Ana içeriğe geç

Phrasal Verbs

Türkçede: öbek fiiller

Bir fiil ile bir edat (veya zarf) birleşip yeni bir anlam kazanan yapılar. Günlük İngilizcenin omurgası.

İçindekiler (10)
  1. Phrasal verb nedir?
  2. Sık kullanılan 30 phrasal verb
  3. En sık 30 phrasal verb
  4. Üç kategori: ayrılabilirlik meselesi
  5. Üç kategori: ayrılabilirlik
  6. Kritik kural: nesne zamir ise ARA konumda zorunlu
  7. Üç parçalı phrasal verb'ler
  8. Aynı phrasal verb, farklı anlamlar
  9. Sık yapılan hatalar
  10. Özet

Phrasal verb (deyimsel fiil), İngilizcenin en karakteristik yapılarından biridir. Tek başına 'look' bakmak, 'up' yukarı anlamına gelir; ama 'look up' birleştiğinde 'bir şeyi aramak / sözlükten bakmak' anlamını kazanır. 'Turn' çevirmek, 'on' üzerinde demek; ama 'turn on' açmak (televizyon, ışık) anlamına dönüşür. Tek tek kelimelerin toplamından değil, birleşimlerinden yeni anlamlar doğar. Türkçe konuşan biri için asıl zorluk şu: kelime kelime çevirdiğinde anlam çıkmaz. Bu yüzden phrasal verb'leri bütün olarak, birer ifade gibi öğrenmen gerekir. Bir de yapısal bir ayrım var: bazıları nesneyi araya alabilir ('turn the TV on'), bazıları alamaz ('look after the children').

Phrasal verb nedir?

Phrasal verb, bir fiil (verb) ve bir edat veya zarf (particle) birleşiminden oluşan yapıdır. İki parça birlikte, tek kelimenin veremeyeceği bir anlam taşır. Bu yeni anlam çoğu zaman kelimelerin birebir çevirisiyle tahmin edilemez.

Örneğin 'give up' birleşiminde 'give' vermek, 'up' yukarı demek, ama 'give up' vazgeçmek anlamındadır. 'Break down' birleşiminde 'break' kırmak, 'down' aşağı demek, ama 'break down' bozulmak (araba, makine) veya sinir krizi geçirmek anlamını taşır. Bu yüzden phrasal verb'ler birer kelime gibi ezberlenir.

İngilizce konuşanlar resmi yazıda tek kelimelik Latin kökenli fiilleri tercih eder ('postpone', 'increase'), ama günlük konuşmada phrasal verb'leri kullanır ('put off', 'go up'). Konuşma becerisi için phrasal verb bilmek bu nedenle zorunludur. Film, dizi, podcast, gündelik sohbet: hepsi phrasal verb ile doludur.

Temel yapı

Verb + particle (adverb veya preposition)

Particle genelde yön veya konum bildiren küçük bir kelimedir: up, down, in, out, on, off, away, back, over, through, around. Fiille birleşerek tek bir anlam oluşturur; ayrılabilir yapılarda araya nesne girebilir (aşağıdaki ayrılabilirlik bölümüne bak).

Phrasal verb: temel örnekler

  • Please the lights.

    Lütfen ışıkları aç.

    turn + on = açmak.

  • I'll the kids from school.

    Çocukları okuldan alırım.

    pick + up = almak, toplamak.

  • She smoking last year.

    Geçen yıl sigarayı bıraktı.

    give + up = vazgeçmek, bırakmak.

  • Our car on the highway.

    Arabamız otobanda bozuldu.

    break + down = bozulmak.

Sık kullanılan 30 phrasal verb

B1 seviyesinde bilmen gereken temel phrasal verb'ler aşağıdaki tabloda. Bunları ezberleyip örneklerle pekiştirdiğinde konuşma becerin belirgin biçimde gelişir. Tablodaki 30 fiilin hepsi günlük konuşmada, filmde ve dizide sürekli karşına çıkar.

En sık 30 phrasal verb

Phrasal verb

turn on

Anlam

açmak

Örnek

Turn on the TV.

Phrasal verb

turn off

Anlam

kapatmak

Örnek

Turn off the lights.

Phrasal verb

put on

Anlam

giymek

Örnek

Put on your coat.

Phrasal verb

take off

Anlam

çıkarmak (giysi) / kalkmak (uçak)

Örnek

Take off your shoes.

Phrasal verb

pick up

Anlam

almak, toplamak

Örnek

Can you pick up some bread?

Phrasal verb

drop off

Anlam

bırakmak (birini bir yere)

Örnek

I'll drop you off at work.

