Ana içeriğe geç

Advanced Phrasal Verbs

Türkçede: ileri öbek fiiller

B1'deki 30 temel phrasal verb'ün üzerine 50+ ileri phrasal verb, çok anlamlılık, register (resmi/gündelik) seçimi ve iş İngilizcesi odağı. Ayrıca ayrılmayan üç parçalı fiiller: put up with, get to grips with, come up against.

İçindekiler (16)
  1. B1'den B2'ye: ne değişiyor?
  2. Yapı türleri hatırlatıcı
  3. İş hayatı ve iş İngilizcesi
  4. İş hayatı phrasal verb'leri
  5. İlişkiler ve sosyal hayat
  6. İlişki phrasal verb'leri
  7. Problem çözme ve anlama
  8. Problem çözme phrasal verb'leri
  9. Aynı phrasal, birden fazla anlam
  10. Formal vs informal: register seçimi
  11. Formal vs Informal eşdeğerler
  12. Edat değişince anlam değişir
  13. Sık yapılan hatalar
  14. Üç parçalı phrasal verb: nesne sona gider
  15. Üç parçalı phrasal verb'ler
  16. Özet

B1 seviyesinde 30 temel phrasal verb öğrendin: turn on, pick up, give up, look after. B2'de bunların üzerine inşa edeceğiz. İleri phrasal verb'lerde üç yeni zorluk alanı var: aynı phrasal verb'ün birden fazla anlamı olması (take off = giysi çıkarmak / uçak kalkmak / başarıyla yayılmak), formal yazıda phrasal verb mü yoksa Latin kökenli tek kelimeli fiil mi tercih edileceği (put off vs postpone) ve iş İngilizcesinde sık karşına çıkan özel phrasal verb'ler (carry out, set up, take over).

B1'den B2'ye: ne değişiyor?

B1'de öğrendiğin yapı kuralları aynı kalır: phrasal verb'ler ayrılabilir, ayrılamaz, geçişsiz veya üç parçalı olabilir; nesne zamir ise ortada zorunlu, edatlardan sonra gerund gelir. B2'de değişen iki şey var: kelime hazinen genişliyor, kullanım incelikleri devreye giriyor.

Üç alana odaklanacağız. Birincisi, alan temelli kelime hazinesi: iş hayatı, sosyal ilişkiler, problem çözme, değişim ve iletişim temalarında sık kullanılan ileri phrasal verb'ler. Her alan kendi özel kalıplarına sahip.

İkincisi, aynı phrasal verb'ün birden fazla anlamı. 'Pick up' bir nesneyi almak, birini arabayla almak, dil öğrenmek, bir kelimeyi kulak dolgunluğuyla kapmak, bir sinyal yakalamak gibi anlamlara gelir. Bağlam anlamı belirler.

Üçüncüsü, formal ve informal dil arasındaki tercih. Akademik ve iş yazısında tek kelimeli Latin kökenli fiiller (postpone, increase, investigate) tercih edilir; günlük konuşmada ve informal yazıda phrasal verb'ler (put off, go up, look into) daha doğal durur. Doğru bağlamda doğru seçim yapmak, B2 düzeyinin bir işaretidir.

Yapı türleri hatırlatıcı

Tür

Ayrılabilir

Kural

Nesne ortada veya sonda; zamir ORTADA zorunlu

Örnek

turn on the light / turn it on

Tür

Ayrılamaz

Kural

Nesne hep edattan sonra

Örnek

look into the incident

Tür

Geçişsiz

Kural

Nesne almaz

Örnek

show up, grow up, get by

Tür

Üç parçalı

Kural

Çoğu ayrılamaz; nesne sona gider (edattan sonra FİİL gelirse -ing alır)

Örnek

look forward to, put up with

İş hayatı ve iş İngilizcesi

İş İngilizcesi, phrasal verb'lerin yoğun olarak kullanıldığı alanlardan biridir. Toplantılarda, raporlarda, e-postalarda sık karşına çıkar. Bu grubun özelliği: çoğu ayrılabilir veya üç parçalıdır ve formal yazıda bazen Latin kökenli eşdeğerleriyle değiştirilir.

İş hayatı phrasal verb'leri

sb = somebody (biri), sth = something (bir şey). Nesnenin fiil ile edat ARASINDA yazıldığı fiiller ayrılabilir; edattan sonra yazılanlar ayrılamaz.

