Ana içeriğe geç

Used to / Would / Be used to / Get used to

Türkçede: used to, be used to, get used to

Birbirine benzer görünen ama anlamları tamamen farklı yapılar. 'Used to' geçmiş alışkanlık, 'would' onun anlatı biçimi (yalnız eylemlerle), 'be used to' bir duruma alışkın olmak, 'get used to' alışma süreci içinde olmak.

İçindekiler (9)
  1. 1) Used to: geçmiş alışkanlık
  2. 2) Be used to: bir duruma alışkın olmak
  3. 3) Get used to: alışma süreci
  4. 4) Would: geçmiş alışkanlığın anlatı biçimi
  5. Used to ile be used to yan yana
  6. Be used to vs get used to
  7. Üç yapının özeti
  8. Sık yapılan hatalar
  9. Özet

İngilizcede birbirine çok benzeyen üç yapı vardır: 'used to', 'be used to' ve 'get used to'. Bunlara geçmiş alışkanlığın ikinci anlatım biçimi olan 'would'u da ekliyoruz. Hepsi 'alışmak' fikrini taşıyor gibi görünür ama her biri farklı bir anlama ve gramer yapısına sahiptir. 'I used to smoke' (eskiden sigara içerdim) geçmişte kalmış bir alışkanlıktır. 'I am used to waking up early' (erken kalkmaya alışkınım) şu an senin için olağan olan bir durumu anlatır. 'I'm getting used to the new city' (yeni şehre alışıyorum) hâlâ süren bir uyum sürecidir. Üç yapı arasındaki en kritik gramer farkı: 'used to' sonrasında yalın fiil gelir (infinitive), 'be / get used to' sonrasında ise -ing'li fiil (gerund) veya isim gelir. A2'de bu dört yapının tanımını gördün; B1'de sınırlarını çiziyoruz: 'would'un hangi bağlamda kullanıldığı, 'be used to' ile 'get used to' arasındaki süreç farkı ve üçünün yapı sonrası aldığı biçim.

1) Used to: geçmiş alışkanlık

'Used to + fiil' geçmişte düzenli olarak yapılan ama artık yapılmayan bir şeyi anlatır. 'I used to play football every weekend' (her hafta sonu futbol oynardım, artık oynamıyorum). Ayrıca geçmişte doğru olan ama artık olmayan durumlar için de kullanılır: 'There used to be a cinema here' (eskiden burada bir sinema vardı). Bu yapı sadece geçmiş içindir; şu an için 'used to' kullanılmaz. Olumsuzu 'didn't use to + fiil' (eskiden yapmazdım), sorusu 'Did you use to + fiil?' (eskiden yapar mıydın?). A2'de gördüğün için burada kısa geçiyoruz; ağırlık diğer üç yapıyla karşılaştırmada.

Used to

özne + used to + fiil (yalın)

Olumsuz
özne + didn't use to + fiil (yalın)
Soru
Did + özne + use to + fiil (yalın)?

Sadece geçmiş için. Olumsuz ve soruda 'used' değil 'use' yazılır; 'did' zaten geçmişi taşıdığı için sondaki -d düşer.

Used to örnekleri

  • I used to walk to school every day.

    Eskiden her gün okula yürürdüm.

  • She didn't use to like .

    Eskiden kahve sevmezdi.

  • Did you use to play a ?

    Eskiden bir müzik aleti çalar mıydın?

  • There used to be a park here.

    Eskiden burada bir park vardı.

2) Be used to: bir duruma alışkın olmak

'Be used to + -ing / isim' birinin bir şeye / bir duruma alışkın olduğunu söyler. Alışma süreci zaten tamamlanmıştır; artık o kişi için o durum olağandır. 'I'm used to waking up early' (erken kalkmaya alışkınım, şu an benim için olağan). 'She's used to the cold weather' (soğuk havaya alışkındır). Yapının mantığı 'to be' + 'used' sıfatı + 'to' edatı. Buradaki 'to' bir edat olduğu için ardından -ing'li fiil veya isim gelir, yalın fiil değil. Zamana bağlı olarak çekilir: am / is / are (şimdi), was / were (geçmişte), will be (gelecekte). Olumsuzu 'am not / isn't used to', sorusu 'Are you used to ...?' biçimindedir.

Be used to

özne + am/is/are + used to + -ing / isim

Olumsuz
özne + am not / isn't / aren't + used to + -ing / isim
Soru
Am/Is/Are + özne + used to + -ing / isim?

'To' bir edat olduğu için -ing veya isim gelir. 'Used' bir sıfat gibi davranır.

Be used to örnekleri

  • I'm used to in .

    Yoğun trafikte araba kullanmaya alışkınım.

  • She isn't used to food.

    Acılı yiyeceğe alışkın değil.

  • Are you used to the noise?

    Gürültüye alışkın mısın?

  • They were used to long hours.

    Uzun saatler çalışmaya alışkındılar.

    Geçmişte alışkın olmak: 'was / were used to + -ing'. 'I used to work long hours' eskiden çalıştığımı söyler; 'I was used to working long hours' o dönemde bunun benim için olağan olduğunu söyler.

