Ana içeriğe geç

Articles & Determiners

Türkçede: tanımlıklar ve belirleyiciler

İsmin önüne gelen belirleyicileri seçme kuralları: each / every, both / either / neither, another / the other / others, fewer / less, 'the + sıfat' grup adları ve genel geçerli anlatımda artikel tercihi.

İçindekiler (11)
  1. Each ve every: aynı Türkçe, iki ayrı yapı
  2. Both, either, neither: sayı tam olarak iki
  3. Belirleyici sonrası fiil tekil mi, çoğul mu?
  4. Another, other, the other, others: 'diğer' beş biçime dağılıyor
  5. 'Diğer' ailesinin beş biçimi
  6. Fewer ve less: Türkçedeki 'daha az' ikiye ayrılıyor
  7. 'The + sıfat': bir grubu tek kalıpla adlandırmak
  8. Genel geçerli anlatımın üç yolu
  9. Kurum mu, bina mı? 'go to school' ve 'go to the school'
  10. Sık yapılan hatalar
  11. Özet

'Her öğrenci bir rozet aldı' cümlesini İngilizceye çevirirken karşına iki ayrı yapı çıkar: 'Every student got a badge' ve 'Each of the students got a badge'. İkisi de doğrudur ama aynı şeyi söylemezler. B2 seviyesinde artikel seçimi tek başına yetmiyor; ismin önündeki belirleyici ailesinin tamamını yönetmen gerekiyor: 'each / every', 'both / either / neither', 'another / the other / others', 'fewer / less' ve 'the + sıfat' kalıbı. Bunların çoğu Türkçede tek bir sözcüğe sıkışır ('her', 'diğer', 'daha az'), İngilizcede ise ayrı biçimlere dağılır ve arkalarından gelen fiili de değiştirir.

Each ve every: aynı Türkçe, iki ayrı yapı

İkisi de grubun tamamını kapsar ama bakış açıları farklıdır. 'Every' gruba bir bütün olarak bakar ve en az üç üye ister: 'Every seat was taken'. 'Each' üyelere tek tek bakar ve iki üyeden itibaren çalışır: 'Each of the twins has a separate room'.

Yapı farkı daha keskindir. 'Every' doğrudan tekil ismin önüne gelir ve 'of' ALMAZ: 'every student' doğru, 'every of the students' diye bir yapı yoktur. 'Each' üç yerde birden durabilir: ismin önünde ('each student'), 'of' ile belirli bir öbekten önce ('each of the students') ve öznenin hemen arkasında ('The twins each brought a cake').

İki kullanım yalnız 'every' ile olur. Birincisi düzenli aralık: 'every three days', 'every other week' (hafta aşırı); 'each three days' yanlıştır. İkincisi 'almost' ve 'nearly' ile kullanım: 'Almost every seat was taken' doğru, 'almost each seat' kurulmaz.

Each / every

every + tekil isim · each (of the) + tekil / çoğul

Bütün olarak
every + tekil isim + tekil fiil
Tek tek
each + tekil isim + tekil fiil
Belirli gruptan
each of the + çoğul isim + tekil fiil
Düzenli aralık
every + sayı + çoğul isim (yalnız every)

'Every' asla 'of' almaz; 'each' hem alır hem almaz.

Each ve every örnekleri

  • Every must upload a photograph before Friday.

    Her başvuran cuma gününden önce bir fotoğraf yüklemek zorunda.

    Grup bir bütün: 'every' + tekil isim + tekil fiil.

  • Each of the was interviewed by two people.

    Başvuranların her biri iki kişiyle görüştü.

    'Each of the' + çoğul isim, ama fiil tekil kalır.

  • Sarp and Ela each paid for their own ticket.

    Sarp ve Ela biletlerini ayrı ayrı ödedi.

    'Each' öznenin arkasına geçebilir; 'every' geçemez.

Both, either, neither: sayı tam olarak iki

Bu üçü yalnız iki şey için kullanılır; üçten fazlası için 'all' ve 'none of' devreye girer. 'Both' ikisini birden kapsar ve çoğul fiil alır: 'Both of the doors were locked'. 'Either' ikisinden herhangi birini seçer, tekil isimle gelir ve tekil fiil alır: 'You can park on either side of the street'. 'Neither' ikisini birden dışarıda bırakır; fiil olumlu biçimdedir ama anlam olumsuzdur: 'Neither of the answers is correct'.

Olumsuz cümlede 'neither' değil 'either' kullanılır, çünkü olumsuzluk zaten fiildedir: 'I haven't read either of the reports'. 'I haven't read neither' çift olumsuzdur ve yanlıştır.

Üçü de sabit ikili kalıplar kurar: 'both X and Y', 'either X or Y', 'neither X nor Y'. Bağlaçlar kilitlidir, 'either ... nor' diye bir kombinasyon yoktur. 'The both' biçimi de kurulmaz: 'both sisters' ya da 'both of the sisters' dersin.