Phrasal verb

carry sth out

Anlam

gerçekleştirmek, uygulamak

Örnek

We carried out the survey.

Phrasal verb

set sth up

Anlam

kurmak, başlatmak

Örnek

They set up a new branch.

Phrasal verb

take sth over

Anlam

devralmak, yönetimi ele almak

Örnek

She took over the department.

Phrasal verb

come up with sth

Anlam

bir fikir bulmak

Örnek

He came up with a solution.

Phrasal verb

look into sth

Anlam

incelemek, araştırmak

Örnek

We'll look into the problem.

Phrasal verb

break sth down

Anlam

detaylandırmak, ayrıntıya inmek

Örnek

Let me break down the numbers.

Phrasal verb

bring sth up

Anlam

konuyu açmak

Örnek

She brought up the budget issue.

Phrasal verb

call sth off

Anlam

iptal etmek

Örnek

The meeting was called off.

Phrasal verb

follow up on sth

Anlam

takip etmek, devam ettirmek

Örnek

I'll follow up on your email.

Phrasal verb

sign up for sth

Anlam

kaydolmak

Örnek

I signed up for the training.

İş hayatı örnekleri

  • The team extensive research before the launch.

    Ekip lansmandan önce kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi.

    Carry out = conduct (formal).

  • She an .

    Yenilikçi bir yaklaşım buldu.

    Come up with = devise.

  • We need to the reason for the .

    Gecikmenin nedenini araştırmalıyız.

    Look into = investigate.

  • The means our company will three others.

    Satın alma, şirketimizin başka üç şirketi devralacağı anlamına geliyor.

Şimdi sen dene: iş phrasal verb'leri

1 / 3

The CEO wants us to ___ the .

İlişkiler ve sosyal hayat

İnsan ilişkilerini anlatırken phrasal verb'ler günlük konuşmanın temel aracıdır. Arkadaşlıklar, aile ilişkileri, romantik ilişkiler bu alanda geniş bir kelime hazinesi gerektirir. Özellikle romantik ilişkilerde kullanılan phrasal verb'ler formal Latin kökenli karşılıklarından (begin a relationship, end a relationship) çok daha doğal ve yaygındır.

İlişki phrasal verb'leri

Phrasal verb

get on with sb / get along with sb

Anlam

iyi anlaşmak

Örnek

I get on with my sister.

Phrasal verb

fall out with sb

Anlam

biriyle kavga etmek

Örnek

He fell out with his best friend.

Phrasal verb

make up with sb

Anlam

barışmak

Örnek

She finally made up with her sister.

Phrasal verb

break up with sb

Anlam

ayrılmak (romantik)

Örnek

She broke up with him.

Phrasal verb

ask sb out

Anlam

çıkma teklifi etmek

Örnek

He finally asked her out.

Phrasal verb

bring sb up

Anlam

çocuk büyütmek

Örnek

She was brought up in Izmir.

Phrasal verb

look up to sb

Anlam

saygı duymak, örnek almak

Örnek

I look up to my grandfather.

Phrasal verb

look down on sb

Anlam

küçük görmek

Örnek

He looks down on his colleagues.

Phrasal verb

hang out with sb

Anlam

vakit geçirmek, takılmak

Örnek

We hung out with our classmates at the park.

Phrasal verb

fall for sb

Anlam

birine aşık olmak

Örnek

She fell for him instantly.

İlişki phrasal verb örnekleri

  • They over a .

    Aptalca bir yanlış anlama yüzünden kavga ettiler.

    Fall out = have an argument.

  • I my teacher; she's very .

    Öğretmenime saygı duyuyorum, çok ilham verici.

  • After three years together, they last month.

    Üç yıllık birliktelikten sonra geçen ay ayrıldılar.

  • She was by her .

    Büyükanne ve büyükbabası tarafından büyütüldü.

Problem çözme ve anlama

Bir sorunla karşılaştığında, bir şeyi anlamaya çalıştığında veya bir bulmacayı çözdüğünde kullanacağın özel bir phrasal verb grubu var. Çoğu ayrılabilir, bir kısmı üç parçalı. İş İngilizcesinde olduğu kadar günlük konuşmada da sık geçer.

Problem çözme phrasal verb'leri

Phrasal verb

sort sth out

Anlam

çözmek, düzenlemek

Örnek

We'll sort out this mess.

Phrasal verb

figure sth out

Anlam

anlamak, çözmek

Örnek

I can't figure out the password.

