Ana içeriğe geç

Make vs Do

Türkçede: make ile do farkı

Günlük İngilizcede en çok karıştırılan iki fiil. 'Make' bir şey üretmek / yaratmak, 'do' bir eylem / görev gerçekleştirmek anlamında. Aralarındaki ayrım kelime kalıpları (collocations) ile öğrenilir.

İçindekiler (10)
  1. Genel mantık: make = üret, do = yap
  2. Yan yana: make ve do kalıpları
  3. Make ile yaygın kalıplar
  4. En yaygın 'make' kalıpları
  5. Do ile yaygın kalıplar
  6. En yaygın 'do' kalıpları
  7. Sık yapılan hatalar
  8. Make + nesne + sıfat / fiil
  9. Make + nesne + yapı
  10. Özet

'Make' ve 'do' İngilizcedeki en sık kullanılan fiillerden ikisidir ve Türkçeye çoğu zaman aynı kelimeyle çevrilir: 'yapmak'. İşte sorun da tam orada: Türkçedeki tek fiil, İngilizcede ikiye bölünür ve hangisinin hangi isimle gittiği çoğunlukla kurala değil kalıba bağlıdır. Genel bir mantık vardır: 'make' yeni bir şey üretmek / yaratmak, 'do' bir eylem / görev gerçekleştirmek demektir. Ama pratikte kelime kalıpları (collocations) bu mantığın dışına çıkan çok sayıda istisna barındırır. 'Make a decision' (karar vermek), 'do the dishes' (bulaşıkları yıkamak), 'make a mistake' (hata yapmak), 'do homework' (ödev yapmak).

Genel mantık: make = üret, do = yap

Temel ayrım şudur: 'make' bir şey yaratır, üretir, ortaya çıkarır; sonucu somut veya soyut bir 'şey'dir. 'Do' ise bir eylem veya görev gerçekleştirir; sonucu bir 'şey' değil, bir 'faaliyet'tir. Bir kek yaparsın ('make a cake') çünkü yoktan yeni bir şey çıkar. Ama bulaşıkları yaparsın ('do the dishes') çünkü burada ortaya bir şey çıkmıyor, sadece mevcut bir işi yerine getiriyorsun. Bir söz verirsin ('make a promise', soyut bir şey üretiyorsun), ama egzersiz yaparsın ('do exercise', faaliyet). Bu mantık çoğu durumda işe yarar; geri kalanı ezberdir.

Yan yana: make ve do kalıpları

Make bir sonuç ortaya çıkarır, do bir faaliyet yürütür. İlki üretim, ikincisi icra. Bu ayrım yetmediğinde, yani hangi fiilin geleceğini mantık söylemiyorsa, kalıba (collocation) bakmak gerekir.

make (üret / yarat)

Sonucu bir şey olan eylemler.

  • make a

    kek yapmak

  • make a decision

    karar vermek

  • make a noise

    gürültü çıkarmak

  • make a mistake

    hata yapmak

  • make a phone call

    telefon etmek

do (görev / faaliyet)

Bir aktiviteyi yürütmek.

  • do homework

    ev ödevi yapmak

  • do the dishes

    bulaşık yıkamak

  • do exercise

    egzersiz yapmak

  • do a favour

    bir iyilik yapmak

  • do the shopping

    alışveriş yapmak

Make ile yaygın kalıplar

'Make' daha çok üretim, yaratma, neden olma ve karar alma anlamlarında kullanılır. Günlük hayatta en sık geçen kalıplar: yemek (make breakfast, make dinner, make a sandwich), konuşma / ilişkiler (make a promise, make a suggestion, make a complaint, make a comment, make an excuse), duygu (make someone happy, make someone angry), seyahat (make a reservation, make a booking), hata (make a mistake), para (make money), ilerleme (make progress), arkadaşlık (make friends) ve teyit (make sure). 'Make' ayrıca 'sebep olmak' anlamında da kullanılır: 'The film made me cry' (film beni ağlattı), 'She makes me laugh' (o beni güldürür). Bu yapıda 'make + nesne + yalın fiil' sırası vardır.

En yaygın 'make' kalıpları

Kalıp

make a decision

Türkçe

karar vermek

Örnek

I made a difficult decision.

Kalıp

make a mistake

Türkçe

hata yapmak

Örnek

Don't make the same mistake.

Kalıp

make an effort

Türkçe

çaba göstermek

Örnek

She made a great effort.

Kalıp

make a plan

Türkçe

plan yapmak

Örnek

Let's make a plan together.