Phrasal verb

get up

Anlam

yataktan kalkmak

Örnek

I get up at 7.

Phrasal verb

sit down

Anlam

oturmak

Örnek

Please sit down.

Phrasal verb

stand up

Anlam

ayağa kalkmak

Örnek

Stand up, please.

Phrasal verb

wake up

Anlam

uyanmak

Örnek

I woke up early today.

Phrasal verb

give up

Anlam

vazgeçmek, bırakmak

Örnek

Don't give up!

Phrasal verb

find out

Anlam

öğrenmek, keşfetmek

Örnek

I found out the truth.

Phrasal verb

look for

Anlam

aramak

Örnek

I'm looking for my keys.

Phrasal verb

look after

Anlam

bakmak (birine/bir şeye)

Örnek

She looks after her sister.

Phrasal verb

look up

Anlam

sözlükten aramak

Örnek

Look up this word.

Phrasal verb

run out of

Anlam

tükenmek

Örnek

We ran out of milk.

Phrasal verb

figure out

Anlam

çözmek, anlamak

Örnek

I can't figure out this problem.

Phrasal verb

work out

Anlam

spor yapmak / çözmek

Örnek

I work out at the gym.

Phrasal verb

hang out

Anlam

takılmak, vakit geçirmek

Örnek

We hung out at the park.

Phrasal verb

show up

Anlam

ortaya çıkmak, gelmek

Örnek

He didn't show up.

Phrasal verb

grow up

Anlam

büyümek

Örnek

I grew up in Ankara.

Phrasal verb

break down

Anlam

bozulmak (makine)

Örnek

The car broke down.

Phrasal verb

come back

Anlam

geri gelmek

Örnek

She'll come back soon.

Phrasal verb

go back

Anlam

geri dönmek

Örnek

I want to go back home.

Phrasal verb

go out

Anlam

dışarı çıkmak

Örnek

Let's go out tonight.

Phrasal verb

come in

Anlam

içeri girmek

Örnek

Please come in.

Phrasal verb

get along with

Anlam

iyi anlaşmak

Örnek

I get along with my boss.

Phrasal verb

set up

Anlam

kurmak

Örnek

We set up a new company.

Phrasal verb

check in

Anlam

giriş yapmak

Örnek

Check in at the hotel.

Phrasal verb

check out

Anlam

çıkış yapmak / bakmak

Örnek

Check out this website.

Üç kategori: ayrılabilirlik meselesi

Phrasal verb'ler arasındaki en önemli yapısal ayrım 'ayrılabilirlik' meselesidir. Üç kategori var ve her biri farklı kurallara uyar.

Birincisi, ayrılabilir (separable) phrasal verb'ler. Nesne fiil ile edat arasına girebilir veya edattan sonra gelebilir. 'Turn on the TV' veya 'turn the TV on', ikisi de doğru. 'Pick up the kids' veya 'pick the kids up', ikisi de doğru.

İkincisi, ayrılamaz (inseparable) phrasal verb'ler. Nesne her zaman edattan sonra gelir, araya giremez. 'Look after the children' doğru, 'look the children after' yanlıştır. 'Get along with my boss' doğru, 'get my boss along with' yanlıştır.

Üçüncüsü, geçişsiz (intransitive) phrasal verb'ler. Nesne almazlar; fiil ve edat bir arada kalır, araya bir şey girmez. 'The car broke down' cümlesinde nesne yok; dolayısıyla ayrılabilirlik sorusu da doğmaz. 'He showed up late' cümlesinde de nesne yok. 'I grew up in Istanbul' cümlesinde 'in Istanbul' yer zarfı, nesne değil.

Üç kategori: ayrılabilirlik

Kategori

Ayrılabilir (separable)

Kural

Nesne ortada veya sonda olabilir

Örnek

Turn on the TV / Turn the TV on.

Kategori

Ayrılamaz (inseparable)

Kural

Nesne her zaman edattan sonra

Örnek

Look after the kids.

Kategori

Geçişsiz (intransitive)

Kural

Nesne almaz; fiil + edat birlikte

Örnek

The car broke down.

Ayrılabilir (separable) örnekleri

  • Can you pick up the package?

    Paketi alabilir misin?

    Nesne ('the package') edattan sonra.

  • Can you pick the package up?

    Paketi alabilir misin?

    Aynı anlam; nesne fiil ile edat arasında.

  • I turned off the before leaving.

    Çıkmadan önce fırını kapattım.

  • Please put your shoes on.

    Ayakkabılarını giy lütfen.

    Put + on ayrılabilir.

