Ana içeriğe geç

İngilizce mutfak eşyaları

17 kelime. Her biri okunuşu, Türkçesi ve örnek cümlesiyle.

Kendini dene: eşleştir

0 / 4

Önce İngilizcesine, sonra Türkçesine dokun.

  • spoon/spuːn/

    kaşık

    Can I have a spoon for my soup, please?

    Çorbam için bir kaşık alabilir miyim, lütfen?

  • fork/fɔːrk/

    çatal

    Can I have a fork, please?

    Bir çatal alabilir miyim, lütfen?

  • knife/naɪf/

    bıçak

    Cut the bread with this knife.

    Ekmeği bu bıçakla kes.

  • plate/pleɪt/

    tabak

    Can you put the plates on the table?

    Tabakları masaya koyabilir misin?

  • bowl/boʊl/

    kâse, kase

    I eat a bowl of soup every evening in winter.

    Kışın her akşam bir kâse çorba içerim.

  • cup/kʌp/

    fincan; kulplu bardak

    Would you like a cup of tea?

    Bir fincan çay ister misin?

  • glass/ɡlæs/

    bardak (camdan, kulpsuz)

    Can I have a glass of water, please?

    Bir bardak su alabilir miyim, lütfen?

  • pan/pæn/

    tava; tencere

    Put the pan on the stove and add some oil.

    Tavayı ocağa koy ve biraz yağ ekle.

  • pot/pɑːt/

    tencere; demlik, çaydanlık

    Put the rice in a big pot with water.

    Pirinci suyla birlikte büyük bir tencereye koy.

  • kettle/ˈketəl/

    su ısıtıcısı, kettle

    I'll put the kettle on and make some tea.

    Su ısıtıcısını çalıştırıp biraz çay yapacağım.

  • tray/treɪ/

    tepsi; (fırın) tepsisi

    The waiter brought our tea on a tray.

    Garson çayımızı tepside getirdi.

  • lid/lɪd/

    kapak (tencere, kutu, kavanoz)

    Put the lid on the pot and let the rice cook.

    Tencerenin kapağını kapat ve pirinç pişsin.

  • jar/dʒɑːr/

    kavanoz

    Can you open this jar for me?

    Bu kavanozu benim için açabilir misin?

  • bottle/ˈbɑːtəl/

    şişe

    Can I have a bottle of water, please?

    Bir şişe su alabilir miyim, lütfen?

  • apron/ˈeɪprən/

    önlük (mutfak, iş önlüğü)

    My grandmother always wears an apron in the kitchen.

    Babaannem mutfakta hep önlük takar.

  • sink/sɪŋk/

    lavabo, eviye

    The dirty plates are in the sink.

    Kirli tabaklar lavaboda.

  • tap/tæp/

    musluk

    Turn off the tap while you brush your teeth.

    Dişlerini fırçalarken musluğu kapat.

Bu kelimeleri vodid'de eşleştirerek çalışKayıt olmadan bir eşleştirme seti çöz. Unuttuğun kelime, tekrar zamanı gelince yeniden karşına çıkar.Kayıt olmadan dene

Öğretmen misin?

Kelime konularını öğrencilerine ödev olarak ver, kimin ne kadar bildiğini gör.

Benzer listeler