Ana içeriğe geç

First Conditional

Türkçede: birinci koşul: olası durum

Gelecekte gerçekleşme olasılığı olan koşul ve sonuç. Günlük hayatta en çok kullanılan koşul yapısı.

İçindekiler (7)
  1. Ne zaman kullanılır?
  2. Olumlu, olumsuz, soru
  3. Cümle sırası ve virgül
  4. unless: 'if not' demenin ekonomik yolu
  5. will yerine diğer modallar
  6. Sık yapılan hatalar
  7. Özet

First Conditional, günlük hayatta en sık kullandığın koşul yapısıdır. Yarın yağmur yağarsa ne yapacağını, trafiğe takılırsan zamanında yetişip yetişemeyeceğini, çok çalışırsan sınavda başarılı olup olmayacağını hep bu yapı ile anlatırsın. Anahtar fikir şudur: olay henüz gerçekleşmedi ama gerçekçi bir olasılık. Bilimsel gerçek değil (o Zero Conditional), hayali de değil (o Second Conditional), ama gerçekleşebilir bir senaryo. İki parçası da tanıdık zamanlardan kurulur: if tarafı Present Simple, sonuç tarafı will + yalın fiil.

Ne zaman kullanılır?

First Conditional, gelecekte gerçekleşebilecek durumlar için kullanılır. Koşul gerçekçidir: olabilir de, olmayabilir de. 'Yarın yağmur yağarsa pikniği iptal ederiz' dediğinde yağmur yağma ihtimali var, kesin değil ama mümkün. 'Eğer sınavdan geçersen sana bir hediye alırım' dediğinde geçme ihtimali var.

Bu kullanım planlama, karar verme, söz verme, uyarma, tehdit etme gibi durumlarda sık karşına çıkar. Karşındakine, yaptığı şeyin sonucunu anlatırken ya da bir öneride bulunurken bu yapıyı kullanırsın: 'Eğer böyle devam edersen ...'

Temel yapı

If + Present Simple, will + V (base)

If tarafı (koşul) Present Simple, ana cümle (sonuç) 'will + yalın fiil'. Dikkat: if tarafında 'will' kullanılmaz. Türk öğrencilerin burada sık yaptığı hata: 'If it will rain' demek. Doğrusu 'If it rains'tir.

Olumlu, olumsuz, soru

First Conditional'ın üç formunu öğrenmenin en kolay yolu, iki parçayı ayrı ayrı ele almaktır. If tarafı her zaman Present Simple kurallarına uyar. Ana cümle ise will / won't / Will... yapılarını kullanır.

Olumlu

If + özne + Present Simple (üçüncü tekilde fiil + -s), özne + will + yalın fiil

Her iki tarafta da olumlu yapı. Ana cümlede 'will' günlük kullanımda 'I'll, she'll, they'll' olarak kısaltılır.

  • If it rains tomorrow, we will the picnic.

    Yarın yağmur yağarsa pikniği iptal ederiz.

  • If you study hard, you'll pass the exam.

    Sıkı çalışırsan sınavı geçersin.

  • I'll call you if I need help.

    Yardıma ihtiyacım olursa seni ararım.

    Sıra ters, virgül yok.

Olumsuz

If + özne + don't / doesn't + V, özne + won't + V (veya tersi)

Olumsuzluk ya if tarafında olur (koşul gerçekleşmezse), ya ana cümlede olur, ya da ikisinde birden. Üçü de kullanılır; aşağıdaki örnekler sırayla bu üç durumu gösteriyor.

  • If you don't , you'll the train.

    Acele etmezsen treni kaçırırsın.

    If tarafı olumsuz.

  • If you ask her, she won't refuse.

    Ondan istersen reddetmez.

    Ana cümle olumsuz.

  • If it doesn't stop raining, we won't go to the park.

    Yağmur durmazsa parka gitmeyiz.

    Her ikisi de olumsuz.

Soru

(What / Where / How +) will + özne + yalın fiil + if + özne + Present Simple?

Sorular genelde 'What / Where / How + will + özne + fiil ... if ...?' yapısında kurulur; fiil soru sözcüğüne göre değişir: 'What will you do...?', 'Where will we go...?', 'How will you get there...?'. Ana cümle soru, if tarafı düz cümle düzenindedir.

  • What will you do if it rains tomorrow?

    Yarın yağmur yağarsa ne yaparsın?

  • Will you help me if I ask?

    İstersem bana yardım eder misin?

  • Where will we go if the restaurant is full?

    Restoran doluysa nereye gideceğiz?

Şimdi sen dene: temel yapı

1 / 3

If we ___ early tomorrow, we ___ the sunset.

Cümle sırası ve virgül

First Conditional'da iki parçanın sırası değiştirilebilir. 'If it rains tomorrow, we will stay home' ile 'We will stay home if it rains tomorrow' aynı şeyi söyler. Anlam açısından fark yoktur, ama ufak bir yazım kuralı vardır: if tarafı başta geliyorsa iki parça arasına virgül konur; ana cümle başta geliyorsa virgül kullanılmaz.

Hangi sırayı seçeceğin biraz da vurgulamak istediğin şeye bağlı. Cümlenin başında olan parça genelde daha çok dikkat çeker. Koşulu vurgulamak istiyorsan if'i önce kullan. Sonucu vurgulamak istiyorsan ana cümleyi önce kullan.