Ayrılamaz (inseparable) örnekleri

  • She looks after her mother.

    Yaşlı annesine bakıyor.

    'Look her mother after' yanlış olur.

  • He gets along with everyone at work.

    İşte herkesle iyi anlaşıyor.

  • We ran out of yesterday.

    Dün kahvemiz tükendi.

    Üç parçalı bir phrasal verb (run + out + of); ayrıntısını aşağıda göreceksin. Ayrılamaz.

  • Her mother is ill, so she looks after her every weekend.

    Annesi hasta, o yüzden her hafta sonu ona bakıyor.

    Ayrılamazlarda zamir bile araya giremez: 'looks her after' yanlış.

Geçişsiz (intransitive) örnekleri

  • The washing machine broke down this morning.

    Çamaşır makinesi bu sabah bozuldu.

    Nesne yok.

  • She finally showed up at 10 pm.

    Sonunda akşam 10'da geldi.

  • Ahmet grew up in a small village.

    Ahmet küçük bir köyde büyüdü.

Şimdi sen dene: anlam

1 / 3

She ___ her parents at the airport.

Kritik kural: nesne zamir ise ARA konumda zorunlu

Ayrılabilir phrasal verb'lerde bir istisna var: nesne bir zamir ise (it, him, her, them, me, us, you) her zaman fiil ile edat arasına girer. Edattan sonra gelemez.

'Turn on the TV' doğru, 'turn the TV on' da doğru. Ama 'turn it on' doğrudur; 'turn on it' yanlıştır. Zamir olduğunda seçenek yok, sadece ara konum.

'Pick up the kids' doğru, 'pick the kids up' da doğru. 'Pick them up' doğru; 'pick up them' yanlış.

Türk öğrencilerin en sık yaptığı hatalardan biri bu. Zamirin yeri refleks hâline gelene kadar her cümlede önce zamiri, sonra edatı yerleştir.

Nesne zamir: ara konum zorunlu

  • I need the book. Can you pick it up?

    Kitaba ihtiyacım var. Alabilir misin?

    'Pick up it' yanlış olurdu.

  • The lights are on. Please turn them off.

    Işıklar açık. Lütfen kapat.

    'Turn off them' yanlış.

  • Here's your jacket. Put it on, it's cold outside.

    İşte ceketin. Giy, dışarısı soğuk.

  • I didn't know the word, so I looked it up.

    Kelimeyi bilmiyordum, sözlükten baktım.

    'Looked up it' yanlış olurdu.

Şimdi sen dene: nesne yerleşimi

1 / 4

A: Did you get the package? B: Yes, I ___.

Üç parçalı phrasal verb'ler

Bazı phrasal verb'ler iki değil üç parçadan oluşur: fiil + zarf + edat. Bunlar ayrılamaz; nesne her zaman en sona gelir. 'Look forward to', 'get along with', 'run out of', 'come up with', 'get away with', 'put up with' bu gruba girer.

'I'm looking forward to the trip' cümlesinde 'look forward to' üç parça, nesne sonda. 'She came up with a brilliant idea' cümlesinde 'come up with' bir fikir bulmak demek. 'We're running out of time' cümlesinde 'run out of' tükenmek.

İki not var. Birincisi: 'look forward to' gibi 'to' ile biten üç parçalı fiillerde bu 'to' bir edattır; arkasına gerund (V-ing) gelir, infinitive değil. 'Looking forward to seeing you' doğrudur; 'looking forward to see you' yanlıştır. İkincisi: bu yapılar genelde deyimsel anlama sahiptir, kelime kelime çevirmek zordur. Bu altı yapıyı örnek cümleleriyle birlikte ezberle.

Üç parçalı phrasal verb örnekleri

  • I'm looking forward to you.

    Seninle tanışmayı dört gözle bekliyorum.

    Look forward to + V-ing.

  • She doesn't get along with her boss.

    Patronuyla iyi anlaşmıyor.

  • We came up with a new .

    Yeni bir çözüm bulduk.

  • I can't put up with this anymore.

    Bu gürültüye daha fazla dayanamam.

    Put up with = tahammül etmek.

Aynı phrasal verb, farklı anlamlar

Bazı phrasal verb'ler birden fazla anlama gelir ve bağlam hangi anlamın kullanıldığını belirler. 'Take off' hem 'çıkarmak' (giysi) hem 'havalanmak' (uçak) anlamına gelir. 'Pick up' hem 'yerden almak' hem 'birini (arabayla) alıp götürmek' hem 'yeni bir dil öğrenmek' anlamlarını taşır. 'Look up' hem sözlükten aramak hem de gerçekten yukarı bakmak anlamına gelebilir.

