coach ne demek?
coach, Türkçede antrenör, çalıştırıcı demek. Ayrıca şehirlerarası otobüs, tur otobüsü anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
İsim
antrenör, çalıştırıcı
a person who trains a sports player or team
Our coach makes us run before every training session.
Antrenörümüz her antrenmandan önce bize koşu yaptırıyor.
The new coach wants the team to pass the ball faster.
Yeni antrenör, takımın topu daha hızlı paslaşmasını istiyor.
Burak works as a swimming coach at a sports club.
Burak bir spor kulübünde yüzme antrenörü olarak çalışıyor.
Kalıplar
- football / tennis coach
- swimming coach
- head coach
- assistant coach
- life coach
Eş anlamlıları: trainer, instructor
İsim
şehirlerarası otobüs, tur otobüsü
a comfortable bus for long journeys or trips
We went from Ankara to Bursa by coach.
Ankara'dan Bursa'ya otobüsle gittik.
The coach to the airport leaves every hour.
Havalimanına giden otobüs saat başı kalkıyor.
Kalıplar
- by coach
- coach trip
- coach station
- take the coach
İngiliz İngilizcesinde şehirlerarası ve tur otobüsü 'coach', şehir içi otobüs 'bus'tır; otogar 'coach station'dır. Amerikan İngilizcesinde ikisine de genellikle 'bus' denir.
Fiil
çalıştırmak, eğitmek (sporcu, takım)
to train a person or team in a sport or skill
She coaches the girls' basketball team on weekends.
Hafta sonları kızların basketbol takımını çalıştırıyor.
Who coached you when you started running?
Koşmaya başladığında seni kim çalıştırdı?
Kalıplar
- coach a team
- coach players
- coach someone for a race
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
Our makes us run before every training session.
Antrenörümüz her antrenmandan önce bize koşu yaptırıyor.