  • He's used to weather because he grew up in Antalya.

    Antalya'da büyüdüğü için sıcak havaya alışkın.

3) Get used to: alışma süreci

'Get used to + -ing / isim' bir şeye alışma sürecini anlatır: alışma henüz bitmemiştir ya da yeni başlamıştır. 'I'm getting used to the new job' (yeni işe alışıyorum, süreç devam ediyor). 'It took me a month to get used to the weather' (havaya alışmam bir ay sürdü, süreç tamamlandı ama vurgu süreçte). 'Get used to' her zaman bir değişim ve uyum fikri içerir: daha önce tanımadığın bir duruma yavaş yavaş uyum sağlamak. Zamana göre çekilir: get / gets / got / will get; süreç vurgulanacaksa am / is / are getting. 'To' yine edat, ardından -ing veya isim gelir.

Get used to

özne + get / gets / got / will get + used to + -ing / isim

Olumsuz
özne + don't / doesn't / didn't + get used to + -ing / isim
Süreç vurgulu
özne + am / is / are + getting used to + -ing / isim

Süreç devam ediyorsa 'getting used to'; süreç tamamlandıysa 'got used to'.

Get used to örnekleri

  • I'm getting used to at 6 am.

    Sabah 6'da uyanmaya alışıyorum (süreç devam ediyor).

  • It took her a few weeks to get used to the new .

    Yeni okula alışması birkaç hafta sürdü.

  • You'll get used to it soon.

    Yakında alışacaksın.

  • He couldn't get used to alone.

    Yalnız yaşamaya alışamadı.

  • I'm not getting used to this at all.

    Bu iklime hiç alışamıyorum.

4) Would: geçmiş alışkanlığın anlatı biçimi

Geçmiş alışkanlık anlatmanın ikinci bir yolu 'would + yalın fiil'dir: 'Every summer we would drive to the coast' (her yaz sahile giderdik). Anlam olarak 'used to'ya çok yakındır ve çoğu cümlede ikisi de kullanılabilir.

Ama önemli bir fark var: 'would' yalnız tekrarlanan eylemleri anlatır, durumları anlatamaz. Durum fiilleriyle (be, have [sahiplik], know, like, live, own, believe, understand) 'would' kullanılmaz. 'I used to know that song' ✓ ama 'I would know that song' ❌. 'We used to have a dog' ✓ ama 'We would have a dog' ❌. Dikkat: 'have' eylem anlamındaysa 'would' alır: 'Every Sunday we would have lunch at my grandmother's' ✓. Kural şu: eylem tekrarlanabiliyorsa 'would' olur; süregelen bir durumsa yalnız 'used to' olur.

İkinci fark bağlamdır. 'Would' genelde zaman çerçevesi kurulmuş bir anlatı içinde kullanılır ('When I was a child…', 'Every winter…'). Çerçevesiz tek bir cümlede 'used to' daha doğaldır: bir sohbete 'I would smoke' diye başlamak kulağa eksik gelir, 'I used to smoke' tamdır. Bu yüzden bir metinde genelde önce 'used to' ile sahne kurulur, sonra 'would' ile ayrıntılar sıralanır.

Would (geçmiş alışkanlık)

özne + would + fiil (yalın)

Olumsuz
özne + wouldn't + fiil

Durum fiiliyle kullanılmaz: 'would know' ❌ → 'used to know' ✓. Genelde zaman çerçevesi ister.

Would örnekleri

  • Every summer we would to my grandmother's village.

    Her yaz büyükannemin köyüne giderdik.

    Tekrarlanan eylem + zaman çerçevesi.

  • My father would us a story before bed.

    Babam yatmadan önce bize hikâye okurdu.

  • In those days, we wouldn't eat out very often.

    O zamanlar dışarıda pek sık yemek yemezdik.

    Olumsuz: wouldn't + yalın fiil; 'didn't use to eat out' ile aynı işi görür.

  • I used to a motorbike.

    Bir motosikletim vardı.

    'Own' durum fiilidir, 'would' almaz: 'I would own a motorbike.' ❌

Durum fiiliyle 'would' kullanmak

✗

Yanlış kullanım: When I was young, I would have long hair and I would know all the songs.

✓

Doğru kullanım: When I was young, I used to have long hair and I used to know all the songs.

'Have' (sahiplik) ve 'know' durum fiilleridir; tekrarlanan bir eylem değil, süregelen bir durum anlatırlar. 'Would' yalnız tekrarlanabilen eylemlerle çalışır. Test: eylemi 'her hafta / her yaz' ile söyleyebiliyor musun? Söyleyemiyorsan 'used to' kullan.

Used to ile be used to yan yana

Aynı eylemler iki yapıda ne anlatır? Fark, alışkanlığın geçmişte kalmasında ya da bugün senin için olağanlaşmasındadır. 'Get used to' ile karşılaştırmayı hemen aşağıda göreceksin.

used to (geçmiş alışkanlık, şimdi yok)

Yalın fiil; yapı yalnız geçmişi anlatır.

  • I used to wake up at 6 am.

    Eskiden 6'da kalkardım (artık kalkmıyorum).

  • She used to go to the gym every day.