Kalıp

make a promise

Türkçe

söz vermek

Örnek

He made me a promise.

Kalıp

make a phone call

Türkçe

telefon etmek

Örnek

I need to make a call.

Kalıp

make a noise

Türkçe

gürültü yapmak

Örnek

Please don't make any noise.

Kalıp

make money

Türkçe

para kazanmak

Örnek

She makes good money.

Kalıp

make breakfast / dinner

Türkçe

kahvaltı / akşam yemeği yapmak

Örnek

I'll make dinner tonight.

Kalıp

make a reservation

Türkçe

rezervasyon yapmak

Örnek

We made a reservation for 8 pm.

Kalıp

make a difference

Türkçe

fark yaratmak

Örnek

Small things make a difference.

Kalıp

make a suggestion

Türkçe

öneride bulunmak

Örnek

Can I make a suggestion?

Kalıp

make sure

Türkçe

emin olmak

Örnek

Make sure you lock the door.

Kalıp

make friends

Türkçe

arkadaş edinmek

Örnek

She made a lot of friends at school.

Kalıp

make progress

Türkçe

ilerleme kaydetmek

Örnek

You're making good progress.

'Make' cümle örnekleri

  • She made a great at the .

    Mülakatta harika bir izlenim bıraktı.

  • Don't make any noise; the is .

    Gürültü yapma, bebek uyuyor.

  • He made a in .

    Gayrimenkulde servet kazandı.

  • The teacher made the lesson .

    Öğretmen dersi ilginç hale getirdi.

  • Can you make me a coffee, please?

    Bana bir kahve yapar mısın?

Do ile yaygın kalıplar

'Do' daha çok görev, aktivite ve genel işler için kullanılır. Şu alanlarda karşına çıkar: ev işleri (do the dishes, do the laundry, do the cleaning, do the cooking, do the shopping); iş ve okul (do homework, do a course, do research, do business, do a job); kişisel aktiviteler (do exercise, do sport, do yoga, do your hair); genel görevler (do a favour, do your best, do the right thing, do nothing). 'Do' ayrıca belirsiz / genel eylem için de kullanılır: 'What are you doing?' (ne yapıyorsun?), 'I have a lot to do' (yapacak çok işim var). 'Do' ayrıca soru ve olumsuz cümlelerde yardımcı fiildir; bu bambaşka bir işlevdir, buradaki kalıplarla karıştırma.

En yaygın 'do' kalıpları

Kalıp

do homework

Türkçe

ödev yapmak

Örnek

I have to do my homework.

Kalıp

do the dishes

Türkçe

bulaşık yıkamak

Örnek

Who's doing the dishes tonight?

Kalıp

do the laundry

Türkçe

çamaşır yıkamak

Örnek

She does the laundry on Sundays.

Kalıp

do the shopping

Türkçe

alışveriş yapmak

Örnek

We do the shopping on Saturdays.

Kalıp

do exercise

Türkçe

egzersiz yapmak

Örnek

You should do more exercise.

Kalıp

do a favour

Türkçe

bir iyilik yapmak

Örnek

Can you do me a favour?

Kalıp

do business

Türkçe

iş yapmak

Örnek

They do business with China.

Kalıp

do a course

Türkçe

kurs almak

Örnek

I'm doing an English course.

Kalıp

do your best

Türkçe

elinden geleni yapmak

Örnek

Just do your best.

Kalıp

do research

Türkçe

araştırma yapmak

Örnek

She does medical research.

Kalıp

do your hair

Türkçe

saçını yapmak

Örnek

She's doing her hair in the bathroom.

Kalıp

do nothing

Türkçe

hiçbir şey yapmamak

Örnek

I did nothing all day.

'Do' cümle örnekleri

  • Could you do me a ?

    Bana bir iyilik yapar mısın?

  • I did all my homework before dinner.

    Akşam yemeğinden önce tüm ödevimi yaptım.

  • She's doing a in .

    Hukuk lisansı okuyor.

  • What do you do for a ?

    Ne iş yaparsın? (geçimini ne ile sağlıyorsun?)

  • He's doing well at his new job.

    Yeni işinde gerçekten iyi gidiyor.

