Ana içeriğe geç

nerve ne demek?

nerve, Türkçede (çoğulda) heyecan, gerginlik, sinirler demek. Ayrıca cesaret; yüzsüzlük anlamına gelir.

/nɜːrv/isimB2

Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.

Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.

Bu kelimeyi bir hafta sonra da hatırlayacak mısın?vodid kelimeleri tam unutmak üzereyken yeniden sorar. Neyi ne zaman tekrar edeceğini o planlar.vodid nasıl çalışır?

Anlamları

İsim

(çoğulda) heyecan, gerginlik, sinirler

worry or fear before something important

  • I always get nerves before an exam.

    Sınavdan önce hep heyecanlanırım.

  • She took a deep breath to calm her nerves.

    Sakinleşmek için derin bir nefes aldı.

  • The noise is getting on my nerves.

    Bu gürültü sinirimi bozuyor.

Kalıplar

  • calm your nerves
  • get on someone's nerves
  • a bundle of nerves
  • pre-exam nerves
  • nerves of steel

İsim

cesaret; yüzsüzlük

the courage to do something difficult, or rude confidence

  • He didn't have the nerve to ask her out.

    Ona çıkma teklif etmeye cesareti yoktu.

  • She had the nerve to ask me for more money.

    Benden daha fazla para istemeye yüzü vardı.

Kalıplar

  • have the nerve to do something
  • lose your nerve

'What a nerve!' = Ne yüzsüzlük! Bağlam cesareti mi yoksa küstahlığı mı anlattığını gösterir.

İsim

sinir (vücutta)

a thin fibre that carries messages between the brain and the body

  • The dentist said the tooth nerve was damaged.

    Diş hekimi diş sinirinin zarar gördüğünü söyledi.

  • Nerves carry signals from the skin to the brain.

    Sinirler deriden beyne sinyal taşır.

Kalıplar

  • nerve damage
  • nerve cell

Telaffuz /nɜːrv/: 'e' harfi 'er' gibi uzun okunur.

Kendini dene

Boşluğa hangisi gelir?

He didn't have the   to ask her out.

Ona çıkma teklif etmeye cesareti yoktu.

İlgili kelimeler

Bu kelimenin listeleri

Sözlüğü nasıl hazırlıyoruzHata bildir