Phrasal verb

work sth out

Anlam

çözmek, hesaplamak

Örnek

Let's work out the details.

Phrasal verb

work out

Anlam

egzersiz yapmak (nesne almaz)

Örnek

I work out every morning.

Phrasal verb

come across sth

Anlam

rast gelmek, tesadüfen bulmak

Örnek

I came across an old photo.

Phrasal verb

get by

Anlam

idare etmek (nesne almaz)

Örnek

We're getting by on a tight budget.

Phrasal verb

put up with sth

Anlam

tahammül etmek

Örnek

I can't put up with the noise.

Phrasal verb

run into sb

Anlam

rast gelmek (biri)

Örnek

I ran into Ahmet at the mall.

Phrasal verb

deal with sth

Anlam

ilgilenmek, halletmek

Örnek

She deals with customer complaints.

Phrasal verb

get over sth

Anlam

atlatmak, aşmak

Örnek

He got over his illness quickly.

Phrasal verb

get through sth

Anlam

bitirmek, geçmek

Örnek

I finally got through the report.

Problem çözme örnekleri

  • I can't why the printer isn't working.

    Yazıcının neden çalışmadığını çözemiyorum.

    Figure out = understand.

  • She's still trying to the .

    Ayrılığı hâlâ atlatmaya çalışıyor.

    Get over = recover from.

  • I can't his behavior anymore.

    Onun kaba davranışlarına artık tahammül edemiyorum.

    Put up with = tolerate.

  • We need to this before Monday.

    Pazartesiden önce bu sorunu halletmemiz gerek.

Şimdi sen dene: problem çözme

1 / 3

She couldn't ___ the math problem.

Aynı phrasal, birden fazla anlam

İleri phrasal verb'lerin zorluklarından biri, aynı phrasal verb'ün birden fazla anlama gelmesidir. Bağlam hangi anlamın kastedildiğini belirler. En sık karşına çıkacak çok anlamlı phrasal verb'leri bilmek, dinleme ve okuma becerilerini ciddi şekilde geliştirir.

'Take off' üç farklı anlamda kullanılır: (1) giysi çıkarmak, 'He took off his coat'; (2) uçak kalkmak, 'The plane takes off at 9'; (3) başarılı olmak, yaygınlaşmak, 'Her business really took off this year'.

'Pick up'ın birden fazla anlamı vardır: (1) yerden almak, 'She picked up the keys'; (2) birini arabayla almak, 'I'll pick you up at 7'; (3) dil / yetenek öğrenmek, 'He picked up Spanish in Madrid'; (4) sinyal yakalamak, 'My phone can't pick up the signal'; (5) canlanmak, artmak, 'Sales are picking up'.

'Get off' de çok anlamlıdır: (1) araçtan inmek, 'I got off the bus'; (2) işten çıkmak, 'I get off at 5'; (3) cezadan ucuz kurtulmak, 'He got off with a warning'.

İlk başta kafa karıştırır; ama yeterince örnek gördükçe doğru anlamı seçmek refleks hâline gelir.

Çok anlamlı phrasal verb örnekleri

  • The new really took off last summer.

    Yeni restoran geçen yaz gerçekten tuttu.

    Take off = birden tutmak, hızla başarı kazanmak.

  • Can you pick up some on your way home?

    Dönerken biraz ekmek alır mısın?

    Pick up = yerden / dükkandan almak.

  • She picked up Italian while in Rome.

    Roma'da seyahat ederken İtalyanca öğrendi.

    Pick up = dil öğrenmek.

  • He ; the judge only gave him a fine.

    Ucuz kurtuldu; yargıç sadece para cezası verdi.

    Get off lightly = ucuz kurtulmak, hafif cezayla kurtulmak.

Şimdi sen dene: çok anlamlılık

1 / 3

Her online shop really ___ after the video went viral.

Formal vs informal: register seçimi

Phrasal verb'lerin büyük kısmı günlük konuşma dilindedir. Akademik yazıda, iş raporlarında, resmi e-postalarda genelde Latin kökenli tek kelimeli eşdeğerler tercih edilir. İkisini bilmek, doğru bağlamda doğru seçim yapmanı sağlar. 'Latin kökenli fiil' dediğimiz şey, İngilizceye Latinceden ve Fransızcadan geçmiş, genelde daha uzun ve tek parçalı fiillerdir: postpone, investigate, increase, determine. Pratik ipucu: fiil uzun ve tek kelimeyse çoğunlukla resmî, kısa fiil + edat ikilisiyse gündelik taraftadır.

