear Mr Aydın, … Yours sincerelysaygılarımla,
Sayın Aydın, … Saygılarımla,
Adını biliyorsan: Dear Mr/Ms + isim + Yours sincerely. Türkçede ikisi de 'saygılarımla'dır; İngilizcede karıştırılmaz.
I am writing with regard to…ile ilgili olarak the invoice dated 3 May.
3 Mayıs tarihli fatura ile ilgili olarak yazıyorum.
about → with regard to / regarding / concerning.
Please be advisedbilgilendirilmek that the office will be closed on Monday.
Ofisin pazartesi günü kapalı olacağını bilgilerinize sunarız.
Duyuru kalıbı. Arkadaş mesajında kullanılmaz.
The work was completed in accordance with…uyarınca the agreed specification.
İş, üzerinde anlaşılan şartnameye uygun olarak tamamlandı.
according to → in accordance with (sözleşme ve yönetmelik dili).
Thank you for your prompthızlı response; I look forward to hearing from you.
Hızlı yanıtınız için teşekkür ederim; sizden haber almayı bekliyorum.
Kapanış kalıbı: nötr ile resmî arasında güvenli bir yerde durur.
Sık yapılan hatalar
Resmî yazıda phrasal fiil yığmak
Yanlış kullanım: We are writing to let you know that we have put off the meeting and will get back to you when we find out more.
Doğru kullanım: We are writing to inform you that the meeting has been postponed. We shall contact you once further details have been ascertained.
Cümlede dilbilgisi hatası yok; sorun kademede. Türkçede resmîlik büyük ölçüde ek ve kalıpla kurulur ('…bildiririz', '…arz ederim'), sözcüğün kökeniyle değil. Bu yüzden Türkçe konuşan biri resmî bir e-postada 'put off' ile 'postpone' arasında bir fark hissetmez. İngilizcede fark tam olarak oradadır: iki sözcüklü phrasal fiil konuşma katmanına, tek sözcüklü Latince fiil yazı katmanına aittir.
Her yerde resmî sözcük kullanmak
Yanlış kullanım: (Arkadaşına mesaj) I would be grateful if you could forward the photograph at your earliest convenience.
Doğru kullanım: (Arkadaşına mesaj) Can you send me that photo when you get a chance?
Resmî olan her zaman daha iyi değildir. Bu cümle bir kuruma yazılsa kusursuzdur; arkadaşına yazıldığında ya alaycı ya soğuk okunur. Türkçe konuşanlar bu tuzağa özellikle düşer, çünkü ders kitaplarında ve alıştırmalarda hep 'daha resmîsini seç' talimatı verilir. Register bir merdivendir ve iki yönü de vardır: bağlam samimiyse sen de ineceksin.
Latince sözcüğü yanlış eşdizimle kullanmak
Yanlış kullanım: I obtained the bus at half past eight. / Could you utilise this spoon?
Doğru kullanım: I caught the bus at half past eight. / Could you use this spoon?
'Obtain' = 'get'in resmî karşılığıdır ama 'get'in bütün anlamlarını devralmaz: yalnız bir şeyi çaba ya da işlem sonucu elde etmek anlamında çalışır (obtain a licence / permission / a degree / results). Otobüse binmek 'catch the bus'tır. Aynı şekilde 'utilise' bir kaynağı bir amaç için verimli kullanmayı anlatır; kaşık için 'use' denir. Çift ezberlerken yalnız anlamı değil, eşdizimi de al: sözcüğün hangi nesnelerle yürüdüğünü bilmiyorsan onu resmî metne koyma.
Aynı cümlede iki kademe
Yanlış kullanım: The committee was kinda reluctant to endorse the proposal.
Doğru kullanım: The committee was somewhat reluctant to endorse the proposal.
'Reluctant' ve 'endorse' akademik kademede; 'kinda' konuşma kademesinde. Tek bir gündelik sözcük, çevresindeki bütün resmî yapıyı da şüpheli hâle getirir; okur metni özensiz sayar. Aynı hata ters yönde de olur: arkadaş mesajının ortasına 'furthermore' koymak. Metnin kademesine karar ver, sonra sonuna kadar o kademede kal.
Yours faithfully ile Yours sincerely'yi karıştırmak
Yanlış kullanım: Dear Mr Aydın, … Yours faithfully,
Doğru kullanım: Dear Mr Aydın, … Yours sincerely,
İngiliz yazışma geleneğinde kapanış, açılışa bağlıdır: adını bilmediğin birine yazdıysan (Dear Sir or Madam) 'Yours faithfully', adını yazdıysan (Dear Mr/Ms Aydın) 'Yours sincerely'. Türkçede her iki durumda da 'Saygılarımla' yazıldığı için bu ayrım sezgiye ters gelir ve sık karışır.
Karar sırası
- 1. Önce metni tanıKim kime, hangi ortamda yazıyor? Kurumdan bireye ve akademik metin → resmî. Meslektaşa → nötr. Arkadaşa → samimi. Emin değilsen nötr yaz; nötr hiçbir bağlamda yanlış durmaz.
- 2. Sonra fiillere bakYukarı çıkarken ilk değişen phrasal fiillerdir: put off → postpone, find out → ascertain, look into → investigate. Tek bu kolu çevirmek bile metnin tonunu belirgin şekilde yükseltir.
- 3. Kısaltma ve kişiyi ayarlaResmîde kısaltma açılır (don't → do not) ve kişi geri çekilir: 'you must send' → 'applicants must submit' ya da 'the form must be submitted'.
- 4. Eşdizimi kontrol etYeni sözcüğü koyduktan sonra çevresine bak. 'Obtain a bus', 'utilise a spoon', 'terminate smoking' gibi eşleşmeler cümleyi resmî değil, yanlış yapar.
- 5. Aşağı inerken tersini yapLatince fiili phrasal karşılığına çevir, adlaştırmayı fiile aç, pasifi aktife döndür, kısaltmaları geri getir.
Kısa alıştırma
1 / 7
Resmî yazı: 'The board has ___ the compensation claim.'
Özet
- Register bir kalite ölçüsü değil, bağlam seçimidir: samimi / nötr / resmî. Emin değilsen nötr yaz.
- Kademeyi altı işaret taşır: kısaltma, zamir, çatı, adlaştırma, yumuşatma, sözcük kökeni (artı bağlantı sözcükleri).
- En güçlü kaldıraç sözcüktür: iki sözcüklü phrasal fiil → çoğunlukla tek sözcüklü Latince fiil (put off → postpone, find out → ascertain, look into → investigate).
- Çiftleri iki yönlü öğren: aşağı inmek de beceridir. Arkadaşına 'I would be grateful if you could…' yazmak yanlış register'dır.
- Bir Latince fiil, karşılığının bütün anlamlarını devralmaz: 'obtain a licence' doğru, 'obtain a bus' yanlış. Eşdizimi de öğren.
- Metnin kademesine karar ver ve o kademede kal; tek bir 'kinda' resmî bir cümlenin tonunu bozar.
- Yazışmada kapanış açılışa bağlıdır: Dear Sir or Madam → Yours faithfully, Dear Mr/Ms + isim → Yours sincerely.