Modern İngilizcede subjunctive (dilek kipi) geniş ölçüde kayboldu; Türkçenin 'gelsin', 'bilse', 'olsaydı' gibi zengin kip yapıları İngilizcede genelde modal fiillerle (should, would, could) yeniden kurulur. Ama subjunctive tamamen yok olmadı; belirli kalıplarda, resmi ifadelerde, arkaik deyimlerde ve hukuki metinlerde hâlâ canlıdır. Özellikle iki alan önemli: mandative subjunctive (emir / öneri cümlelerinde: 'suggest that he be present') ve formulaic expressions (kalıplaşmış ifadeler: 'God save the Queen', 'come what may', 'be that as it may'). Amerikan İngilizcesinde subjunctive canlıdır; İngiliz İngilizcesinde çoğunlukla yerini 'should' alır. Metnini hangi varyanta göre kuracağını bu ayrım belirler.
Subjunctive nedir?
Subjunctive; dileği, öneriyi, talebi, zorunluluğu ve gerçek olmayan varsayımsal durumları anlatmak için kullanılan bir fiil kipidir. İngilizcede iki ana form vardır. Birincisi: present subjunctive, fiilin yalın hâli (base form), üçüncü tekilde bile -s almaz. 'It is essential that he arrive on time' ('arrives' değil). İkincisi: past subjunctive, 'to be' fiilinde 'were' kullanımı, öteki fiillerde Past Simple formu. 'If I were you' (standart 'was' değil 'were'). Present subjunctive mandative bağlamlarda (emir / öneri), past subjunctive hipotetik durumlarda (wish, Second Conditional) görülür.
1) Mandative subjunctive: öneri, talep, zorunluluk
Bir fiil bir başkası için bir eylem gerekliliğini anlatıyorsa (suggest, recommend, insist, demand, propose, require, order, advise, ask), yan cümlede subjunctive kullanılabilir: 'that + özne + yalın fiil'. Üçüncü tekilde bile -s yok. 'She suggests that he be more careful' (he be, 'he is' değil). 'The judge ordered that the defendant remain in custody'. 'It is essential that the committee approve the proposal'. Aynı yapı sıfatlarla da çalışır: essential, important, crucial, necessary, vital, imperative, advisable, desirable. Dikkat: bu kural yalnız 'birinin bir şey yapmasını isteme' anlamındaki kullanım için geçerlidir. Aynı fiiller bilgi aktarırken normal çekimli fiil alır: 'He insisted that he was innocent' (ısrarla masum olduğunu söyledi), 'The evidence suggests that he is lying' (kanıt yalan söylediğini gösteriyor). Anlam 'talep' ise yalın fiil, 'aktarım' ise normal çekim. Amerikan İngilizcesinde bu biçim gündelik dilde bile kullanılır; İngiliz İngilizcesinde çoğunlukla 'should + yalın fiil' tercih edilir: 'She suggests that he should be more careful'. Yalın subjunctive İngiliz resmi ve akademik yazısında da doğrudur. 'Should'lu İngiliz biçimi her iki varyantta da kabul görür; yalın Amerikan biçimi akademik ve resmi yazıda tercih edilir.
Mandative subjunctive
fiil / sıfat + that + özne + yalın fiil (V1)
- American
- suggest / recommend / demand / require + that + özne + V1
- British (should)
- suggest / recommend + that + özne + should + V1
- Olumsuz
- that + özne + not + V1 ('does not / doesn't' değil)
- Pasif
- that + özne + be + V3 (olumsuz: that + özne + not be + V3)
Üçüncü tekil bile V1 alır; pasifte yardımcı fiil çekimlenmez ('be submitted'), olumsuz 'not + V1' / 'not be + V3' şeklinde kurulur.
Mandative subjunctive örnekleri
The board recommended that the policypolitika be revised.
Yönetim kurulu politikanın gözden geçirilmesini önerdi.
'Be revised' (be, is değil).
It is essential that each candidateaday submit the documentsbelgeler on time.
Her adayın belgeleri zamanında sunması şart.
'Submit' (üçüncü tekil ama -s yok).
The managermüdür insisted that she stay late.
Yönetici onun geç saate kadar kalmasında ısrar etti.
Subjunctive: 'she stays' değil 'she stay' (üçüncü tekilde -s düşer).
