Ana içeriğe geç

invasive ne demek?

invasive, Türkçede girişimsel (vücuda kesi ya da alet sokmayı gerektiren) demek. Ayrıca yayılan, istilacı (hastalık, tür) anlamına gelir.

/ɪnˈveɪsɪv/sıfatC1

Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.

Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.

Bu kelimeyi bir hafta sonra da hatırlayacak mısın?vodid kelimeleri tam unutmak üzereyken yeniden sorar. Neyi ne zaman tekrar edeceğini o planlar.vodid nasıl çalışır?

Anlamları

Sıfat

girişimsel (vücuda kesi ya da alet sokmayı gerektiren)

involving cutting the skin or putting instruments into the body

  • Doctors prefer a blood test to an invasive procedure whenever possible.

    Hekimler, mümkün olduğunda girişimsel bir işlem yerine kan testini tercih eder.

  • Ultrasound is a non-invasive way to examine the organs.

    Ultrason, organları incelemenin girişimsel olmayan bir yoludur.

  • Minimally invasive surgery usually allows a faster recovery.

    Minimal girişimsel cerrahi genellikle daha hızlı iyileşme sağlar.

Kalıplar

  • invasive procedure
  • invasive surgery
  • non-invasive test
  • minimally invasive
  • less invasive

Zıt anlamlısı: non-invasive

Sıfat

yayılan, istilacı (hastalık, tür)

spreading quickly into healthy tissue or into a new area

  • An invasive tumor can spread into nearby tissue.

    İnvaziv bir tümör çevredeki dokuya yayılabilir.

  • Invasive plant species can push out native plants.

    İstilacı bitki türleri yerli bitkileri alandan çıkarabilir.

Kalıplar

  • invasive species
  • invasive cancer
  • invasive tumor

Sıfat

istilacı (yeni bir bölgeye girip hızla yayılan)

of a plant or animal: spreading quickly in a new area and harming local species

  • Invasive plants can crowd out native species and reduce biodiversity.

    İstilacı bitkiler yerli türleri bastırarak biyolojik çeşitliliği azaltabilir.

  • Ships can carry invasive species from one ocean to another in their ballast water.

    Gemiler istilacı türleri balast sularında bir okyanustan diğerine taşıyabilir.

  • Volunteers removed invasive weeds from the riverbank.

    Gönüllüler nehir kıyısındaki istilacı yabani otları temizledi.

Kalıplar

  • invasive species
  • invasive plants
  • highly invasive
  • control invasive species
  • invasive weeds

Zıt anlamlıları: native, indigenous

'Invasive species' ile 'introduced (non-native) species' aynı şey değildir: her yabancı tür istilacı olmaz, yalnız hızla yayılıp zarar veren 'invasive' sayılır. Tıpta 'invasive' (girişimsel) ayrı anlamdadır: 'a non-invasive test'.

Kendini dene

Boşluğa hangisi gelir?

Doctors prefer a blood test to an   procedure whenever possible.

Hekimler, mümkün olduğunda girişimsel bir işlem yerine kan testini tercih eder.

İlgili kelimeler

Bu kelimenin listeleri

Sözlüğü nasıl hazırlıyoruzHata bildir