Doğru seçim örnekleri: 'The meeting was postponed' (formal, raporda) vs 'The meeting was put off' (informal, sohbette). 'Sales increased' (rapor) vs 'Sales went up' (konuşma). 'We investigated the issue' (resmi) vs 'We looked into the issue' (günlük).

Aynı şekilde ters çevirmek de mümkün: konuşmada 'The process was facilitated by...' demek biraz garip durur; 'The process was helped by...' veya 'X made it easier' daha doğal olur.

Pratik kural: resmi yazı için Latin kökenli fiil, konuşma ve informal yazı için phrasal verb. Ama istisnalar var ve bazı phrasal verb'ler artık tüm bağlamlarda doğal kullanılır (set up, carry out, take over gibi).

Formal vs Informal eşdeğerler

Phrasal verb (informal)

put sth off

Latin kökenli (formal)

postpone

Anlam

ertelemek

Phrasal verb (informal)

look into sth

Latin kökenli (formal)

investigate

Anlam

araştırmak

Phrasal verb (informal)

find sth out

Latin kökenli (formal)

discover

Anlam

keşfetmek

Phrasal verb (informal)

go up

Latin kökenli (formal)

increase

Anlam

yükselmek (nesne almaz)

Phrasal verb (informal)

go down

Latin kökenli (formal)

decrease

Anlam

düşmek (nesne almaz)

Phrasal verb (informal)

carry sth out (her bağlamda doğal)

Latin kökenli (formal)

conduct / perform

Anlam

gerçekleştirmek

Phrasal verb (informal)

help sb out

Latin kökenli (formal)

assist

Anlam

yardım etmek

Phrasal verb (informal)

make sth up

Latin kökenli (formal)

invent / fabricate

Anlam

uydurmak

Phrasal verb (informal)

turn sth down

Latin kökenli (formal)

reject / decline

Anlam

reddetmek

Phrasal verb (informal)

give sth up

Latin kökenli (formal)

abandon / cease

Anlam

vazgeçmek

Register örnekleri

  • Formal: The company will a full .

    Şirket tam bir soruşturma yürütecek.

    Formal, resmi yazı.

  • Informal: The company will look into it .

    Şirket iyice araştıracak.

    Informal, günlük konuşma.

  • Formal: Sales have by 15%.

    Satışlar yüzde 15 düştü.

  • Informal: Sales have gone down by 15%.

    Satışlar yüzde 15 düştü.

    Aynı anlam, informal ton.

Şimdi sen dene: register

1 / 3

Resmi bir raporda hangisi daha uygun? 'We ___ the matter.'

Edat değişince anlam değişir

Phrasal verb'lerin bir zorluğu da küçük edat farklarının anlamı tamamen değiştirmesidir. 'Look up', 'look into', 'look after', 'look for', 'look down on', 'look up to': hepsi 'look' fiilinden türüyor ama çok farklı anlamlara geliyor.

Aynı pattern 'get' fiili için de geçerli: 'get up' (kalkmak), 'get off' (inmek), 'get on' (binmek), 'get over' (atlatmak), 'get by' (idare etmek), 'get along with' (iyi anlaşmak), 'get away with' (yırtmak), 'get through' (bitirmek veya ulaşmak). Her edat yeni bir anlam yaratıyor.

'Take' fiili de aynı: 'take off' (çıkarmak/kalkmak), 'take up' (başlamak), 'take over' (devralmak), 'take on' (üstlenmek), 'take in' (anlamak), 'take out' (çıkarmak/götürmek), 'take back' (geri almak), 'take after' (benzemek).

Bu kelime ailelerini gruplar halinde öğrenmek, teker teker ezberlemekten çok daha etkilidir. 'Look' ailesi, 'get' ailesi, 'take' ailesi... Her birinin 6-10 üyesini bir arada çalışarak bağlamları birbirine bağlayabilirsin.

Edat farkları: 'look' ailesi

  • Look up this word in the .

    Sözlükten bu kelimeye bak.

    Look up = sözlükten aramak.

  • The police will look into the .

    Polis olayı araştıracak.

    Look into = araştırmak.

  • He looks after his younger after school.

    Okuldan sonra küçük kardeşine bakıyor.

    Look after = bakmak (birisine).

  • I'm looking for my .

    Cüzdanımı arıyorum.

    Look for = aramak.

  • I look up to my older brother.

    Ağabeyime saygı duyuyorum.