I demand that he apologise publiclyalenen.
Alenen özür dilemesini talep ediyorum.
It is important that this messagemesaj not reach the press.
Bu mesajın basına ulaşmaması önemli.
Olumsuz: 'not reach', 'does not reach' değil.
Mandative subjunctive tetikleyicileri
| Fiil | Sıfat |
|---|---|
| suggest, recommend, advise | essential, important, vital |
| insist, demand, require | crucial, necessary, imperative |
| propose, request, ask | advisable, desirable, preferable |
| order, command, decree, stipulate | natural, fitting, appropriate |
Fiil
suggest, recommend, advise
Sıfat
essential, important, vital
Fiil
insist, demand, require
Sıfat
crucial, necessary, imperative
Fiil
propose, request, ask
Sıfat
advisable, desirable, preferable
Fiil
order, command, decree, stipulate
Sıfat
natural, fitting, appropriate
2) Past subjunctive: were it not for, if I were
Past subjunctive modern İngilizcede en çok 'to be' fiilinde 'were' formu olarak yaşar. 'If I were you' (resmi) vs 'If I was you' (konuşma dili). Resmi ve akademik yazı, özne hangisi olursa olsun 'were' kullanır: I were, he were, she were. Ayrıca belirli kalıplarda zorunludur. 'Were it not for X' kalıbı: 'Were it not for your help, I would have failed' (Senin yardımın olmasa başarısız olurdum). Bu kalıbın devrik olmayan hâli 'If it were not for X'tir; anlam aynıdır, devrik biçim daha resmidir. Geçmişte olup bitmiş bir durum için 'Had it not been for X' (= 'If it had not been for X') kullanılır: 'Had it not been for your help, I would have failed'. 'As it were' (sanki öyleymiş gibi): 'He became, as it were, the family's guardian'.
Past subjunctive kalıpları
Were it not for the rain, we'd be hikingyürüyüş yapmak now.
Yağmur olmasa şu an yürüyüşte olurduk.
'Were it not for' koşul kalıbı.
If I were in your positionpozisyon, I'd accept the offer.
Senin pozisyonunda olsam teklifi kabul ederdim.
Standart Second Conditional, 'were' resmi.
She's my mentorakıl hocası, as it were.
Bir nevi akıl hocam.
As it were = sanki, bir nevi.
3) Lest: 'olmasın diye, -masın diye'
'Lest' arkaik ama hâlâ canlı bir bağlaçtır: 'olmasın / yapmasın diye' anlamı verir. Ardından subjunctive veya 'should' gelir. 'Write it down lest you forget' (unutmayasın diye yaz). 'Lest' olumsuz bir amaç taşır; Türkçesi 'olmasın / yapmayasın diye'dir, bu yüzden yan cümleye ayrıca 'not' eklenmez. 'He spoke softly, lest anyone overhear' (kimse duymasın diye yumuşak konuştu). 'Lest' resmi, edebi ve hukuki metinlerde; dua / uyarı ifadelerinde; eski roman dilinde yaygındır. Günlük konuşmada 'so that ... not', 'in case', 'to avoid + -ing' tercih edilir. Kalıp ifadelerde yaşar: 'Lest we forget' (unutmayalım diye, anma törenlerinde yaygın). 'Lest' sonrası her zaman yalın fiil ya da 'should + yalın fiil' gelir; çekimli fiil ('anyone hears', 'anyone heard') kullanılmaz.
Lest örnekleri
Write it down lest you forget.
Unutma diye yaz.
He whispered, lest anyone should hear.
Biri duymasın diye fısıldadı.
'Lest + should' alternatif form.
Lest we forget the sacrificefedakârlık of those who came before us.
Bizden öncekilerin fedakârlığını unutmayalım.
Anma kalıbı.
She lockedkilitlemek the door lest the cat escape.
Kedi kaçmasın diye kapıyı kilitledi.
4) Formulaic expressions: donmuş subjunctive kalıpları
Subjunctive büyük ölçüde aşınmış olsa da donmuş biçimde yaşamaya devam eden kalıplar vardır. Bu ifadeler bütün olarak öğrenilir; gramer olarak bölünmez. Hangi kalıbın hangi tonda kullanıldığını aşağıdaki tablo gösteriyor. Bu kalıplar resmi konuşmalarda, edebi metinlerde, törenlerde ve siyaset dilinde yaygındır; bazıları günlük konuşmaya da sızmıştır. C1 seviyesinde bu kalıpların anlamını ve tonunu bilmek metni doğru okumak için şart.