Both / either / neither

both + çoğul (çoğul fiil) · either / neither + tekil (tekil fiil)

İkisi de
both (of the) + çoğul isim + çoğul fiil
İkisinden biri
either (of the) + tekil / çoğul isim + tekil fiil
İkisi de değil
neither (of the) + tekil / çoğul isim + tekil fiil
İkili bağlaçlar
both X and Y · either X or Y · neither X nor Y

İkiden fazlası için 'all of' ve 'none of' kullanılır.

Both, either ve neither örnekleri

  • Both of the have been costed by the finance team.

    Tekliflerin ikisinin de maliyeti mali ekip tarafından çıkarıldı.

    'Both of' her zaman çoğul fiil ister.

  • Neither of the remembers the exact time.

    Tanıkların hiçbiri tam saati hatırlamıyor.

    Fiil olumlu görünür, anlam olumsuzdur.

  • Hira has not signed either of the yet.

    Hira formların henüz hiçbirini imzalamadı.

    Olumsuz fiilden sonra 'neither' değil 'either' gelir.

Belirleyici sonrası fiil tekil mi, çoğul mu?

Fiili seçerken ismin çoğul görünmesine değil, öbeğin çekirdeğine bak.

Öbek

each of the + çoğul

Fiil

tekil

Örnek

Each of the students has a locker.

Öbek

both of the + çoğul

Fiil

çoğul

Örnek

Both of the lifts are out of order.

Öbek

either / neither of the + çoğul

Fiil

tekil (resmî yazı)

Örnek

Neither of the routes looks safe.

Öbek

none of + sayılamayan isim

Fiil

tekil

Örnek

None of the equipment was damaged.

Öbek

none of the + çoğul isim

Fiil

çoğul

Örnek

None of the guests have arrived.

Öbek

a number of + çoğul

Fiil

çoğul

Örnek

A number of files are missing.

Öbek

the number of + çoğul

Fiil

tekil

Örnek

The number of complaints has doubled.

'Of' testi: hangi belirleyici 'of' alır?

  • everyHiç almaz. İkisinden birini seç: 'every student' ya da 'each of the students'.
  • each · both · allİkisi de olur: 'each student' / 'each of the students'. Zamirle 'of' zorunludur: 'both of them', 'each of us'.
  • no · none'No' doğrudan ismin önüne gelir ('no time left'). 'None' ismin önüne gelmez; ya 'of' ister ('none of the seats') ya tek başına durur.

Şimdi sen dene: belirleyici ve fiil uyumu

1 / 4

___ of the four candidates has submitted a portfolio.

Another, other, the other, others: 'diğer' beş biçime dağılıyor

Seçimi iki soru belirler: geriye kalan sayı belli mi, ve sözcük ismin önünde mi yoksa isim yerine mi geçiyor?

'Another' aslında 'an + other' demektir: belirsizdir ve tekil sayılabilir isimle gelir: 'Ela ordered another coffee'. 'Other' belirsiz çoğul ve sayılamayan isimlerle çalışır: 'other students', 'other evidence'. 'The other' geriye kalanı tam olarak sınırlar: iki şeyden biri ('the other key') ya da belirli bir kalan grup ('the other three files').

Zamir biçimleri isimsiz kullanılır. 'Others' belirsizdir: 'Some students took notes; others just listened'. 'The others' ise geriye kalanların tamamıdır. Kritik nokta: 'others' ismin önüne gelmez, 'others people' yanlıştır. Tek şudur: 'another' bir sayıyla birleşince çoğul isim alabilir, çünkü sayı grubu tek blok yapar: 'another three days'.

'Diğer' ailesinin beş biçimi

Biçim

another + tekil isim

Ne anlatır

Belirsiz, bir tane daha

Örnek

Would you like another slice?

Biçim

other + çoğul / sayılamayan isim

Ne anlatır

Belirsiz, başkaları

Örnek

We should look at other options.

Biçim

the other + tekil isim

Ne anlatır

İkiden geriye kalan tek

Örnek

The other key is in the drawer.

Biçim

the other + çoğul isim

Ne anlatır

Belirli, kalanların hepsi

Örnek

The other guests left before midnight.

Biçim

others (zamir)

Ne anlatır

Belirsiz, isimsiz

Örnek

Some agreed; others walked out.

Biçim

the others (zamir)

Ne anlatır

Belirli, kalanların hepsi

Örnek

Two files are ready; the others need checking.

'Diğer' ailesi cümle içinde

  • Doruk has two sisters: one teaches in İzmir and the other works in Lyon.

    Doruk'un iki kız kardeşi var: biri İzmir'de öğretmenlik yapıyor, diğeri Lyon'da çalışıyor.

