deduction ne demek?
deduction, Türkçede çıkarım, akıl yürütme (tümdengelim) demek. Ayrıca kesinti, düşülen miktar anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
İsim
çıkarım, akıl yürütme (tümdengelim)
reaching a conclusion from the facts you know
The detective solved the case by careful deduction.
Dedektif olayı dikkatli akıl yürütmeyle çözdü.
The lights are on, so 'He must be at home' is a reasonable deduction.
Işıklar yanıyor, o yüzden 'Evde olmalı' makul bir çıkarım.
Your deduction was correct.
Çıkarımın doğruydu.
Kalıplar
- by deduction
- make a deduction
- logical deduction
- modals of deduction
- a simple deduction
Eş anlamlıları: conclusion, inference
İsim
kesinti, düşülen miktar
an amount taken away from a total
After deductions, my salary is much lower.
Kesintilerden sonra maaşım çok daha düşük.
There's a deduction for late delivery.
Geç teslim için bir kesinti var.
Kalıplar
- tax deduction
- after deductions
- a deduction from something
Bu anlam 'deduct' (düşmek) fiilinden gelir; iki anlam aynı kelimede birleşmiştir. Maaş bordrosundaki kesintiler 'deductions'dır.
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
The detective solved the case by careful .
Dedektif olayı dikkatli akıl yürütmeyle çözdü.