Subjunctive kalıp ifadeler
| İfade | Türkçe | Ton |
|---|---|---|
| God save the Queen | Tanrı kraliçeyi korusun | Resmi dilek |
| Long live the King | Yaşasın kral | Resmi kutlama |
| Come what may | Ne olursa olsun | Kararlı dilek |
| Be that as it may | Öyle olsa bile, yine de | Resmi çekince |
| Suffice it to say | Şu kadarını söyleyeyim | Akademik / edebi |
| If need be | Gerekirse | Günlük / resmi |
| As it were | Bir nevi, sanki | Yorum |
| So be it | Öyle olsun | Kabul / boyun eğme |
| Heaven forbid | Tanrı korusun | Ünlem |
| Heaven help us | Tanrı yardımcımız olsun | Ünlem / endişe |
| Far be it from me | Ne haddime | Nazik çekince |
İfade
God save the Queen
Türkçe
Tanrı kraliçeyi korusun
Ton
Resmi dilek
İfade
Long live the King
Türkçe
Yaşasın kral
Ton
Resmi kutlama
İfade
Come what may
Türkçe
Ne olursa olsun
Ton
Kararlı dilek
İfade
Be that as it may
Türkçe
Öyle olsa bile, yine de
Ton
Resmi çekince
İfade
Suffice it to say
Türkçe
Şu kadarını söyleyeyim
Ton
Akademik / edebi
İfade
If need be
Türkçe
Gerekirse
Ton
Günlük / resmi
İfade
As it were
Türkçe
Bir nevi, sanki
Ton
Yorum
İfade
So be it
Türkçe
Öyle olsun
Ton
Kabul / boyun eğme
İfade
Heaven forbid
Türkçe
Tanrı korusun
Ton
Ünlem
İfade
Heaven help us
Türkçe
Tanrı yardımcımız olsun
Ton
Ünlem / endişe
İfade
Far be it from me
Türkçe
Ne haddime
Ton
Nazik çekince
Kalıp ifade örnekleri
Come what may, I'll stand byyanında olmak, desteklemek you.
Ne olursa olsun yanında olacağım.
Be that as it may, the decisionkarar stands.
Öyle olsa bile, karar geçerli.
Suffice it to say, the outcomesonuç was disappointinghayal kırıklığı.
Şu kadarını söyleyeyim: sonuç hayal kırıklığıydı.
If the contract is terminatedfeshedilmek, so be it.
Sözleşme sona ererse, öyle olsun.
Far be it from me to interferekarışmak, but I think you're wrong.
Karışmak haddim değil ama yanıldığını düşünüyorum.
Nazik çekince kalıbı: eleştiriden önce yumuşatma.
I'll call you tomorrow, if need be.
Gerekirse yarın seni ararım.
American vs British: mandative subjunctive
Aynı öneri cümlesi iki İngilizcede farklı kurulur. Amerikan subjunctive'i korur, İngiliz 'should' kullanır.
American English
Subjunctive: yalın fiil.
She suggested that he leave immediately.
Onun hemen ayrılmasını önerdi.
It is essential that every student attend the lecture.
Her öğrencinin derse katılması şart.
I demand that he not be late again.
Bir daha geç kalmamasını talep ediyorum.
British English
'Should' + yalın fiil; anlam Amerikan formuyla aynı.
She suggested that he should leave immediately.
Onun hemen ayrılmasını önerdi.
It is essential that every student should attend the lecture.
Her öğrencinin derse katılması şart.
I demand that he should not be late again.
Bir daha geç kalmamasını talep ediyorum.
Hızlı pratik: Subjunctive / kalıp
1 / 3
It is crucial that she ___ the documents before leaving.
