pass ne demek?
pass, Türkçede geçmek (sınav veya ders) demek. Ayrıca vermek, uzatmak; yanından geçmek anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Fiil
geçmek (sınav veya ders)
to succeed in an exam or test
She studied hard and passed the exam.
Çok çalıştı ve sınavı geçti.
I need to pass all my courses to graduate.
Mezun olabilmek için tüm derslerimi geçmem gerekiyor.
Did you pass your driving test?
Sürücü sınavını geçtin mi?
Kalıplar
- pass an exam/test
- pass a course
- pass with flying colors
- pass (the) deadline
- barely pass
Zıt anlamlısı: fail
KRİTİK KALIP: 'pass AN exam', doğrudan nesne alır. 'Pass IN an exam' YANLIŞ. 'Pass the exam' veya 'pass my exam' doğru. Türkçede 'sınavı geçmek' ile birebir örtüşür ama edat farkına dikkat edin.
Fiil
vermek, uzatmak; yanından geçmek
to give something to someone; to go past something
Can you pass the salt, please?
Tuzu uzatır mısın lütfen?
I passed a bookstore on my way to school.
Okula giderken bir kitapçının önünden geçtim.
He passed the ball to his teammate.
Topu takım arkadaşına verdi.
Kalıplar
- pass something to someone
- pass by (a place)
- pass the ball
- pass the time
İsim
geçiş belgesi, bilet; geçer not
a document allowing entry; a satisfactory grade
She got a pass on the assignment.
Ödev için geçer not aldı.
You need a security pass to enter the building.
Binaya girebilmek için güvenlik kartına ihtiyacın var.
Kalıplar
- get a pass
- bus pass
- security pass
- free pass
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
I need to all my courses to graduate.
Mezun olabilmek için tüm derslerimi geçmem gerekiyor.