moving ne demek?
moving, Türkçede dokunaklı, duygulandırıcı demek. Ayrıca hareket eden, hareketli (araç, parça) anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Sıfat
dokunaklı, duygulandırıcı
making you feel strong emotions, especially sadness or sympathy
The end of the movie was so moving that I cried.
Filmin sonu o kadar dokunaklıydı ki ağladım.
Grandpa told us a moving story about his first day in Istanbul.
Dedem bize İstanbul'daki ilk günüyle ilgili dokunaklı bir hikâye anlattı.
It was a moving moment when the old friends met again after forty years.
Eski dostların kırk yıl sonra yeniden buluştuğu an çok duygulandırıcıydı.
Kalıplar
- a moving story
- a moving speech
- a moving moment
- deeply moving
- find something moving
Sıfat
hareket eden, hareketli (araç, parça)
changing position; not still
Never get off a moving bus.
Hareket hâlindeki otobüsten asla inme.
This old clock has many small moving parts.
Bu eski saatin birçok küçük hareketli parçası var.
Kalıplar
- a moving car
- a moving train
- moving parts
İsim olarak 'moving' taşınma demektir: 'moving day' (taşınma günü).
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
The end of the movie was so that I cried.
Filmin sonu o kadar dokunaklıydı ki ağladım.