Hukuki ve resmi İngilizcede subjunctive
Subjunctive en çok hukuki metinlerde, sözleşmelerde, yönetmeliklerde ve resmi kararlarda korunur. 'The court ordered that the defendant appear in person'. 'The regulations require that each employee attend training'. 'The constitution provides that no law be passed without the consent of parliament'. Bu bağlamlar kesinlik, süreklilik ve resmi zorunluluk ister; 'should' onu sulandırır gibi algılanır. Akademik yazıda da aynı mantık: 'The methodology demands that each variable be controlled', bu cümle 'should be controlled' ile de kurulabilir ama subjunctive hali daha temiz ve akademik durur. Bu yüzden hukuk, mühendislik ve bilim alanlarında yazanlar genelde subjunctive'i tercih eder.
Resmi ve hukuki örnekler
The contractsözleşme stipulates that all paymentsödemeler be made within 30 days.
Sözleşme tüm ödemelerin 30 gün içinde yapılmasını şart koşar.
The regulationyönetmelik requires that every employee complete the training.
Yönetmelik her çalışanın eğitimi tamamlamasını gerektirir.
The judgeyargıç ordered that the witnesstanık remain on the stand.
Yargıç tanığın kürsüde kalmasını emretti.
It is imperativezorunlu that this documentbelge not be disclosedaçıklanmak.
Bu belgenin ifşa edilmemesi zorunludur.
Olumsuz subjunctive: 'not be', 'is not' değil.
Sık yapılan hatalar
Subjunctive'de üçüncü tekil -s
Yanlış kullanım: I suggest that she comes early.
Doğru kullanım: I suggest that she come early.
Mandative subjunctive'de üçüncü tekil bile yalın fiil (V1) alır, -s yok: Amerikan İngilizcesinde ve resmi/akademik yazıda 'come' doğrudur, 'comes' bu kayıtta hatadır. İngiliz İngilizcesinde iki alternatif de kabul edilir: 'she should come' ve gündelik kullanımda çekimli 'she comes'.
Olumsuz 'doesn't / does not'
Yanlış kullanım: It is essential that he does not miss the deadline.
Doğru kullanım: It is essential that he not miss the deadline.
Subjunctive olumsuzu 'not + V1' yapısıyla kurulur, 'doesn't + V1' değil. 'He not miss' doğru mandative yapı (Amerikan İngilizcesi ve resmî yazı). İngiliz alternatifi: 'he should not miss'; İngiliz gündelik kullanımında çekimli 'he does not miss' de duyulur.
Lest + normal fiil
Yanlış kullanım: He spoke softly, lest anyone heard.
Doğru kullanım: He spoke softly, lest anyone hear. / He spoke softly, lest anyone should hear.
'Lest' sonrası subjunctive (yalın fiil) veya 'should + V1' gelir. Normal Past Simple 'heard' yanlış. Subjunctive olduğu için zamana bakılmaz.
Suggest / recommend + nesne + to
Yanlış kullanım: I suggest you to leave early.
Doğru kullanım: I suggest that you leave early. / I suggest leaving early.
Türkçede 'sana erken çıkmanı öneriyorum' dediğimiz için 'suggest you to leave' kurmak çok yaygın bir hatadır. 'Suggest' nesne + to almaz; ya 'that + özne + yalın fiil' ya da '-ing' ile kurulur. 'Advise', 'ask' ve 'order' ise nesne + to alabilir: 'He advised me to leave'. ('Recommend' de çoğunlukla 'that' ya da '-ing' ile kurulur; İngiliz İngilizcesinde 'recommend you to' da görülür.)
Ek pratik: Karma subjunctive
1 / 3
The committeekomite recommended that the reportrapor ___ by Friday.
Özet
- Subjunctive modern İngilizcede belirli kalıp ve resmi bağlamlarda yaşar.
- Mandative subjunctive: suggest / recommend / insist / demand / require + that + özne + V1. Üçüncü tekilde -s yok.
- Sıfat tetikleyicileri: essential, important, crucial, imperative + that + özne + V1.
- Olumsuz: 'not + V1', 'doesn't' değil.
- Past subjunctive: 'were' (her özne için) resmi; 'Were it not for', 'If I were', 'as it were' kalıplarında.
- Lest + V1 / should + V1: 'olmasın diye'. Edebi ve resmi.
- Donmuş kalıplar: God save the Queen, come what may, be that as it may, suffice it to say, so be it.
- Amerikan İngilizcesinde subjunctive canlı; İngiliz İngilizcesinde çoğunlukla 'should + V1' kullanılır ama yalın biçim İngiliz resmi yazısında da doğrudur. Akademik yazı yalın biçimi tercih eder.