boundary ne demek?
boundary, Türkçede sınır (iki alan arasındaki çizgi) demek. Ayrıca sınır, kişisel sınır (kabul edilebilir davranışın sınırı) anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
İsim
sınır (iki alan arasındaki çizgi)
a real or imagined line that marks the edge of an area
The river forms the boundary between the two villages.
Nehir iki köy arasındaki sınırı oluşturuyor.
This fence marks the boundary of our garden.
Bu çit bahçemizin sınırını belirliyor.
The city boundary was moved further north last year.
Şehir sınırı geçen yıl daha kuzeye kaydırıldı.
Kalıplar
- mark the boundary
- boundary between A and B
- city / county boundary
- cross a boundary
- boundary line
İsim
sınır, kişisel sınır (kabul edilebilir davranışın sınırı)
a limit to what is acceptable or possible
It's important to set boundaries with your coworkers.
İş arkadaşlarınla sınır koymak önemli.
Her new novel pushes the boundaries of science fiction.
Yeni romanı bilim kurgunun sınırlarını zorluyor.
Kalıplar
- set boundaryies
- push the boundaryies
- respect someone's boundaryies
Türkçedeki 'sınır koymak' ifadesinin karşılığı 'set boundaries'dir, 'put a border' (✗) değildir.
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
The river forms the between the two villages.
Nehir iki köy arasındaki sınırı oluşturuyor.