construct ne demek?
construct, Türkçede inşa etmek, yapmak (yapı, yol, kanal) demek. Ayrıca kurmak, oluşturmak (kuram, model, argüman, ölçek) anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Fiil
inşa etmek, yapmak (yapı, yol, kanal)
to build something such as a building, road or bridge
The Romans constructed long roads to connect distant towns.
Romalılar uzak kasabaları birbirine bağlamak için uzun yollar inşa etti.
Many European cities constructed new railway stations in the nineteenth century.
Pek çok Avrupa kenti on dokuzuncu yüzyılda yeni tren istasyonları inşa etti.
The bridge was constructed in less than two years.
Köprü iki yıldan kısa sürede inşa edildi.
Kalıplar
- construct a building
- construct a road
- construct a bridge
- newly constructed
- construct a canal
Eş anlamlıları: build, erect
Zıt anlamlısı: demolish
Fiil
kurmak, oluşturmak (kuram, model, argüman, ölçek)
to create an idea, theory, argument or model by putting parts together
The researchers constructed a simple model to explain how prices change.
Araştırmacılar fiyatların nasıl değiştiğini açıklamak için basit bir model kurdu.
She constructed her argument from letters and old newspaper reports.
Argümanını mektuplardan ve eski gazete haberlerinden kurdu.
İsim
kavram, kurgu (zihinsel ya da toplumsal olarak oluşturulmuş fikir)
an idea or concept created by people rather than existing naturally
Many sociologists see childhood as a social construct that changes over time.
Pek çok sosyolog çocukluğu zamanla değişen toplumsal bir kurgu olarak görür.
Intelligence is a construct that is difficult to measure directly.
Zekâ doğrudan ölçülmesi zor bir kavramdır.
Fiil
inşa etmek, yapmak, kurmak
to build something such as a building, bridge or machine
Engineers constructed the bridge from steel and reinforced concrete.
Mühendisler köprüyü çelik ve betonarmeden inşa etti.
The dam was constructed to control floods and produce electricity.
Baraj taşkınları önlemek ve elektrik üretmek için inşa edildi.
The students constructed a small wind tunnel in the lab.
Öğrenciler laboratuvarda küçük bir rüzgâr tüneli kurdu.
Kalıplar
- construct a bridge
- construct a building
- construct a dam
- construct a model
- newly constructed
- specially constructed
Eş anlamlıları: build, erect
'Construct' 'build'den daha resmidir; teknik metinlerde ve büyük yapılarda tercih edilir. İsmi 'construction' (yapım, inşaat). Fiilde vurgu ikinci hecede /kənˈstrʌkt/; isim 'construct' (kavram, yapı) ilk hecede vurgulanır.
Fiil
oluşturmak, kurmak (soyut)
to form an idea, model or argument by putting parts together
The researchers constructed a model to predict river flooding.
Araştırmacılar nehir taşkınlarını öngörmek için bir model oluşturdu.
Students learn to construct a clear argument in their essays.
Öğrenciler kompozisyonlarında açık bir savı kurmayı öğrenir.
Kalıplar
- construct an argument
- construct a theory
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
Many sociologists see childhood as a social that changes over time.
Pek çok sosyolog çocukluğu zamanla değişen toplumsal bir kurgu olarak görür.