blur ne demek?
blur, Türkçede bulanıklık, net görülemeyen ya da hatırlanamayan şey demek. Fiil olarak bulanıklaştırmak; (sınırları) belirsizleştirmek anlamına da gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
İsim
bulanıklık, net görülemeyen ya da hatırlanamayan şey
something you cannot see or remember clearly
Without my glasses, the board is just a blur.
Gözlüğüm olmadan tahta sadece bir bulanıklık.
The whole week was a blur of exams.
Bütün hafta sınavlarla geçip gitti, hiçbir şey net değil.
The car went past in a blur.
Araba bir anda bulanık bir şekilde geçip gitti.
Kalıplar
- a blur of
- in a blur
- just a blur
- become a blur
- go by in a blur
Fiil
bulanıklaştırmak; (sınırları) belirsizleştirmek
to make something less clear or less distinct
Tears blurred her eyes.
Gözyaşları gözlerini bulanıklaştırdı.
Working from home blurs the line between work and rest.
Evden çalışmak iş ile dinlenme arasındaki çizgiyi belirsizleştiriyor.
Kalıplar
- blur the line between
- blur the distinction
- blur the boundaries
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
Without my glasses, the board is just a .
Gözlüğüm olmadan tahta sadece bir bulanıklık.