distinguish ne demek?
distinguish, Türkçede ayırt etmek, ayırmak demek. Ayrıca ayırmak, farklı kılmak anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Fiil
ayırt etmek, ayırmak
to recognize the difference between two or more things
It can be hard to distinguish a cold from the flu.
Soğuk algınlığını gripten ayırt etmek zor olabilir.
Doctors use blood tests to distinguish between the two infections.
Doktorlar iki enfeksiyonu birbirinden ayırt etmek için kan testlerinden yararlanır.
Some people cannot distinguish red from green.
Bazı insanlar kırmızıyı yeşilden ayırt edemez.
Kalıplar
- distinguish between A and B
- distinguish A from B
- difficult to distinguish
- clearly distinguish
- distinguishing feature
Eş anlamlıları: differentiate, tell apart
Fiil
ayırmak, farklı kılmak
to be the feature that makes something different
A high fever distinguishes this infection from a common cold.
Yüksek ateş bu enfeksiyonu sıradan soğuk algınlığından ayırır.
What distinguishes this hospital is its fast emergency care.
Bu hastaneyi farklı kılan şey hızlı acil bakımıdır.
Kalıplar
- distinguish something from something
Fiil
ayırt etmek, birbirinden ayırmak
to recognize the difference between two people or things
Early sociologists distinguished between traditional rural communities and modern urban societies.
İlk sosyologlar geleneksel kırsal topluluklarla modern kentsel toplumları birbirinden ayırdı.
Historians must distinguish reliable sources from later copies.
Tarihçiler güvenilir kaynakları sonraki kopyalardan ayırt etmelidir.
Young children cannot always distinguish fact from fiction.
Küçük çocuklar gerçeği kurgudan her zaman ayırt edemez.
Kalıplar
- distinguish between A and B
- distinguish A from B
- clearly distinguish
- difficult to distinguish
- distinguish oneself
Eş anlamlıları: differentiate, tell apart
İki kalıp vardır: 'distinguish between A and B' ve 'distinguish A from B'. Sıfat 'distinguished' 'ayırt edilmiş' değil 'seçkin, saygın' demektir: 'a distinguished historian' = saygın bir tarihçi.
Fiil
(bir şeyi ötekilerden) farklı kılmak, ayırmak
to be the feature that makes something different
What distinguishes this school from others is its small class size.
Bu okulu diğerlerinden ayıran şey sınıflarının küçük olmasıdır.
A rich oral tradition distinguishes the culture of the region.
Zengin bir sözlü gelenek bölgenin kültürünü farklı kılar.
Kalıplar
- distinguish A from B
- what distinguishes
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
It can be hard to a cold from the flu.
Soğuk algınlığını gripten ayırt etmek zor olabilir.