Zor vakalar: mantık değil kalıp

  • make the bed vs do the bedYatak 'make'. 'Make the bed' (yatağı toplamak). Türkçede 'yatağı yapmak' aynı fiil ile gelir ama İngilizcede 'do' değil 'make'.
  • do the washing-up vs make the washing-upBulaşıklar 'do'. 'Do the washing-up' veya 'do the dishes'. 'Make' burada yanlış.
  • do sport vs make sportSpor 'do' ile gelir: 'do sport', 'do yoga', 'do exercise'. Türkçedeki 'spor yapmak' yüzünden 'make sport' denir ama yanlıştır.
  • take an exam, not 'make an exam'İngilizcede sınavı 'take an exam' veya 'sit an exam' (BrE) olarak alırsın; öğretmen ise sınavı hazırlar ('set an exam') ya da yazar ('write an exam'). 'Make an exam' standart İngilizcede yok.
  • have a party, not 'make a party'Türkçede 'parti yapmak' deriz ama İngilizcede parti 'have' ya da 'throw' ile gelir: 'We had a party last night'. 'Make a party' yanlıştır.

Hızlı pratik: Make veya do

1 / 4

I need to ___ a by Friday.

Sık yapılan hatalar

  • Make homework (klasik Türkçe hatası)

    Yanlış kullanım: I made my homework last night.

    Doğru kullanım: I did my homework last night.

    Türkçede 'ödev yapmak' dediğimiz için 'make homework' doğal gelir ama İngilizcede 'homework' her zaman 'do' ile gelir: 'do homework'. Bu, en sık düzeltilen hatalardan biridir.

  • Do a mistake

    Yanlış kullanım: He did a mistake in the test.

    Doğru kullanım: He made a mistake in the test.

    Hata 'make' ile gelir: 'make a mistake'. Hata bir sonuç ürettiğin için 'make' mantığına uyar. 'Do a mistake' denmez.

  • Do a phone call

    Yanlış kullanım: I need to do a phone call.

    Doğru kullanım: I need to make a phone call.

    Telefon etmek 'make a call' veya 'make a phone call'. 'Do a call' kalıbı İngilizcede yoktur. Aynı şekilde 'make a complaint' (şikayette bulunmak), 'make an appointment' (randevu almak) de 'make' ile.

Make + nesne + sıfat / fiil

'Make' özel bir yapıda da kullanılır: 'make someone / something + sıfat veya yalın fiil'. Bu yapı 'birini / bir şeyi bir hale getirmek' anlamını verir. 'The film made me sad' (film beni üzdü), 'Loud music makes him tired' (yüksek sesli müzik onu yoruyor). Yalın fiil ile: 'She made me laugh' (beni güldürdü), 'The noise made us stop' (gürültü bizi durdurdu). Dikkat: bu yapıda 'make' sonrası fiil yalın gelir, başına 'to' konmaz. 'She made me to cry' yanlıştır, doğru olan 'She made me cry'.

Make + nesne + yapı

İki yaygın yapı: sıfat ile durum anlatımı, yalın fiil ile sebep-sonuç.

Make + nesne + sıfat

make + someone / something + sıfat

Birini veya bir şeyi belirli bir hale getirmek. Sıfat doğrudan gelir.

  • The song makes me .

    Şarkı beni mutlu ediyor.

  • His made us .

    Tavrı bizi kızdırdı.

  • Exercise makes you .

    Egzersiz seni daha sağlıklı yapar.

Make + nesne + yalın fiil

make + someone + fiil (to olmadan)

Birine bir şey yaptırmak, bir eyleme sebep olmak. 'To' kullanılmaz.

  • The joke made everyone .

    Şaka herkesi güldürdü.

  • My parents made me .

    Ailem beni ders çalışmaya mecbur etti.

  • Nothing can make her her mind.

    Hiçbir şey onun fikrini değiştiremez.

Hızlı pratik: Make yapıları

1 / 3

The story made me ___.

Özet

  • Genel mantık: 'make' üretir / yaratır (make a cake, make a plan); 'do' görev / aktivite gerçekleştirir (do homework, do the dishes).
  • Make yaygın kalıpları: make a decision / mistake / effort / plan / promise / phone call / noise / money / breakfast / reservation / difference.
  • Do yaygın kalıpları: do homework / the dishes / the laundry / the shopping / exercise / a favour / business / a course / your best / research.
  • Zor vakalar kalıpla öğrenilir: 'make the bed', 'do the washing-up', 'make a call', 'take an exam' ('make an exam' değil).
  • Make + nesne + sıfat / yalın fiil: 'It makes me happy', 'She made me laugh' ('to' yok).
  • Türkçede tek fiil ('yapmak') olduğu için 'make' ve 'do' karıştırılır; şüphede kalınca mantığa değil, yukarıdaki iki kalıp tablosuna bak.

İlgili konular

Okuduğun konuyu çöz.

Bu konunun 109 alıştırma seti uygulamada, kolaydan zora.