    İkiden geriye tek kişi kalıyor.

  • The rejected the plan and asked for another three .

    Kurul planı reddetti ve üç taslak daha istedi.

    'Another + sayı + çoğul isim' tek blok sayılır.

  • Berk speaks Greek, Italian and two other languages.

    Berk Yunanca, İtalyanca ve iki dil daha biliyor.

    İsmin önünde 'other'; 'others languages' kurulmaz.

Fewer ve less: Türkçedeki 'daha az' ikiye ayrılıyor

'Fewer' sayılabilir çoğul isimlerle, 'less' sayılamayan isimlerle kullanılır: 'fewer cafés', 'less traffic'. Aynı ayrım 'many / much' çiftinde de var, onu Quantifiers dersinde çalışmıştın; buradaki yeni katman karşılaştırma biçimidir.

Aynı çizgi isim öbeklerinde de geçerlidir: sayılabilirde 'the number of' ve 'a large number of', sayılamayanda 'the amount of' ve 'a large amount of'. 'A large amount of visitors' yaygın bir hatadır; ziyaretçiler sayılabilir olduğu için doğrusu 'a large number of visitors'tır.

Bir yerleşik var: para, mesafe, ağırlık ve süre birimleri tek ölçü bloğu sayılır, bu yüzden çoğul göründükleri hâlde 'less' alırlar: 'less than twenty kilometres', 'less than three hours', 'less than fifty lira'.

Karar sırası: fewer mı, less mi?

Önce ismin çoğul olup olamayacağına bak: 'interruption' çoğul olabiliyor, o yüzden 'fewer interruptions'. 'Traffic' çoğul olamaz, o yüzden 'less traffic'. Sonra ölçü birimi testini uygula: isim para, mesafe, ağırlık veya süre bildiriyorsa 'less' seç.

'The + sıfat': bir grubu tek kalıpla adlandırmak

Bir sıfatın önüne 'the' koyduğunda o özelliği taşıyan insanların tamamını adlandırırsın: 'the elderly', 'the unemployed', 'the poor', 'the rich', 'the young', 'the injured', 'the disabled', 'the homeless', 'the self-employed'. Kalıbın üç sabit özelliği var: sıfat asla çoğul takısı almaz, yapı çoğul anlamlıdır ve çoğul fiil ister ('The unemployed are entitled to free travel'), ve tek bir kişiyi anlatmaz. Tek kişi için ya arkasına isim koyarsın ('an unemployed teacher') ya da 'person' eklersin ('a homeless person').

Millet adlarının bir bölümü de aynı kalıba girer: '-sh', '-ch', '-ese' ve '-ss' ile bitenler 'the' alır ve çoğul fiille kullanılır ('the French', 'the Japanese'). '-an' ile bitenler ise normal çoğul kurar ('Italians', 'Germans').

Genel geçerli anlatımın üç yolu

Bir türün ya da kavramın tamamından söz ederken üç seçeneğin var ve üçü de doğru İngilizcedir. Artikelsiz çoğul en yaygın ve en nötr biçimdir: 'Wolves live in tightly organised packs'. Tekil isim + 'a/an' tipik bir örnek üzerinden genelleme yapar: 'A leopard can climb a tree while carrying its '. Tekil isim + 'the' ise türü bilimsel ya da resmî bir çerçevede bir bütün olarak ele alır: 'The tiger is losing its habitat across most of Asia'. Aynı biçim icat sınıflarında ve müzik aletlerinde de kullanılır: 'the printing press', 'play the piano'.

Sayılamayan soyut isimler genel anlamda artikel almaz ('Honesty is undervalued in business'), ama bir yan cümleyle sınırlandırılırsa 'the' alır ('The honesty of her report surprised everyone'). Aynı test hayvanlarda da işler: 'Wolves are protected by law' geneldir, 'The wolves at this came from a single pair' ise belirli bir gruptur.

Bir uyarı: 'the + tekil isim' genellemesi insan grupları için çalışmaz. 'The tiger' türü anlatır ama 'the woman' belirli bir kadını anlatır. İnsan grubu için çoğul kullanılır ya da 'the + sıfat' kalıbına geçilir.

Genel anlatım

artikelsiz çoğul · a/an + tekil · the + tekil

Nötr ve en yaygın
çoğul isim, artikelsiz: 'Owls hunt at night.'
Tipik örnek
a/an + tekil isim: 'An owl hunts at night.'
Tür / icat / müzik aleti
the + tekil isim: 'The owl is a nocturnal hunter.'
Soyut kavram
artikelsiz sayılamayan isim: 'Patience pays off.'

Sınırlayıcı bir öbek eklenirse genel anlatım biter ve 'the' zorunlu olur.

Grup adları ve genel anlatım

  • The travel free on all city buses after ten in the morning.

    Yaşlılar sabah ondan sonra bütün şehir otobüslerinde ücretsiz seyahat ediyor.

