Ana içeriğe geç

fracture ne demek?

fracture, Türkçede kırık (kemikte) demek. Fiil olarak kırmak, kırılmak (kemik) anlamına da gelir.

/ˈfræktʃər/isimC1

Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.

Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.

Bu kelimeyi bir hafta sonra da hatırlayacak mısın?vodid kelimeleri tam unutmak üzereyken yeniden sorar. Neyi ne zaman tekrar edeceğini o planlar.vodid nasıl çalışır?

Anlamları

İsim

kırık (kemikte)

a break or crack in a bone

  • The X-ray showed a small fracture in her wrist.

    Röntgen bileğinde küçük bir kırık gösterdi.

  • Hip fractures are more common in people with weak bones.

    Kalça kırıkları kemikleri zayıf olan kişilerde daha sık görülür.

  • Most fractures heal well if the bone is kept still.

    Kemik hareketsiz tutulursa kırıkların çoğu iyi kaynar.

Kalıplar

  • hip fracture
  • skull fracture
  • stress fracture
  • suffer a fracture
  • fracture heals

Fiil

kırmak, kırılmak (kemik)

to break or crack a bone

  • She fractured her arm in a fall.

    Düşünce kolunu kırdı.

  • Bones fracture more easily in older age.

    Kemikler ileri yaşta daha kolay kırılır.

Kalıplar

  • fracture a bone
  • fracture an ankle

İsim

çatlak, kırık (kayaçta, malzemede)

a crack or break in rock or in a hard material

  • Water entered the fractures in the rock and froze during the winter.

    Su kayadaki çatlaklara girdi ve kış boyunca dondu.

  • Groundwater can move quickly through fractures in hard rock.

    Yeraltı suyu sert kayaçtaki çatlaklardan hızla ilerleyebilir.

  • Engineers inspected the bridge for small fractures in its steel beams.

    Mühendisler köprünün çelik kirişlerinde küçük çatlaklar olup olmadığını inceledi.

Kalıplar

  • fracture in the rock
  • stress fracture
  • hairline fracture
  • fatigue fracture
  • fracture zone
  • fracture surface

'Fracture' 'crack'ten daha teknik bir kelimedir. Tıpta kemik kırığı da 'fracture'dır (günlük dilde 'broken bone'). Fiil olarak da kullanılır: 'The glass fractured.'

İsim

kırık (kemik)

a break in a bone

  • The X-ray showed a small fracture in his wrist.

    Röntgen bileğinde küçük bir kırık olduğunu gösterdi.

  • She was treated for a hip fracture after the fall.

    Düştükten sonra kalça kırığı için tedavi gördü.

Kalıplar

  • bone fracture
  • hip fracture

Fiil

kırılmak, çatlamak; kırmak

to crack or break, or to make something do this

  • Brittle materials fracture suddenly without bending first.

    Gevrek malzemeler önce eğilmeden aniden kırılır.

  • The pipe fractured when the water inside it froze.

    İçindeki su donunca boru çatladı.

Kalıplar

  • fracture easily

Kendini dene

Boşluğa hangisi gelir?

The X-ray showed a small   in her wrist.

Röntgen bileğinde küçük bir kırık gösterdi.

İlgili kelimeler

Bu kelimenin listeleri

Sözlüğü nasıl hazırlıyoruzHata bildir