Sıra değişimi ve virgül

  • If you need anything, just ask.

    Bir şeye ihtiyacın olursa söyle.

    If önde, virgül var.

  • Just ask if you need anything.

    Bir şeye ihtiyacın olursa söyle.

    Ana cümle önde, virgül yok.

unless: 'if not' demenin ekonomik yolu

'Unless' kelimesi 'eğer değilse' anlamı verir ve 'if not' yerine geçer. İki yapı aynı anlamı taşır ama unless kullanmak cümleyi daha kısa ve doğal kılar. 'If you don't hurry, you'll miss the bus' cümlesi 'Unless you hurry, you'll miss the bus' olarak yazılabilir.

Dikkat: unless ile birlikte ayrıca olumsuzluk eklenmez. 'Unless you don't hurry' yanlıştır çünkü çift olumsuzluk oluşur. Unless zaten olumsuzluğu kendinde taşır.

unless örnekleri

  • I won't go unless you come with me.

    Sen benimle gelmezsen gitmeyeceğim.

    unless = if... not.

  • Unless it rains, we will have the party outside.

    Yağmur yağmazsa partiyi dışarıda yaparız.

  • She won't speak to him unless he .

    Özür dilemezse onunla konuşmayacak.

Şimdi sen dene: unless ve sıra

1 / 3

You won't understand ___ you read the whole chapter.

will yerine diğer modallar

First Conditional'ın ana cümlesinde her zaman 'will' olmak zorunda değildir. Anlam tonuna göre diğer modallar da kullanılabilir. 'May' ve 'might' olasılığı azaltır, 'If it rains, we may cancel' (yağmur yağarsa belki iptal ederiz). 'Can' izin verir, 'If you finish early, you can leave' (erken bitirirsen gidebilirsin). 'Should' tavsiye katar, 'If you feel sick, you should see a doctor' (kendini hasta hissedersen doktora görünmelisin).

Ayrıca emir kipi de kullanılabilir: 'If you see him, tell him to call me' (onu görürsen beni aramasını söyle).

Alternatif modal örnekleri

  • If you finish early, you can leave.

    Erken bitirirsen gidebilirsin.

    can = izin.

  • If you feel sick, you should see a doctor.

    Kendini hasta hissedersen doktora görünmelisin.

    should = tavsiye.

  • If it rains, we might stay home.

    Yağmur yağarsa evde kalabiliriz.

    might = düşük olasılık.

  • If you see John, tell him to call me.

    John'u görürsen beni aramasını söyle.

    Emir kipi.

Sık yapılan hatalar

  • If tarafında 'will' kullanmak

    Yanlış kullanım: If it will rain tomorrow, we will stay home.

    Doğru kullanım: If it rains tomorrow, we will stay home.

    First Conditional'ın temel kuralı şu: if tarafı şimdiki zamanla (çoğunlukla Present Simple) kurulur, 'will' kullanılmaz. 'Will' sadece sonuç kısmında, ana cümlede yer alır. Türkçedeki 'yağarsa' gelecek tonu taşıdığı için if tarafına 'will' koymak istersin; ama İngilizcede if tarafı Present Simple kalır.

  • Unless ile çift olumsuzluk

    Yanlış kullanım: Unless you don't call, I can't help.

    Doğru kullanım: Unless you call, I can't help.

    Unless kelimesi zaten 'if not' anlamı taşır. Arkasına ayrıca 'don't' veya 'doesn't' eklemek çift olumsuzluk yaratır ve cümlenin anlamını tersine çevirir. Unless'i Türkçedeki '-medikçe' ekiyle eşleştir: 'Unless you call, I can't help' = 'Aramadıkça yardım edemem.'

  • When vs if karıştırmak

    Yanlış kullanım: I'm not sure about tomorrow, but when I have time, I'll help you.

    Doğru kullanım: I'm not sure about tomorrow, but if I have time, I'll help you.

    'When I have time tomorrow, I'll help you' cümlesi tek başına doğrudur; yanlış olan, kesinlik yokken 'when' seçmektir. 'When' kesinlik bildirir: olayın gerçekleşeceğini biliyorsun. 'If' ise olasılıktır. 'When I finish work' (işi bitireceğim kesin) vs 'If I finish work early' (erken bitirip bitiremeyeceğim belirsiz). First Conditional gerçekçi gelecekle ilgili olasılık anlatır; bu yüzden 'if' tipik seçimdir. 'When' kullanmak olayın kesin olduğunu ima eder.

Özet

  • Yapı: If + Present Simple, will + V (base). If tarafında asla 'will' olmaz.
  • Kullanım: gelecekte gerçekleşme olasılığı olan koşul ve sonuç.
  • Sıra: If önde ise virgül var. Ana cümle önde ise virgül yok.
  • Unless = if not. Kendi olumsuzluğunu taşır, ek 'don't' eklenmez.
  • Ana cümlede will yerine may, might, can, should veya emir kipi de kullanılabilir.

İlgili konular

Okuduğun konuyu çöz.

Bu konunun 109 alıştırma seti uygulamada, kolaydan zora.