    'The + sıfat' çoğul anlamlı; fiil de çoğul.

  • The has been hunted almost to .

    Gergedan neredeyse neslinin tükenmesine kadar avlandı.

    Tür bir bütün olarak: 'the + tekil isim'.

  • Children develop their first real friendships around the age of four.

    Çocuklar ilk gerçek arkadaşlıklarını dört yaş civarında kurar.

    En nötr genelleme: artikelsiz çoğul.

Kurum mu, bina mı? 'go to school' ve 'go to the school'

'Go to school' gibi sabit ifadeleri Articles (a / an / the) dersinde gördün; buradaki ayrım bir adım ötesi. Aynı isim artikelsizken kurumun amacını, 'the' ile birlikteyken binanın kendisini anlatır. Türkçede ikisi de 'okula gitmek' olduğu için fark ana dilden görünmez.

Artikelsiz: kurumun amacı

Kişi oraya asıl işlevi için gidiyor.

  • Mete's son started school last September.

    Mete'nin oğlu geçen eylül okula başladı.

    Öğrenci olarak eğitime başladı.

  • Berk spent two nights in hospital after the operation.

    Berk ameliyattan sonra iki gece hastanede yattı.

    Hasta olarak yattı.

'The' ile: binanın kendisi

Kişi oraya başka bir iş için gidiyor.

  • Naz went to the school to sign a form at reception.

    Naz danışmada bir form imzalamak için okula gitti.

    Öğrenci değil, ziyaretçi.

  • The ambulance waited outside the hospital for twenty minutes.

    Ambulans yirmi dakika hastanenin önünde bekledi.

    Binanın konumundan söz ediliyor.

Sık yapılan hatalar

  • 'Her' için doğrudan 'every of' kurmak

    Yanlış kullanım: Every of the students was given a numbered badge.

    Doğru kullanım: Each of the students was given a numbered badge.

    Türkçede 'her' hem 'every' hem 'each' anlamına geldiği için 'her biri' çevirisi 'every of' üretir. 'Every' doğrudan 'of' almaz: ya 'every student' dersin ya da 'each of the students' (ya da 'every one of the students').

  • Sayılabilir isimle 'less' kullanmak

    Yanlış kullanım: There were less students in the class this year.

    Doğru kullanım: There were fewer students in the class this year.

    Türkçede 'daha az' hem 'ekmek' hem 'öğrenci' için aynıdır, bu yüzden 'less' her yere yapıştırılıyor. İngilizcede çizgi nettir: çoğul yapılabilen isimde 'fewer', çoğul yapılamayan isimde 'less'. Aynı hata 'a large amount of visitors' biçiminde de çıkar.

  • 'The + sıfat' kalıbına çoğul takısı eklemek

    Yanlış kullanım: This programme supports the disableds and the elderlies.

    Doğru kullanım: This programme supports the disabled and the elderly.

    Türkçede çoğul eki sıfata rahatça eklenir ('engelliler', 'yaşlılar'), İngilizcede ise 'the + sıfat' zaten çoğul anlamlıdır ve sıfat değişmez. Millet adlarında da 'the Japaneses' yazılmaz; doğrusu 'the Japanese'tir.

Ek pratik: karışık belirleyiciler

1 / 4

A number of volunteers ___ already withdrawn from the programme.

Özet

  • 'Every' doğrudan tekil ismin önüne gelir ve 'of' almaz; 'each' hem 'each student' hem 'each of the students' kurar. İkisi de tekil fiil alır.
  • 'Both' çoğul fiil, 'either' ve 'neither' tekil fiil alır. Olumsuz cümlede 'neither' değil 'either' kullanılır; bağlaçlar kilitlidir ('neither ... nor').
  • 'A number of' çoğul, 'the number of' tekil fiil alır; 'none of' fiilini arkasındaki isimden alır.
  • 'Diğer' beşe ayrılır: another (belirsiz tekil), other (belirsiz çoğul, isim önünde), the other (kalan tek), others (belirsiz zamir), the others (kalanların tamamı).
  • Sayılabilirde 'fewer' ve 'the number of', sayılamayanda 'less' ve 'the amount of'. Para, mesafe ve süre birimleri 'less' alır.
  • 'The + sıfat' bir grubu adlandırır, çoğul fiil ister ve sıfat -s almaz: 'The elderly travel free'.
  • Genel anlatımın üç yolu: artikelsiz çoğul (en nötr), 'a/an + tekil' (tipik örnek), 'the + tekil' (tür, icat, müzik aleti).
  • Kurum işleviyle anılıyorsa artikel yok ('in hospital'), bina kastediliyorsa 'the' gelir.

İlgili konular

Okuduğun konuyu çöz.

Bu konunun 109 alıştırma seti uygulamada, kolaydan zora.