Bu çok anlamlılık başta kafa karıştırabilir ama pratik ettikçe bağlam kendiliğinden yön gösterir. Aşağıdaki örnekler aynı phrasal verb'ün farklı kullanımlarını gösteriyor.

Çok anlamlı phrasal verb örnekleri

  • He took off his jacket when he came in.

    İçeri girince ceketini çıkardı.

    take off = çıkarmak.

  • The plane takes off at 9 am.

    Uçak sabah 9'da kalkar.

    take off = kalkmak.

  • She picked up a from the floor.

    Yerden bir madeni para aldı.

    pick up = yerden almak.

  • He picked up while living in Madrid.

    Madrid'de yaşarken İspanyolca öğrendi.

    pick up = dil öğrenmek.

Şimdi sen dene: karışık

1 / 3

We have to ___ at the office early tomorrow.

Sık yapılan hatalar

  • Zamiri edat arkasına koymak

    Yanlış kullanım: Please turn on it.

    Doğru kullanım: Please turn it on.

    Ayrılabilir phrasal verb'lerde zamir (it, him, her, them, me, us) her zaman fiil ile edat arasına gelir, edattan sonra değil. 'Turn on it', 'pick up it', 'try on it' gibi yapılar yanlıştır. Zamir ortada zorunludur.

  • Ayrılamaz phrasal verb'ü ayırmak

    Yanlış kullanım: She looks the children after.

    Doğru kullanım: She looks after the children.

    'Look after' ayrılamaz phrasal verb'dür. Nesne (the children) her zaman edattan (after) sonra gelir, araya giremez. Aynı kural 'get along with', 'run out of', 'look for' gibi ayrılamaz phrasal verb'ler için de geçerlidir.

  • 'to' edatından sonra infinitive kullanmak

    Yanlış kullanım: I'm looking forward to see you. (görmek için infinitive kullanmak)

    Doğru kullanım: I'm looking forward to seeing you.

    'Look forward to' yapısındaki 'to' bir edattır, infinitive işareti değil. Edattan sonra her zaman gerund (V-ing) gelir. 'Looking forward to seeing you' doğru. Aynı kural 'get used to doing', 'be used to doing' için de geçerlidir.

  • Edatı büsbütün atmak

    Yanlış kullanım: She looks her sister. (edat düşmüş)

    Doğru kullanım: She looks after her sister.

    Türkçede 'kardeşine bakıyor', 'anahtarlarımı arıyorum' derken ilişkiyi hâl eki taşır (-e, -ı). İngilizcede bu işi edat yapar: 'look' bakmak, 'look after' birine bakmak, 'look for' aramak. Edatı düşürürsen ya cümle bozulur ya anlam değişir: 'I'm looking my keys' değil 'I'm looking for my keys'.

Phrasal verb öğrenme ipuçları

  • Bütün olarak öğrenPhrasal verb'leri tek bir kelimeymiş gibi ezberle. 'Give up' senin için tek bir birimdir: 'vazgeçmek'.
  • Örnekle pekiştirHer phrasal verb için 2-3 örnek cümle hazırla. Anlam bağlam içinde oturur.
  • Zamiri unutmaAyrılabilirlerde 'turn it on' gibi zamir ortada. Bu refleksi kur.
  • Grup halinde çalış'Take' fiili ile 10 phrasal verb, 'get' ile 10 phrasal verb gibi gruplara ayır.
  • Dizilerden faydalanİngilizce diziler ve filmler phrasal verb'lerle doludur. Altyazıyla izlemek pratiği hızlandırır.

Özet

  • Phrasal verb = fiil + edat/zarf. Yeni, genelde deyimsel anlam taşır.
  • Üç kategori: ayrılabilir (turn on), ayrılamaz (look after), geçişsiz (break down).
  • Ayrılabilirlerde nesne ortada veya sonda olabilir; ama zamir (it, them) ORTADA zorunludur. Ayrılamazlarda zamir de edattan sonra gelir: 'look after them'.
  • Üç parçalı phrasal verb (look forward to, get along with) ayrılamaz; 'look forward to' gibi 'to' ile bitenlerde bu 'to' bir edattır, arkasına V-ing gelir.
  • Aynı phrasal verb birden fazla anlama gelebilir; bağlam anlamı belirler.
  • Kelime kelime çevirmek yerine bütün olarak ezberle.

İlgili konular

Okuduğun konuyu çöz.

Bu konunun 109 alıştırma seti uygulamada, kolaydan zora.