İngilizce ulaşım araçları
16 kelime. Her biri okunuşu, Türkçesi ve örnek cümlesiyle.
Kendini dene: eşleştir
0 / 4Önce İngilizcesine, sonra Türkçesine dokun.
- car/kɑːr/
araba, otomobil
I go to work by car.
İşe arabayla giderim.
- bus/bʌs/
otobüs
I take the bus to school every day.
Her gün okula otobüsle giderim.
- train/treɪn/
tren
The train to London leaves at 9 a.m.
Londra'ya giden tren sabah 9'da kalkıyor.
- plane/pleɪn/
uçak
Our plane lands at 3 p.m.
Uçağımız 15:00'te iniyor.
- bike/baɪk/
bisiklet
I ride my bike to work.
İşe bisikletimle giderim.
- bicycle/ˈbaɪsɪkəl/
bisiklet
I ride my bicycle to school every day.
Her gün okula bisikletimle giderim.
- motorcycle/ˈmoʊtərˌsaɪkəl/
motosiklet
My uncle rides his motorcycle to work.
Amcam işe motosikletiyle gidiyor.
- scooter/ˈskuːtər/
scooter, elektrikli scooter
My little brother rides his scooter in the park.
Küçük kardeşim parkta scooter'ına biniyor.
- taxi/ˈtæksi/
taksi
Let's take a taxi to the airport.
Havaalanına taksiyle gidelim.
- boat/boʊt/
tekne, kayık
We went across the lake by boat.
Gölün karşısına tekneyle geçtik.
- ship/ʃɪp/
gemi
The ship arrived at the port in the morning.
Gemi sabah limana vardı.
- ferry/ˈfɛri/
feribot, vapur
We took the ferry from Kadıköy to Eminönü.
Kadıköy'den Eminönü'ne vapura bindik.
- tram/træm/
tramvay
I take the tram to the city centre.
Şehir merkezine tramvayla giderim.
- van/væn/
kamyonet, minibüs, panelvan
The delivery van comes every morning at eight.
Dağıtım kamyoneti her sabah sekizde geliyor.
- lorry/ˈlɔːri/
kamyon, tır
A lorry was blocking the street.
Bir kamyon sokağı kapatıyordu.
- underground/ˈʌndərɡraʊnd/
metro (İngiliz kullanımı)
The underground is the fastest way to get around London.
Londra'da dolaşmanın en hızlı yolu metrodur.
Öğretmen misin?
Kelime konularını öğrencilerine ödev olarak ver, kimin ne kadar bildiğini gör.