Ana içeriğe geç

There is / There are + Have got

Türkçede: var, yok ve sahiplik

Varlık ve sahiplik bildirmenin iki temel yolu: bir yerde bir şeyin var olduğunu söylemek ('There is') ve birinin bir şeye sahip olduğunu söylemek ('Have got').

İçindekiler (10)
  1. İki farklı amaç: varlık ve sahiplik
  2. There is / there are: olumlu, olumsuz, soru
  3. Some / any / a lot of ile birlikte
  4. Have got: olumlu, olumsuz, soru
  5. Varlık mı, sahiplik mi?
  6. Have vs Have got: aynı anlam, iki form
  7. Have vs Have got
  8. Kısaltmalar: günlük dilde yaygın
  9. Sık yapılan hatalar
  10. Özet

Bu iki yapı A1 seviyesinde çok sık kullanılır ve birbirlerine benzer görünseler de farklı amaçlara hizmet ederler. 'There is / there are' bir şeyin bir yerde var olduğunu anlatır: 'There is a book on the table' (Masada bir kitap var). 'Have got' ise sahipliği belirtir: 'I have got a new phone' (Yeni bir telefonum var). Türkçede ikisi de 'var' kelimesiyle çevrilir ama İngilizcede yapı farklıdır.

İki farklı amaç: varlık ve sahiplik

İngilizce düşününce anlam ayrımı net olur. 'There is a park near my house' (Evimin yakınında bir park var) cümlesi parkın var olduğunu söyler, bir sahibi olduğunu değil. 'I have got a car' (Bir arabam var) cümlesi ise arabanın sana ait olduğunu söyler.

Türkçede iki cümle de 'var' kelimesiyle çevrilebilir: 'park var', 'arabam var'. Bu benzerlik Türk öğrencilerin yapıları karıştırmasına yol açabilir. Hangisini ne zaman kullanacağına karar vermek için kendine sor: 'var olma' mı, 'sahip olma' mı?

Var olma durumunu anlatıyorsan there is / there are. 'Şu yerde şu şey var' kalıbı. Sahiplik varsa have got. 'Birinin bir şeyi var' kalıbı. Bu ayrımı oturttuğunda iki yapı birbirine karışmaz.

There is / there are temel yapı

There + is / are + isim + (yer)

Tekil veya sayılamaz isimle 'there is' (there's), çoğul isimle 'there are' kullanılır. 'There' burada 'orada' demek değildir; cümleyi başlatan bir kalıp sözcüktür ve çevrilmez. Cümlenin asıl konusu is / are'dan sonra gelen isimdir: 'There is a book on the table' → konu 'a book'.

There is / there are: olumlu, olumsuz, soru

Üç formun yapısı basittir. Tekil veya çoğul isme göre is/are seçilir; olumsuzda not eklenir; soruda is/are başa gelir.

Olumlu

There + is / are + isim

Tekil veya sayılamaz isim → 'there is' (there's). Çoğul isim → 'there are'. 'There's' çok yaygın bir kısaltmadır.

  • There is a book on the table.

    Masada bir kitap var.

  • There are three in the classroom.

    Sınıfta üç öğrenci var.

    Çoğul → are.

  • There's some in the fridge.

    Buzdolabında biraz süt var.

    Sayılamaz → is. Kısaltma yaygın.

Olumsuz

There + is / are + not + isim

'Is not' → 'isn't', 'are not' → 'aren't'. 'There isn't' ve 'there aren't' günlük kullanımda yaygındır.

  • There isn't a in this street.

    Bu sokakta banka yok.

    Tekil olumsuz.

  • There aren't any seats.

    Boş koltuk yok.

    Çoğul olumsuz + any.

  • There's no in my coffee.

    Kahvemde hiç şeker yok.

    Alternatif: there is + no.

Soru

Is / Are + there + isim?

Fiil öne gelir, 'there' ikinci sırada. Kısa cevap: 'Yes, there is' / 'No, there isn't'.

  • Is there a near here?

    Buralarda kantin var mı?

  • Are there any good in this area?

    Bu bölgede iyi restoranlar var mı?

  • How many people are there in your family?

    Ailende kaç kişi var?

    How many + are there.

Şimdi sen dene: there is / there are

1 / 4

___ a near the station.

Some / any / a lot of ile birlikte

There is / there are genelde miktar bildiren kelimelerle birlikte kullanılır. Olumlu cümlelerde 'some' (biraz, birkaç), 'a lot of' (çok); olumsuz ve sorularda 'any' (hiç, herhangi) tercih edilir.

