Ana içeriğe geç

İngilizce saatler

18 kelime. Her biri okunuşu, Türkçesi ve örnek cümlesiyle.

Saat söylemek

  • o'clock/əˈklɑːk/

    tam saat (saat tam X'te)

    It's three o'clock.

    Saat üç.

  • half/hæf/

    yarı, yarım

    Half of my friends live in Istanbul.

    Arkadaşlarımın yarısı İstanbul'da yaşıyor.

  • quarter/ˈkwɔːrtər/

    çeyrek (saat)

    The train leaves at a quarter past nine.

    Tren dokuzu çeyrek geçe kalkıyor.

  • past/pæst/

    geçmiş

    In the past, people wrote letters by hand.

    Geçmişte insanlar mektupları elle yazardı.

  • hour/aʊər/

    saat (60 dakikalık süre)

    I'll be back in an hour.

    Bir saate dönerim.

  • minute/ˈmɪnət/

    dakika

    Wait a minute, please.

    Bir dakika bekle, lütfen.

  • second/ˈsɛkənd/

    saniye; kısa an

    The video is only thirty seconds long.

    Video yalnızca otuz saniye.

  • time/taɪm/

    saat (kaç olduğu)

    What time is it?

    Saat kaç?

  • clock/klɑːk/

    saat (duvar veya masa saati)

    The clock on the wall says it's three o'clock.

    Duvardaki saat üçü gösteriyor.

  • watch/wɑːtʃ/

    kol saati

    He checked his watch, it was already noon.

    Saatine baktı, öğle olmuştu bile.

Bu kelimeleri vodid'de eşleştirerek çalışKayıt olmadan bir eşleştirme seti çöz. Unuttuğun kelime, tekrar zamanı gelince yeniden karşına çıkar.Kayıt olmadan dene

Günün bölümleri

  • morning/ˈmɔːrnɪŋ/

    sabah

    I drink coffee in the morning.

    Sabahları kahve içerim.

  • noon/nuːn/

    öğle, öğle vakti (saat 12.00)

    We usually have lunch at noon.

    Öğle yemeğini genellikle saat on ikide yeriz.

  • afternoon/ˌæftərˈnuːn/

    öğleden sonra

    I have a class in the afternoon.

    Öğleden sonra dersim var.

  • evening/ˈiːvnɪŋ/

    akşam

    We watch TV in the evening.

    Akşamları televizyon izleriz.

  • night/naɪt/

    gece

    I sleep eight hours at night.

    Geceleri sekiz saat uyurum.

  • midnight/ˈmɪdnaɪt/

    gece yarısı (saat 00.00)

    The last metro leaves just before midnight.

    Son metro gece yarısından hemen önce kalkıyor.

  • early/ˈɜːrli/

    erken

    I always wake up early.

    Her zaman erken kalkarım.

  • late/leɪt/

    geç (beklenen zamandan sonra)

    Sorry I'm late!

    Geç kaldığım için üzgünüm!

Öğretmen misin?

Kelime konularını öğrencilerine ödev olarak ver, kimin ne kadar bildiğini gör.

Benzer listeler