    Her gün spor salonuna giderdi (artık gitmiyor).

be used to (alışkın, süreç tamamlanmış)

-ing / isim, çekimli be.

  • I'm used to waking up at 6 am.

    6'da kalkmaya alışkınım (şu an olağan).

  • She's used to going to the gym every day.

    Her gün spor salonuna gitmeye alışkındır.

Be used to vs get used to

İkisi de her zamana çekilebilir (was/were used to, will get used to); fark zamanda değil bakış açısında: 'be' tamamlanmış alışkanlığı, 'get' devam eden süreci vurgular. Aşağıdaki örnekler ikisini de şimdiki zamanda gösteriyor.

be used to (statik durum)

Zaten alışkın, süreç bitti.

  • I'm used to the cold.

    Soğuğa alışkınım (artık benim için sıradan).

  • He's used to living in cities.

    Büyük şehirlerde yaşamaya alışkındır.

get used to (dinamik süreç)

Alışma süreci yaşanıyor.

  • I'm getting used to the cold.

    Soğuğa alışıyorum (henüz tam değil).

  • He's slowly getting used to in a big city.

    Büyük şehirde yaşamaya yavaş yavaş alışıyor.

Üç yapının özeti

Yapı

used to + V

Anlam

geçmiş alışkanlık, artık yok

Sonrasında ne gelir

yalın fiil

Örnek

I used to wake up early.

Yapı

be used to + V-ing / N

Anlam

alışkın olmak (şu an)

Sonrasında ne gelir

-ing veya isim

Örnek

I'm used to waking up early.

Yapı

get used to + V-ing / N

Anlam

alışma süreci

Sonrasında ne gelir

-ing veya isim

Örnek

I'm getting used to waking up early.

Hızlı pratik: Doğru yapı

1 / 3

I ___ (eskiden oynardım) tennis when I was young.

Ayrımı kesen test

  • Şu an da yapıyor mu?'Used to' için cevap HAYIR (geçmişte yapardı, artık yok). 'Be / get used to' için cevap EVET (hâlâ devam eden bir uyum veya alışkanlık).
  • Sonrası ne geliyor?'Used to' → yalın fiil (sleep). 'Be used to' ve 'get used to' → -ing (sleeping) veya isim (the noise). Bu gramer testi en kolay ayırıcıdır.
  • Süreç mü durum mu?'Be used to' alışmanın tamamlandığı durumu anlatır; 'get used to' hâlâ süren alışma sürecini anlatır.

Sık yapılan hatalar

  • Be used to sonrası yalın fiil

    Yanlış kullanım: I'm used to get up early.

    Doğru kullanım: I'm used to getting up early.

    'Be used to'daki 'to' bir edattır, infinitive işareti değil; ardından yalın fiil gelmez. Edattan sonra -ing veya isim gelir. 'Be used to getting up early' doğru yapı. 'Used to' (geçmiş alışkanlık) ile karıştırılmamalı.

  • Used to yerine be used to

    Yanlış kullanım: I'm used to smoke, but I quit.

    Doğru kullanım: I used to smoke, but I quit.

    Geçmiş alışkanlık 'used to + yalın fiil'. 'I'm used to smoke' yapısı bozuk çünkü 'be used to' sonrası -ing gelmeli. Ayrıca 'artık içmiyorum' anlamı ile 'alışkınım' anlamı çelişirdi.

  • Alışma sürecine 'be used to' demek

    Yanlış kullanım: I moved to Istanbul last week and I'm used to the traffic.

    Doğru kullanım: I moved to Istanbul last week and I'm getting used to the traffic.

    Türkçede 'alıştım' hem süreci hem sonucu anlatır. İngilizcede süreç sürüyorsa 'get used to', süreç bittiyse 'be used to'. Bir hafta önce taşınan biri henüz alışkın değildir, alışıyordur.

Hızlı pratik: Karışık yapılar

1 / 4

When I moved to , I couldn't ___ the cold winters.

Özet

  • Used to + yalın fiil: geçmiş alışkanlık, artık yok. 'I used to wake up early.'
  • Be used to + -ing / isim: alışkın olmak, süreç tamamlanmış. 'I'm used to waking up early.'
  • Get used to + -ing / isim: alışma süreci, devam ediyor veya yaşandı. 'I'm getting used to waking up early.'
  • Would + yalın fiil: geçmiş alışkanlığın anlatı biçimi. Yalnız tekrarlanan eylemlerle çalışır; durum fiilleriyle (be, have [sahiplik], know, live, own) kullanılmaz — orada 'used to' gerekir.
  • Gramer testi: 'used to' → yalın fiil; 'be / get used to' → -ing ya da isim.
  • Anlam testi: şu an hâlâ oluyor mu? 'Used to' için hayır, diğerleri için evet.
  • Be ve get farkı: be statik (alışkın), get dinamik (alışıyor).
  • Türkçe 'alışmak' tek kelime olduğu için bu yapılar sık karışır; ayırmak için önce yapının sonrasına bak.

İlgili konular

Okuduğun konuyu çöz.

Bu konunun 109 alıştırma seti uygulamada, kolaydan zora.