train ne demek?
train, Türkçede tren demek. Fiil olarak eğitmek, yetiştirmek (birine bir beceri öğretmek) anlamına da gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
İsim
tren
a long vehicle that runs on rails and carries passengers or goods
The train to London leaves at 9 a.m.
Londra'ya giden tren sabah 9'da kalkıyor.
We took the train from Ankara to Istanbul.
Ankara'dan İstanbul'a treni kullandık.
I read a book on the train.
Trende kitap okudum.
Kalıplar
- take the train
- get on/off the train
- by train
- train station
- miss the train
- catch the train
EDAT TUZAĞI: 'on the train' doğru, 'in the train' YANLIŞ. Trende oturuyor olsan bile 'on' kullanılır. Genel ulaşım: 'by train' (article yok). Tren istasyonu için 'train station' kalıbı, 'train stop' DENMEZ, sadece 'train station'.
Fiil
eğitmek, yetiştirmek (birine bir beceri öğretmek)
to teach a person or animal a skill through practice
She trains young dancers at the academy.
Akademide genç dansçıları yetiştiriyor.
The company trained me for three months.
Şirket beni üç ay eğitti.
Kalıplar
- train someone to do something
- train for a job
- well-trained
Türkçedeki 'eğitmek/yetiştirmek' İngilizcede 'train' fiiliyle karşılanır. 'Educate' daha akademik (okul eğitimi), 'train' ise pratik beceri/iş eğitimi içindir. 'I am trained as a teacher' = öğretmen olarak yetiştirildim.
Fiil
antrenman yapmak, çalışmak (spor)
to practice a sport or physical activity regularly
He trains at the gym every morning.
Her sabah spor salonunda antrenman yapıyor.
She is training for a marathon.
Maraton için çalışıyor.
Kalıplar
- train for something
- train hard
- train at the gym
Biçimleri
- Yalın hâli
- train
- 2. hâli
- trained
- 3. hâli
- trained
- -ing hâli
- training
- He, she, it ile
- trains
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
The to London leaves at 9 a.m.
Londra'ya giden tren sabah 9'da kalkıyor.