    Look up to = saygı duymak.

  • Don't look down on people who have less.

    İmkânı daha az olan insanları küçük görme.

    Look down on = küçük görmek.

Sık yapılan hatalar

  • Yanlış edat seçmek

    Yanlış kullanım: I need to look over this word in the dictionary.

    Doğru kullanım: I need to look up this word in the dictionary.

    Sözlükten bakmak = 'look up', 'look over' değil. Her phrasal verb'ün doğru edatı vardır ve değiştirilemez. 'Look over' bir metni hızlıca gözden geçirmek anlamına gelir, farklı bir anlam. Edat seçimi phrasal verb'ün anlamını tamamen değiştirir.

  • Benzer phrasal verb'leri karıştırmak

    Yanlış kullanım: He took over his shoes at the door.

    Doğru kullanım: He took off his shoes at the door.

    Take off = giysi çıkarmak. Take over = devralmak (bir işi, şirketi). İki phrasal verb tamamen farklı anlamlara gelir. 'Take off' ve 'take over' arasındaki fark edattan doğuyor ve bağlam anlamı netleştiriyor.

  • Resmi yazıda aşırı phrasal verb

    Yanlış kullanım: Akademik makale: 'We figured out the solution and went ahead with it.'

    Doğru kullanım: Akademik makale: 'We identified the solution and proceeded with it.'

    Akademik ve resmi yazıda gündelik phrasal verb yerine Latin kökenli eşdeğer tercih edilir. 'Figure out' → 'identify / determine', 'go ahead with' → 'proceed with'. Gündelik phrasal verb'ler konuşma dili etkisi yaratır ve formal yazının tonunu düşürür (carry out, point out gibi yerleşik olanlar akademik yazıda da kullanılır).

Üç parçalı phrasal verb: nesne sona gider

Sayfanın başındaki yapı tablosunda bir satırla geçmişti; şimdi ayrıntısına iniyoruz, çünkü B2'de en çok hata bu grupta yapılıyor. Yapı: fiil + zarf + edat. ('Get to grips with' yapı olarak fiil + isim öbeği + edattır; ama davranışı aynıdır: ayrılmaz, nesne sona gider.)

Birinci kural: üç parça bitişik durur, nesne en sona gider. İki parçalı ayrılabilir fiillerden gelen alışkanlık burada tuzaktır. 'Turn the light on' ve 'turn it on' doğrudur çünkü 'turn on' ayrılabilir. Ama 'put up with' üç parçalıdır: 'put up with the noise' ✓, 'put the noise up with' ✗. Zamir bile araya giremez: 'put up with it' ✓, 'put it up with' ✗.

İkinci kural: sondaki edattan sonra fiil gelecekse -ing alır: 'I look forward to hearing from you', 'She's not looking forward to moving house'. Sondaki 'to' bir edattır, infinitive işareti değil; aynı davranışı 'conducive to', 'tantamount to' gibi sıfat + edat çiftlerinde de görürsün.

Son bir not: bu fiillerin çoğunun tek sözcüklü resmî bir eşdeğeri vardır (put up with → tolerate, come up against → encounter, run out of → exhaust). Register bölümündeki tercih burada da geçerli.

Üç parçalı yapının iki kuralı

ÖZNE + fiil + zarf + edat + NESNE (araya hiçbir şey girmez)

Nesne isim
I can't put up with the noise. ✓ / put the noise up with ✗
Nesne zamir
I can't put up with it. ✓ / put it up with ✗
Nesne fiil
I look forward to hearing from you. (to = edat → -ing)

İki parçalı 'turn on' ayrılabilir; bu sayfadaki üç parçalıların hepsi (put up with, come up against, look forward to…) ayrılamaz: nesne sona gider. Küçük bir grup ise tersine nesneyi ZORUNLU olarak ortada ister: talk sb out of sth, take sb up on sth, let sb in on sth: 'I talked him out of it' ✓, 'I talked out of him it' ✗. Bu grubu kalıbıyla (sb/sth ile birlikte) öğren.

Üç parçalı phrasal verb'ler

Phrasal verb

get to grips with sth

Anlam

hâkim olmaya başlamak, altından kalkmak (BrE; AmE: come to grips with)

Örnek

She's getting to grips with the new tooling.

Phrasal verb

come up against sth

Anlam

(engelle) karşılaşmak

Örnek

We came up against fierce opposition.