'There is some bread in the kitchen' (Mutfakta biraz ekmek var). 'There are a lot of children in the park' (Parkta çok çocuk var). 'Is there any juice in the fridge?' (Buzdolabında hiç meyve suyu var mı?). 'There aren't any eggs' (Hiç yumurta yok).

Bu kelimeler A2'deki Quantifiers sayfasında detaylıca ele alınıyor. A1 seviyesinde hangi yapının hangi bağlamda kullanıldığını tanımak yeterli.

Miktar ifadeleriyle örnekler

  • There are some on the table.

    Masada birkaç elma var.

    Olumlu + some.

  • Are there any in the jar?

    Kavanozda hiç kurabiye var mı?

    Soru + any.

  • There's a lot of in the street.

    Sokakta çok gürültü var.

    Sayılamaz + a lot of.

Have got / has got temel yapı

Subject + have / has + got + isim

I / you / we / they → 'have got'. He / she / it → 'has got'. Kısaltma: I've got, he's got, they've got. 'Got' sabittir; atlanırsa yapı 'have' biçimine döner (anlam aynı, yapı farklı). Have got yalnız sahiplik için değildir: görünüş ('She has got long hair') ve rahatsızlık ('I have got a cold') anlatırken de kullanılır.

Have got: olumlu, olumsuz, soru

Aşağıda have got'un üç formu var: olumlu, olumsuz ve soru.

Olumlu

Subject + have / has + got + isim

I, you, we, they ile have got. He, she, it ile has got. Kısaltmalar çok yaygın: I've got, she's got.

  • I have got two brothers.

    İki erkek kardeşim var.

  • She's got a new .

    Yeni bir bisikleti var.

    She has → she's.

  • They've got a lot of .

    Onların birçok arkadaşı var.

  • She has got long .

    Uzun saçları var.

    Görünüş tarifi.

  • I have got a .

    Başım ağrıyor.

    Rahatsızlık.

Olumsuz

Subject + have / has + not + got + isim

'Have not' → 'haven't', 'has not' → 'hasn't'. Günlük kullanımda kısaltma çok yaygın.

  • I haven't got any with me.

    Üzerimde hiç nakit yok.

  • He hasn't got a .

    Onun sürücü ehliyeti yok.

  • We haven't got much time.

    Çok zamanımız yok.

Soru

Have / Has + subject + got + isim?

'Have / has' öne gelir. Kısa cevap: 'Yes, I have' / 'No, I haven't'.

  • Have you got any brothers or sisters?

    Hiç kardeşin var mı?

  • Has she got a pet?

    Evcil hayvanı var mı?

  • How many cousins have you got?

    Kaç kuzenin var?

Şimdi sen dene: have got

1 / 4

She ___ two sisters.

Varlık mı, sahiplik mi?

Aynı Türkçe 'var' iki farklı İngilizce yapıya karşılık gelir. Soru şu: bir yerde bir şey mi var, yoksa birinin bir şeyi mi var?

There is / There are

Bir yerde bir şeyin var olduğunu söyler.

  • There is a garden behind the house.

    Evin arkasında bir bahçe var.

    Nerede? Yer bildirir.

  • There are two bathrooms in this flat.

    Bu dairede iki banyo var.

    Çoğul → there are.

Have got

Birinin bir şeye sahip olduğunu söyler.

  • I have got a garden.

    Bir bahçem var.

    Kimin? Sahip bildirir.

  • She has got two brothers.

    Onun iki erkek kardeşi var.

    He / she / it → has got.

Have vs Have got: aynı anlam, iki form

Have got ve have (got olmadan) aynı sahiplik anlamını verir. İki yapı birbirinin yerine geçer. 'I have a car' = 'I have got a car' (Bir arabam var).

Fark, üslup ve bölgeyle ilgilidir. 'Have got' İngiliz İngilizcesinde ve konuşma dilinde daha yaygın. 'Have' Amerikan İngilizcesinde ve yazılı dilde tercih edilir. Her iki form da doğrudur; hangisini öğrendiysen onu kullan.

Ama önemli bir fark var: olumsuz ve soru formlarında. 'Have got' kendi yapısını kendi kurar: 'I haven't got', 'Have you got...?'. 'Have' ise (sahiplik anlamında) do/does yardımcı fiiline ihtiyaç duyar: 'I don't have', 'Do you have...?'.

Have vs Have got

Aynı sahiplik anlamı, iki farklı yapı: 'have' do/does ister, 'have got' kendi yapısını kurar.

