Ana içeriğe geç

constitute ne demek?

constitute, Türkçede oluşturmak, teşkil etmek demek. Ayrıca sayılmak... niteliğinde olmak anlamına gelir.

/ˈkɑːnstɪtuːt/fiilC1

Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.

Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.

Bu kelimeyi bir hafta sonra da hatırlayacak mısın?vodid kelimeleri tam unutmak üzereyken yeniden sorar. Neyi ne zaman tekrar edeceğini o planlar.vodid nasıl çalışır?

Anlamları

Fiil (resmî)

oluşturmak, teşkil etmek

to form or make up a whole or part of something

  • Farmers constituted the largest group in most pre-industrial societies.

    Sanayi öncesi toplumların çoğunda en büyük grubu çiftçiler oluşturuyordu.

  • Children under fifteen constitute about a quarter of the town's population.

    On beş yaşın altındaki çocuklar kasaba nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.

  • These three chapters constitute the core of the book.

    Bu üç bölüm kitabın özünü oluşturur.

Kalıplar

  • constitute a majority
  • constitute a part of
  • constitute X percent of
  • together constitute

Eş anlamlıları: make up, form

Fiil (resmî)

sayılmak... niteliğinde olmak

to be considered as a particular thing

  • Copying another writer's sentences without credit constitutes plagiarism.

    Başka bir yazarın cümlelerini kaynak göstermeden kopyalamak intihal sayılır.

  • A small sample does not constitute strong evidence.

    Küçük bir örneklem güçlü bir kanıt sayılmaz.

Kalıplar

  • constitute a breach
  • constitute evidence

Fiil (resmî)

oluşturmak, meydana getirmek

to form or make up something, or a part of it

  • Hydrogen and helium constitute most of the visible matter in the universe.

    Hidrojen ve helyum, evrendeki görünür maddenin çoğunu oluşturur.

  • Water constitutes a large part of the human body.

    Su insan vücudunun büyük bir bölümünü oluşturur.

  • Women constitute half of the company's staff.

    Şirket çalışanlarının yarısını kadınlar oluşturur.

Kalıplar

  • constitute a part / proportion of
  • constitute the majority
  • constitute a threat / risk
  • constitute evidence

Eş anlamlıları: make up, form, compose

Özne parçalardır, nesne bütündür: 'Cells constitute tissue' (hücreler dokuyu oluşturur). 'Consist of' tersidir: 'Tissue consists of cells.' 'Constitute of' biçimi yanlıştır. Ayrıca 'sayılmak' anlamı: 'This does not constitute proof.'

Kendini dene

Boşluğa hangisi gelir?

Children under fifteen   about a quarter of the town's population.

On beş yaşın altındaki çocuklar kasaba nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.

İlgili kelimeler

Bu kelimenin listeleri

Sözlüğü nasıl hazırlıyoruzHata bildir