Phrasal verb

look forward to sth

Anlam

dört gözle beklemek

Örnek

I look forward to hearing from you.

Phrasal verb

put up with sth

Anlam

tahammül etmek

Örnek

I can't put up with the noise.

Phrasal verb

face up to sth

Anlam

(hoş olmayan gerçekle) yüzleşmek

Örnek

He had to face up to the cost.

Phrasal verb

run out of sth

Anlam

-i tüketmek, -i bitirmek

Örnek

We ran out of time before the vote.

Phrasal verb

catch up on sth

Anlam

birikmişi tamamlamak

Örnek

I need to catch up on my reading.

Phrasal verb

get away with sth

Anlam

yanına kâr kalmak

Örnek

He got away with cheating in the exam.

Phrasal verb

live up to sth

Anlam

(beklentiyi) karşılamak

Örnek

The sequel didn't live up to the hype.

Phrasal verb

stand up for sb/sth

Anlam

savunmak, arka çıkmak

Örnek

She stood up for her colleague.

Üç parçalı örnekleri

  • Pınar is finally getting to grips with the new tooling.

    Pınar yeni uyum araçlarına nihayet hâkim olmaya başlıyor.

    Nesne ('the new tooling') üç parçanın da arkasında.

  • The team came up against an in week two.

    Ekip ikinci haftada beklenmedik bir engelle karşılaştı.

    Come up against = encounter (resmî eşdeğer).

  • I look forward to from you at your earliest .

    En kısa sürede sizden haber almayı dört gözle bekliyorum.

    Resmî e-posta kalıbı. 'to hear' DEĞİL — 'to' burada edat.

  • The never quite lived up to the of the first film.

    Devam filmi ilk filmin beklentilerini hiçbir zaman tam karşılayamadı.

Üç parçalı fiili ayırmak

✗

Yanlış kullanım: I can't put the noise up with. / She stood her colleague up for.

✓

Doğru kullanım: I can't put up with the noise. / She stood up for her colleague.

'Turn it on' alışkanlığı buraya taşınıyor: iki parçalı ayrılabilir fiillerde nesneyi ortaya koymak doğru, hatta zamirde zorunlu. Ama bu sayfadaki üç parçalı fiillerde zarf ile edat bitişiktir ve nesne mutlaka en sona gider; zamir bile araya giremez ('put up with it' ✓). Pratik test: kalıpta nesne ortada yazmıyorsa (put up with sth, stand up for sb) ayırmayı hiç düşünme.

İleri phrasal verb öğrenme stratejisi

  • Fiil aileleriLook, get, take, put, go gibi fiillerin edat varyasyonlarını grup olarak çalış.
  • Tema odaklıİş, ilişkiler, problem çözme gibi temalara göre grupla.
  • Eşdeğer öğrenRegister seçimi yapabilmek için phrasal verb'lerin Latin kökenli eşdeğerlerini de öğren.
  • Çok anlamlılıkTake off, pick up, get off gibi çok anlamlı fiillerde anlamı bağlam belirler.
  • Otantik materyalPodcast, film, dizi ve haber izlemek, phrasal verb'leri doğal bağlamda duymanın en iyi yoludur.

Özet

  • B2 phrasal verb'leri alan temelli gruplar halinde öğrenilir: iş, ilişkiler, problem çözme.
  • Aynı phrasal verb birden fazla anlama gelebilir; bağlam seçimi belirler (take off, pick up, get off).
  • Formal yazıda Latin kökenli fiil (postpone, investigate), informal dilde phrasal verb (put off, look into).
  • Edat seçimi anlamı kökten değiştirir. Look up ≠ look into ≠ look after ≠ look for.
  • Fiil aileleri halinde öğrenmek (look, get, take) teker teker ezberlemekten daha etkilidir.
  • Otantik dinleme materyali phrasal verb'leri doğal bağlamda duymanın en iyi yoludur.
  • Üç parçalı phrasal verb'lerin çoğu (put up with, get to grips with, come up against) ayrılmaz; nesne hep en sona gider, zamir bile araya girmez. Nesneyi ortada isteyen küçük bir grup ayrıdır: talk sb out of, take sb up on.
  • 'Look forward to' gibi 'to' ile biten üç parçalı fiillerde sondaki 'to' edattır → ardından gelen fiil -ing alır: 'I look forward to hearing from you'.

İlgili konular

Okuduğun konuyu çöz.

Bu konunun 13 alıştırma seti uygulamada, kolaydan zora.