Have

Olumsuz ve soruda do/does yardımcı fiili gerekir.

  • I have a car.

    Bir arabam var.

  • She doesn't have any children.

    Çocuğu yok.

    Olumsuz: doesn't have.

  • Do you have a pen?

    Kalemin var mı?

    Soru: do you have.

Have got

Kendi yapısı; do/does gerektirmez.

  • I've got a car.

    Bir arabam var.

  • She hasn't got any children.

    Çocuğu yok.

    Olumsuz: hasn't got.

  • Have you got a pen?

    Kalemin var mı?

    Soru: have you got.

Kısaltmalar: günlük dilde yaygın

Hem 'there is' hem 'have got' kısaltmaları günlük İngilizcede çok yaygındır. Doğal konuşmak için bunları bilmek şart.

'There is' → 'There's'. 'There are' genelde kısaltılmaz. 'There is not' → 'There isn't' veya 'there's no'. 'There are not' → 'There aren't' veya 'there are no'.

Dikkat: 'He's' hem 'he is' hem 'he has' kısaltmasıdır; bağlam anlamı belirler. 'He's a doctor' = he is. 'He's got a car' = he has.

Kısaltma örnekleri

  • There's a nice near the hotel.

    Otelin yakınında güzel bir plaj var.

    there's = there is.

  • I've got a new phone.

    Yeni bir telefonum var.

    I've = I have.

  • She's got a big family.

    Büyük bir ailesi var.

    She's = she has (burada).

  • We haven't got any plans for tonight.

    Bu akşam için planımız yok.

Sık yapılan hatalar

  • Çoğul için 'there is' kullanmak

    Yanlış kullanım: There is five people in the room.

    Doğru kullanım: There are five people in the room.

    Çoğul isim (five people) varsa 'there are' kullanılır. 'There is' yalnızca tekil veya sayılamaz isimler içindir.

  • Varlık için 'it is' kullanmak

    Yanlış kullanım: It is a park near my house.

    Doğru kullanım: There is a park near my house.

    Varlık bildirmek için 'there is / there are' kullanılır, 'it is' değil. 'It is' bir şeyi tanımlarken kullanılır ('It is a beautiful park'). Varlık durumunda 'there' zorunludur.

  • Varlık cümlesinde have got kullanmak

    Yanlış kullanım: In my class have got 20 students.

    Doğru kullanım: There are 20 students in my class.

    Türkçede 'Sınıfımda 20 öğrenci var' derken 'var' kullanılır ve bu, öğrenciyi have got'a yöneltir. Ama burada anlatılan sahiplik değil varlıktır → there are. Sahiplik olsaydı bir özne gerekirdi: 'My teacher has got 20 students.'

  • Have got sorusunda do/does kullanmak

    Yanlış kullanım: Do you have got a pen? / Does she have got a car?

    Doğru kullanım: Have you got a pen? / Has she got a car?

    Have got kendi yapısını kullanır: 'Have you got...?'. Do/does eklenmez. Alternatif olarak 'have' (got olmadan) kullanılabilir ama o zaman do/does gerekir: 'Do you have...?'.

Kullanım rehberi

  • Varlık bildirimiThere is (tekil/sayılamaz) veya there are (çoğul). 'It is' değil.
  • Sahiplik bildirimiHave got veya have. İkisi de doğru; have got konuşmada, have yazıda daha yaygın.
  • Have got yapısıOlumsuz: haven't got. Soru: Have you got? Do/does kullanılmaz.
  • Have yapısıOlumsuz: don't have. Soru: Do you have? Do/does gerekli.
  • KısaltmalarThere's, I've got, she's got, haven't got, hasn't got.

Özet

  • There is bir şeyin VAR OLDUĞUNU, have got birinin ona SAHİP OLDUĞUNU söyler; ikisi de Türkçede 'var' ile çevrilir ama yer değiştirmez.
  • There is / there are: bir yerde bir şeyin var olduğunu belirtir.
  • Tekil / sayılamaz isim → there is. Çoğul isim → there are.
  • Have got / has got: sahiplik bildirir. I/you/we/they → have got, he/she/it → has got.
  • Have got kendi yapısını kurar (haven't got, Have you got?). Have ise do/does gerektirir (don't have, Do you have?).
  • Have ve have got aynı anlamı verir; have got İngiliz İngilizcesinde ve konuşma dilinde daha yaygındır.
  • Varlık için 'it is' değil 'there is' kullanılır.

İlgili konular

Okuduğun konuyu çöz.

Bu konunun 109 alıştırma seti uygulamada, kolaydan zora.