beam ne demek?
beam, Türkçede ışın, ışık huzmesi demek. Ayrıca kiriş, ahşap ya da çelik destek anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
İsim
ışın, ışık huzmesi
a line of light or energy that shines from something
A beam of sunlight came through the window.
Pencereden bir güneş ışını girdi.
The lighthouse sends a beam across the sea.
Deniz feneri denizin üzerine bir ışık huzmesi gönderiyor.
He pointed the torch's beam at the door.
El fenerinin ışığını kapıya tuttu.
Kalıplar
- a beam of light
- laser beam
- light beam
- full beam
- a narrow beam
Eş anlamlıları: ray, shaft
İsim
kiriş, ahşap ya da çelik destek
a long thick piece of wood or metal that supports a roof or floor
The old house has wooden beams in the ceiling.
Eski evin tavanında ahşap kirişler var.
Workers lifted a steel beam onto the roof.
İşçiler çatıya çelik bir kiriş kaldırdı.
Kalıplar
- wooden / oak beam
- steel beam
- ceiling beam
- support beam
Türkçedeki 'kiriş' teknik görünse de İngilizcede 'beam' ev anlatımlarında sık geçer: 'exposed beams' tavanda açıkta duran ahşap kirişlerdir.
Fiil
gülümsemek, ışıl ışıl gülmek
to smile widely because you are very happy
Elif beamed when she saw her exam results.
Elif sınav sonuçlarını görünce yüzü güldü.
The proud parents were beaming at the ceremony.
Gururlu anne babanın yüzü törende ışıl ışıldı.
Kalıplar
- beam with pride / joy
- beam at someone
'Beam' sıradan bir 'smile'dan güçlüdür; mutluluktan yüzün parlaması anlamı taşır. Kalıp 'beam WITH pride'.
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
A of sunlight came through the window.
Pencereden bir güneş ışını girdi.