paint ne demek?
paint, Türkçede resim yapmak, tablo boyamak (sanatsal) demek. Ayrıca boyamak (duvar, yüzey vb.) anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Fiil
resim yapmak, tablo boyamak (sanatsal)
to create a picture using paint as an artistic hobby
She paints in her free time, mostly landscapes.
Boş zamanlarında resim yapıyor, çoğunlukla manzaralar.
He painted a portrait of his grandmother.
Büyükannesinin portresini yaptı.
I'd like to learn how to paint with watercolors.
Suluboya ile resim yapmayı öğrenmek istiyorum.
Kalıplar
- paint a portrait / landscape / picture
- paint in oils / watercolor / acrylic
- paint from life
Eş anlamlısı: draw
'Paint' ile 'draw' farkı önemlidir: 'paint' = boya kullanarak resim yapmak (fırça + suluboya/yağlıboya); 'draw' = kurşunkalem, kalem veya tükenmezle çizim yapmak. 'She draws portraits' (kalemle çizer) vs 'She paints portraits' (boyayla yapar).
Fiil
boyamak (duvar, yüzey vb.)
to cover a surface with paint for a practical purpose
We painted the bedroom walls light blue.
Yatak odası duvarlarını açık maviye boyadık.
The workers are painting the fence.
İşçiler çiti boyuyor.
Kalıplar
- paint the walls / ceiling / fence
- paint a room
İsim
boya
a coloured liquid used to colour a surface or create a picture
She bought new tubes of oil paint.
Yeni yağlıboya tüpleri aldı.
The paint on the wall is starting to peel.
Duvardaki boya soyulmaya başlıyor.
Kalıplar
- oil paint
- watercolor paint
- acrylic paint
- a coat of paint
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
I'd like to learn how to with watercolors.
Suluboya ile resim yapmayı öğrenmek istiyorum.