mechanical ne demek?
mechanical, Türkçede mekanik, makineyle ilgili demek. Ayrıca düşünmeden yapılan, otomatik; (sosyolojide) benzerliğe dayalı anlamına gelir.
Kelimelerini kaydetmek için hesabın olsun.
Eklediğin kelimeler vodid'de aralıklı tekrarla geri gelir.
Anlamları
Sıfat
mekanik, makineyle ilgili
relating to machines or operated by a machine
Mechanical looms changed textile work in the early factories.
Mekanik dokuma tezgâhları ilk fabrikalardaki tekstil işini değiştirdi.
The spread of mechanical printing made books far cheaper.
Mekanik baskının yayılması kitapları çok daha ucuz hâle getirdi.
The train was late because of a mechanical problem.
Tren mekanik bir sorun yüzünden gecikti.
Kalıplar
- mechanical engineering
- mechanical problem / failure
- mechanical device
- mechanical loom
- mechanical clock
Sıfat
düşünmeden yapılan, otomatik; (sosyolojide) benzerliğe dayalı
done without thought, as a habit; in sociology, based on similarity among members
In classical sociology, mechanical solidarity describes ties based on shared beliefs.
Klasik sosyolojide mekanik dayanışma, ortak inançlara dayanan bağları anlatır.
Copying the answers was a purely mechanical task.
Cevapları kopyalamak tamamen mekanik bir işti.
Kalıplar
- mechanical solidarity
- mechanical repetition
Sıfat
mekanik, makineyle ya da kuvvetle ilgili
relating to machines, or to physical forces and movement
Friction turns some mechanical energy into heat.
Sürtünme mekanik enerjinin bir kısmını ısıya dönüştürür.
Engineers tested the mechanical properties of the new alloy.
Mühendisler yeni alaşımın mekanik özelliklerini test etti.
The train was delayed because of a mechanical problem.
Tren mekanik bir arıza yüzünden gecikti.
Kalıplar
- mechanical engineering
- mechanical energy
- mechanical failure
- mechanical properties
- mechanical device
- mechanical problem
'Mechanical' (sıfat) makine ve kuvvetle ilgilidir; 'mechanic' (isim) tamirci demektir: 'a car mechanic'. Fizik dalının adı 'mechanics' (mekanik) tekil fiil alır: 'Mechanics is…'.
Sıfat
makine gibi, düşünmeden yapılan
done without thinking, as if by a machine
He answered the questions in a mechanical way, without thinking.
Soruları düşünmeden, makine gibi yanıtladı.
Some jobs involve repetitive, mechanical tasks.
Bazı işler tekrarlayan, mekanik görevler içerir.
Kalıplar
- mechanical tasks
Kendini dene
Boşluğa hangisi gelir?
The spread of printing made books far cheaper.
Mekanik baskının yayılması kitapları çok daha ucuz hâle getirdi.